Geri Dön

'Refah'a Avrupa'yı engelletmeyiz'

'Refah'a Avrupa'yı engelletmeyiz'

Türkiye'nin gündemi Refahyol Hükümeti'yle birlikte Doğu'ya kaydı. Avrupa'ya karşı dini temelli D - 8 öne sürüldü. Hükümetin ve Meclisin gündeminden Avrupa dışlandı. Geçtiğimiz cuma günü yapılan Milli Güvenlik Kurulu'nda çıkan kararların arasında Avrupa Birliği ile ilişkilerin geliştirilmesi tavsiyesi de vardı. Bu kararın arkasında Türkiye'nin özellikle ekonomik ve sosyal alanda Doğu'yu değil Batı'yı hedef alması gerektiği mesajı saklıydı. Yani bir yerde Refah'a 'Türkiye'nin Avrupa hedefinde engel çıkarma' mesajı verildi. DYP'li Sedat Aloğlu ile Türkiye Avrupa ilişkileri ve Refah Partisi'ni konuştuk. Aloğlu, Türkiye'yi Avrupa hedefinden hiçbir partinin saptıramayacağını söyledi.
Milli Güvenlik Kurulu'nun geçen cuma yaptığı toplantının, kamouyunun gündemine çok fazla giremeyen sonuçlarından birisi de, Kurul'un Avrupa hedefini göstermesi oldu. MGK niye buna ihtiyaç duydu?
MGK anayasanın tarif ettiği danışma kuruludur. Önemli gündem maddeleri hakkında tartışmalar yapılır. Son toplantıda konuşulan ve karara alınan konular arasına Avrupa Birliği boyutu da eklenmiştir. Bu beni çok memnun eden bir konudur. Çünkü 1997 yılında AB'nin genişlemesi için bir liste yayınlaması sözkonusudur. Bunun da yıl ortasında açıklanması beklenmekte bir ihtimal yıl sonuna sarkabilme durumu bulunmaktadır. Türkiye'nin anayasal ve çok önemli bir organının böyle bir konuyu gündem maddesi yapması ve bu konuda bir tavsiye kararı alması önemlidir.
MGK'dan çıkan çoğu karar gibi Avrupa hedefinde de Refah'a bir uyarı var. Sanki Refah öncülüğündeki Doğu'ya yönelişe bir süredir Türkiye gündemindenin dışında kalan Avrupa Birliği hedefi cevap olarak veriliyormuş gibi.
Türkiye'nin Avrupa'yla tam yakınlaşması bugüne mahus değil. Bunun Osmanlı İmparatorluğu'na kadar giden bir geçmişi var. Refah uzun yıllar sert söylem yapan bir muhalefet partisi oldu. Türkiye'nin siyasi ortamında kendilerine böyle bir niş buldular. Ayrıca İslami söyleme sahip bir parti oldu. Hepsi bir araya geldiği zaman sanki mevcut düzene karşı bir görüntü oluştu. Bunun yanında Refah'ın muhalefet tecrübesi iyi ama yönetim tecrübesi kısıtlı. Bu çerçeveye bir de arka arkaya gelen bir kaç tatsız olayla özellikle Sincan'ı ve Refah'lı bazı milletvekillerinin İran büyükelçisine karşı aşırı iyi niyet gösterisini eklerseniz ortaya tatsız bir tablo çıktı. Ancak bütün bunlar rejim konusunda, demokrasi konusunda, Avrupa Birliği hedefi konusunda kimsede endişe yaratmamalı. Çünkü Hükümetin diğer ortağı olan biz Doğru Yol'lular bütün bunların teminatıyız. Yanlız şu bir gerçek ki bu ortaklık kolay değildir.
DYP teminat diyorsunuz ama bana kalırsa Refah'ın dinle ilgili marjinal çıkışlarına karşı subap vazifesini göremedi.
Ben DYP'den daha iyi denge rolü oyanayacak demokratik kurum düşünemiyorum. Yüzde 100 en iyisini yaptık diyemiyorum ama diğerleri içinde en iyi yapabilecek olan bizdik. Şunu da söyleyeyim Refahyol demokrasi içinde dini söylemi olan bir partinin de yaşaması açısından önemli bir örnek. Bu durum gerek dış ülkelerdeki üzücü örnekler gerekse potansiyel ülkeler için iyi bir model teşkil edebilir.
Türkiye'de Refah Avrupa Birliği'ne karşı D - 8'i dile getirdi. Türkiye dış politikasında yönünü biraz daha Doğu'ya döndü.
Bir takım tarihi ve kültürel bağlarımız olan ülkelerle olan gelişmeyi Avrupa'yla yakınlaşmada ve entegrasyonda alternatif olarak görmüyoruz. Ancak Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlaşmasında zenginleştirici faktör olarak görebiliriz. Türkiye büyük bir ülkeyse en yakın olmak istediği blokun yanında bir çok başka bloklarla da işbirliği içinde olmalıdır. Bu Avrupa açısından da faydalıdır. Türkiye burada gerek ekonomiler gerek kültürler arasında katalizor rolü görür. D - 8 burada Türkiye'nin ancak zengin dış politikasının parçası olur, ana hedef ise Avrupa Birliği'dir.
Türk dış politikasında DYP Batı, Refah Partisi Doğu ilişkilerini yürütüyor. Burada da ortaya bir ikilik çıkıyor.
Türk dış politikası Atatürk'ten beri net şekilde ortada. Belli bazı hassas ayarlamalar muhakkak yapılacaktır. Eski Sovyetleri ile Rusya arasında fark var. Dolayısıyla TC dış politikasında ana hatlar bellidir. Ama bir koalisyonda ortakların ihtisas alanlarında tabi bir iş bölümü olacaktır. Bizim parti olarak belli bazı ülkelerle daha iyi ilişkilerimiz var diyorlarsa tabiki ilişkileri sürdüreceklerdir.
Refah Avrupa yolunda Türkiye'nin önünde engel olur mu?
Türkiye'nin milli çıkarları doğrultusunda AB yakınlaşmısını ve bunun öncülüğünü yapan DYP'ye Refah engel olamaz. Bizi bu yoldan kimse çeviremez.
Çiller Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne alınmaması durumuna karşı NATO'da veto kartını açtı. Ancak bu kart geri tepti.
O çok doğru ve cesur bir söylemdi. Zamanlaması da iyi düşünülmüşdü. Sayın Çiller beraber olamak istediği Batı dünyasına önemli bir mesaj verdi. O mesaj şuydu: Eğer bugün NATO'nun genişlemesi dile getiriliyorsa bu NATO başarılı olduğu içindir. NATO'nun başarılı olmasında Avrupa'da belki en çok Türkiye'nin katkısı olmuştur. Bu katkıyı yapan ülkenin dış politika hedeflerine bütün olarak bakmak gerekir. Eğer Türkiye'yi Batı'nın savunma kanadında varsın sivil kanadında yoksun derseniz NATO'nun genişlemesini bizim Meclis'ten geçirme şansınız azalır.



Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Bush Yeni Dünya Düzeni kavramını ortaya koydu. Bu kavram 97'de somut olarak şekillenmeye başladı. İki önemli olgu NATO ve AB'nin genişlemesi. Bu Türkiye'yi yakından ilgilendiren olaydır. 97'de Kıbrıs da yeniden ön saflara çıktı. Üçüyle bağlantılı olarak Türk Yunan ilişkileri var. Bir enerjiyi ortaya koymak lazım. Türkiye 97'de oluşacak AB üyesi ülkeler arasına girecektir. Bizim istediğimiz suni istikrarsızlık yaratılmamasıdır. Bunun haricinde biz bunu sağlayacağımıza inanıyoruz.

Refah'la yapılan koalisyondan mutlu musunuz?
Zor bir ortaklık olduğunu bilerek girdik işe. Mutlu olmak ayrı bir hadise. Aslında ne mutluyum ne mutsuzum ama umutluyum. bu arada şunu da söyleyeyim aradan geçen zaman zarfında ortaklığın artıları beklediğimizin üstünde çıktı.

Kaya mezarlarda Süryanice kitabeler bulunduDiyarbakır'ın Silvan ilçesindeki tarihi Hasuni Mağaraları'nın yanındaki kaya mezarlarında, 'Monoha' adlı papazın gömülü olduğu ve dua istenilen Süryanice yazılı 2 kitabe bulundu. Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yıldız, bu kitabelerin 'mezartaşı' kitabesi olduğunu söyledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber