Önce icraya verdi sonra çiçek götürdü

Sakıp Sabancı, 25 yıl önce 300 bin lira için icraya verdiği sanatçı Yıldız Kenter’in gönlünü bir buket çiçekle aldı

Önce icraya verdi sonra çiçek götürdü




Biri sanatın diğeri işadamlığının zirvesinde iki insan. Biri sanatın verdiği özgürlükle eleştirirken, diğeri kendisi hakkında yapılan eleştiriyi izleyici koltuğunda dinler. Ama oyun bitip perde kapandığında, 25 yıl önceki kırgınlık bir yana, salonu karşılıklı iltifatlar ve sevgi sözleri doldurdu.
Yıldız Kenter, annesi, kızı ile birlikte 72 yıllık yaşam kavgasını ve tiyatro aşkını anlattığı “Hep Aşk Vardı" oyunundan sonra, kendisini 25 yıl önce 300 bin lira için icraya veren işadamı Sakıp Sabancı ile bir araya geldi.

‘Hep aşk vardı’
Geçen cumartesi seansında “Hep Aşk Vardı" oyununu izleyen Sabancı, Kenter’in kendisi hakkında sahneden yaptığı eleştiriyi tebessümle izledi.
1974 yılında 365 günde 500’den fazla oyun sergilemelerine rağmen, borçlarını kapatamayan Kenter Tiyatrosu, o dönemde Akbank’ın sahibi olduğu Doğan Sigorta tarafından icraya verilir. 350 bin liralık borç için 511 bin lira ödemesine rağmen faizler nedeniyle 300 bin lira borcu kalan Yıldız Kenter, Doğan Sigorta’nın koydurduğu hacizi kaldırmak için Sakıp Sabancı’ya gider.
Ama ona ulaşamaz. Akbank’ın başındaki Erol Sabancı da meşgul olduğu için “buyur" dahi etmez ve icrayı kaldırmaya da yanaşmaz.

Demirel’in ricası kurtardı
Eşi Şükran Güngör ile son çare olarak Süleyman Demirel’e giden Kenter “Gidin otelinize, benden haber bekleyin" nasihatıyla döner. İstanbul’dan Sabancılardan gelen bir telefon umutlarını yeşertir. Bu kez misafirperverlikle karşılanan ve kahve ikram edilen Kenter, icrayı kaldırtmayı başarır. Ama sanatçı yüreğinde, 28 yıllık emeğini görmeyenlerin, Demirel’in bir telefonu ile icrayı kaldırmasının burukluğu kalır.
Ve 25 yıl sonra, daha önce icrayı kaldırtmak için bulamadığı Sakıp Sabancı, kendisinin de eleştirildiği oyunun sonrasında, bir buket çiçek ile Yıldız Kenter’in gönlünü almayı başardı.
Kenter ise o günden bu yana yaşanan değişimi, Sabancı’nın Anadolu’nun birçok kentine yaptırdığı tiyatro salonlarıyla örneklerken, Adana’da bu yıl dördüncüsünü düzenlediği Tiyatro Şenliği’nde kendilerinin de bir oyunu olduğunu anlattı.

Tiyatronun sermayesi koltuk oldu
Babasının görevi nedeniyle Ankara’da yaşayan ve eğitim ile sanat hayatına burada başlayan Yıldız Kenter, Muhsin Ertuğrul’un isteği ile İstanbul’a gelir.
1959 - 1960’ta Muhsin Ertuğrul ile Karaca Tiyatrosu’nda, 1960 - 1961 yılında Site Tiyatrosu’nda oynar.
Ankara’da Büyük Sinema’da bir haftalık “Salıncakta İki Kişi" turnesinde kazanılan 35 bin lira ile Site açılır, ama “bir tiyatro binası yapmak" firki ortaya çıkar. 450 kişilik tiyatro için finansman sağlama konusundaki fikir Talat Halman’dan gelir. Halman’ın önerisi ile tanesi 3 bin liradan 450 koltuk satılacaktır. Karşılığında, alıcı kişi ömür boyu bedava oyun izleyebilecektir. Elde edilecek 1 milyon 350 bin lirayla tiyatro binası yapılacaktır. İlk önce Erol Simavi 10 koltuk alır. Kenter, Ankara turnesi sırasında gittiği İsmet İnönü’den de koltuk almasını rica eder. İnönü’den, “Dört yüz elli koltuk ha, ben bir tanesine zor sahip oluyorum, sen dört yüz elli istiyorsun" yanıtını alır. İnönü koltuk almaz. Ama yedi yıllık çalışma 1968 yılının sonbaharında sonuçlanır ve tiyatro tamamlanır.

Eczacıbaşı’ndan kovulma isteği
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nı 1973 yılında kuran Nejat Eczacıbaşı, Kenter’i de yönetime alır. Turne, prova, oyun derken, toplantılara katılamayan Kenter, Nejat Bey’e “Kusura bakmayın ben gelemiyorum, utanıyorum... Kovun bari beni" der. Eczacıbaşı “Ahh şekerim, şekerim... İyi ki söyledin, biz de düşünüp duruyorduk, nasıl kovacağımızı seni" karşılığını verir.

Can Kıraç’ın otomobil kıyağı
Müşfik Kenter, oğlu Mahmut’u gezdirmek için 1975 - 1976 sezonunda bir otomobil ister. Yıldız Kenter hiç tanımadığı, Koç Topluluğu’ndan Can Kıraç’a gider. Durumu anlatır: “Bir araba istiyorum peşin fiyatına ve uzun taksitlerle." Kıraç sessizce dinler, “Çok teşekkür ederim, bana geldiğiniz için" der. Üç gün sonra da Kenter’in istediği araba tiyatronun önünde teslim edilir.

Sıkışıp kaldı! Geceyi böyle geçirdi...Türkiye'nin Suriye'de yürütülen Barış Pınarı Harekatı'nda yakalayarak dün Edirne Pazarkule Sınır Kapısı'ndan sınır dışı ettiği ancak Yunanistan'ın kabul etmediği DEAŞ'lı Muhammad Darwis B. (39), iki ülke arasındaki tampon bölgede bekleyişini sürdüyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber