Traverteni ‘icat’ etti, İtalyanı haritadan sildi

Doğaltaş firması Travertine Bros’u iki Türk ABD’de kurmuş. İki girişimci dünyada İtalya’nın Saturnia kentinin adıyla bilinen taşın adını ‘traverten’e çevirmiş. Firma, yurda dönünce de ihracat şampiyonu olmuş

Traverteni ‘icat’ etti, İtalyanı haritadan sildi

Japonların meşhur video oyunu Mario Bros ve Amerikalıların ünlü film şirketi Warner Bros’u duymayan yok. Henüz onlar kadar tanınmasa da benzer isimli, iddialı bir de Türk firması var: Travertine Bros...
Travertine Bros, Türk taşını dünyaya satıyor. 2004, 2005 ve 2006’da Türkiye’nin doğaltaş ihracat birincisi olmuş. Hatta travertenin kimyasını değiştirmiş, dünyaya öncülük etmiş. Traverten, önceleri saturnia adıyla bilinirken Travertine Bros, saturnia adını dünyaya unutturmuş. Ancak Travertine Bros’un sahipleri bugüne kadar göz önüne çıkmayı tercih etmemiş, hatta birincilik ödüllerini almaya bile başkalarını göndermiş.
Travertine Bros’un ilginç hikâyesi ABD’de başlıyor. Firmanın kurucuları Tunga Çınaroğlu ve Tarkan Doğan, işletme öğrenimi için gittikleri New York’ta tanışmış. Akıllarında ticaret varmış. Tunga Çınaroğlu o günleri şöyle anlatıyor:

Saturnia ismi artık tarih oldu...
“ABD’de ofis kuran ilk Türk seramikçi Ege Seramik’ti. Mezuniyet sonrası bir süre orada çalıştım, seramiği öğrendim. Tarkan’la seramik işi yapmaya karar verdik. 1993’te sıfır sermayeyle Mureks’i kurduk. ‘Sıcak iklimde seramik çok satar’ diye şirketi Florida’da açtık. Toprak Seramik’in ABD temsilcisi olduk ancak işler istediğimiz gibi gitmedi. Bu sırada doğaltaşı fark ettik. 1993’te ABD’de yalnız 2 - 3 İtalyan firma bu işle uğraşıyordu. Büyük boşluk olduğunu gördük.”
Hemen Türkiye’de doğaltaşla alakalı firmalarla irtibata geçmişler. 1996’ya doğru da Türkiye’den ithalata başlamışlar. Yaptıkları ithalatın en önemli kalemi ise travertenmiş. Çınaroğlu şunları söylüyor: 

Bagaj yerde, Teksas yollarında
“O dönemki en büyük başarımız dünyaya traverteni tanıtmamız oldu. O yıllarda traverten, en çok çıktığı yer olan İtalya’nın Saturnia şehrinin adıyla biliniyordu. Tüm travertenler yatay çizgiliydi ve format olarak kare değildi. Biz önce traverteni kareye çevirdik ve kenar uzunluğunu 18 inç (1 inç = 2.54 santimetre) yaptık. Seramikçiler o yıllarda 16 inçin üzerine çıkamıyordu. Amerikan evleri büyük olduğundan pazarımız arttı. Sonra travertendeki yatay çizgileri, farklı bir kesim tekniği uygulayarak yok ettik. Delikleri de çimento dolgusuyla kapattık. Yani ürünü farklılaştırdık.”
Ancak Çınaroğlu ve Doğan’ın işi o kadar kolay olmamış. 3 - 4 yıl çok zorlanmışlar. Arabalarının bagajına doldurdukları taşları eyalet eyalet gezdirmişler. Bu uzun yolculuklarda bagajdaki taşlar ağır olduğundan arabanın burnu havaya kalkıyor ve farları, yol boyu karşıdan gelen sürücülerin gözüne giriyormuş. 

İhracatta hat-trick yaptı
Çınaroğlu, “Yollarda devamlı korna yiyorduk. Ancak New York, Teksas geze geze iyice tanınmaya başladık. Çizgisiz, kare travertenimiz çok tuttu. İtalyanlar da bizi takip etti. Aynı şekilde yapmaya başladılar. Saturnia ismini artık kimse bilmez. İlk yıllarda biz bile saturnia diye satardık. İtalya’dan artık ABD’ye traverten gitmiyor. Türk traverteni fiyat ve kaliteyle öne çıktı. Denizli, Saturnia’dan çok bilinir oldu” diyor.
2000 yılında ise Türkiye’de Travertine Bros şirketini kurarak ihracat maceralarına başlamışlar. Travertine Bros’un sektöründe ilk ihracatında 3’üncü, 2004, 2005 ve 2006’da ise birinci olduğunu belirten Çınaroğlu şunları anlatıyor:
“2006 yılında 32 milyon dolar ihracat yaptık. Geçen yıl ise 27 milyon dolar ihracatla ikinciliğe düştük. 450 kişiye istihdam sağlıyoruz. Türkiye’de yoğunlaşmaya başlayınca 2005’te ABD’deki şirketimiz Mureks’i İtalyanlara sattık. Ancak şimdi yeniden Kaliforniya, Florida ve Teksas’a depolar açıyoruz. Şirketin organizasyon yapısını da değiştiriyoruz. Bir danışmanlık firmasına başvurduk. Firmalar çok hızlı gidince sağını solunu toplayamıyor. Kurumsal yapıya geçiyoruz. KOBİ’likten üste çıkmanın sancılarını yaşıyoruz. Doğaltaş sektörünün önü açık, biz de önünü çok iyi gören bir şirket olacağız.”

İspanyollar ortaklık peşinde
Türkiye’nin 1993’te 46 milyon dolar olan doğaltaş ihracatı şimdi 1.2 milyar doları bulmuş durumda. Ancak ABD’deki mortgage krizinin Türkiye’nin doğaltaş ihracatını etkilediğini belirten Çınaroğlu şunları söylüyor:
“İhracatın yarısının yapıldığı ABD pazarı, 2007 yılı son çeyreğine kadar fena gitmedi. Sonra bıçak gibi kesildi. Ancak mayısta kıpırdanma başladı. Biz  gözümüzü Türkiye’ye çevirdik. Projelere satış yaptığımız Arma Stone markasıyla iç piyasada tanınmaya başladık. Türkiye’de en çok doğaltaş kullanan proje olan Emaar’ın Toscana’sını biz aldık. Astoria’da bir işimiz var. Rusya ve Körfez ülkeleri gibi büyük inşaatları olan ülkelerde Türk firmaları çok az. Bu sene oralara ilgimizi artırıyoruz. Travertine Bros markamızla da yapı marketlerindeyiz. Ortaklık için Körfez fonları bize çok teklifte bulundu ama reddettik. Şimdi ise İspanyol bir firma ortaklık teklifi sundu. 4.5 aydır kendileriyle görüşüyoruz.”

Traverten kardeşliği...
Florida merkezli Mureks firması, 2000 yılı başında Türkiye’de 40 - 50 ayrı üreticiden traverten ithal ediyormuş. ABD’ye giren Türk traverteninin yarısını Mureks getiriyormuş. Ancak Türkiye’de birçok kişi doğaltaşın farkına varıp bu işe girince rekabet artmış, fiyatlar çok düşmüş.
Türkiye’den gelen malların kalitesinde sorunlar da yaşayınca, Tunga Çınaroğlu ve Tarkan Doğan bir ayakları Türkiye’de olsun istemiş. 2000’de İstanbul’da Travertine Bros’u kurmuşlar. Ortaklığa Doğan’ın kardeşi Çeler Doğan da katılınca Traverten Kardeşler anlamına gelen ismi seçmişler.
ABD’den gelen siparişleri yetiştiremez olunca 2001’de Hadımköy’deki merkezi kurmuşlar, Denizli’de bir ocak ve fabrika almışlar. Traverten bloğunun ana kesimini Denizli’de, kalan işi Hadımköy’de yapmaya başlamışlar. Travertine Bros’un bugün ise Türkiye genelinde 14 ocağı bulunuyor.


Pazarcılıkla başladı, Nazo’yu Mozambik’e taşıdı
Soğuk içecek markası Nazo, Mozambik yollarında...
Nazo, ihracat yaptığı Mozambik’te çok tutunca bu ülkede yatırım planlarına başladı. Şirket, Türkiye’de de aromalı içecek ve kahvenin ardından temizlik ürünleri ve çikolata piyasasına girmeye hazırlanıyor. Nazo’yu üreten Nazlı Gıda’nın Başkanı Ethem Kurt ilginç girişim hikâyesini şöyle anlatıyor:
“1978’de Rize’den İstanbul’a geldim. Fatih’te bir giyim mağazamız vardı. 1980 darbesinden sonra oluşan ortamda battık. Pazarcılığa başladım. İstanbul’un tüm pazarlarında sesim çıkmıştır. Çayın özelleşmesiyle, 1990’da çay pazarlamaya başladım. Daha sonra aromalı içeceklerin çok tüketildiğini fark ettim. 1993’te bir arkadaşımın imalathanesini devralıp 40 metrekare atölyede üretime başladım. Kızımın adı olan Nazlı’dan Nazo markası doğdu. Sürekli çalıştım ve ürün geliştirdim. Sahlep, kuşburnu gibi sıcak içeceklerin ardından soğuk içeceklere geçtik. 2004’te reklama başladık. 15 ve 25 saniyelik reklamlar yaptırdık ama baktık kimse adımızı duymuyor. Bir de harcadığımız paraya baktık ve reklamı 3 saniyeye indirdik. ‘Var mı Nazo gibisi’ dedik. Çok tuttu. Kimse bizi unutmadı ve marka bilinirliği oluştu.”
Nazlı Gıda’nın şu anda aromalı içeceklerin yanı sıra kahve, cips ve sakız ürettiğini belirten Kurt, temizlik ürünleri ve çikolota için de hazırlık yaptıklarını belirtiyor. 

Uganda Başkan Yardımcısı sanayide!
Grubun 2007 cirosu 12.5 milyon YTL olmuş, 2008 hedefi ise 20 milyon YTL olarak belirlenmiş. 110 kişi kişinin çalıştığı grup ihracatta da ilginç başarılar kazanmaya başlamış. Ethem Kurt şunları söylüyor:
“Türkiye’de pazar lideriyiz. Ama ihracatta da iddialıyız. Şu an Mozambik’te çok iyi satış yapıyoruz. Türkiye’de 8. aydan sonra satışlar düşüyor. Ama bizde kışken Mozambik’te yaz. Böylece üretim sürekliliğini sağlıyoruz. Ayrıca Pakistan ve Fas’ta ürünlerimiz piyasada. Yakında İran’a giriyoruz. Bizim aradığımız 8. ay sonrası satış yapacak yerler. Mozambik’te aromalı içecek ve temizlik ürünü fabrikası hazırlığı yapıyoruz. Uganda Devlet Başkan Yardımcısı Gilbert Bukenya Balibeseka, yakın zaman önce fabrikaya ziyaretimize geldi. Uganda’ya kahve üretmemiz için çağırıyor. Ama ben kahveyi Türkiye’de yapmayı düşünüyorum.”

DENİZBANK CEVAPLIYOR
Faktoring nedir?
İşletmelerin vadeli mal veya hizmet satışlarından doğan alacaklarının temlik yoluyla faktoring şirketine devredilmesi ile garanti, tahsilat ve finansman hizmetlerinin faktoring firması tarafından sağlanmasıdır. Nakit akışı özellikle KOBİ ölçeğindeki firmaların faaliyetlerini aksatmadan yürütmesini destekleyen önemli bir unsurdur.

Faktoringin fonksiyonları nelerdir?
Garanti Hizmeti: Faktoring şirketi alıcı firmaların ödeyememe riskini üstlenerek, satıcı firmanın vadeli satışlarından doğan alacaklarını garanti altına alır. Firmalar, yeni pazarlara risksiz girebilme imkânına kavuşur.
Tahsilat Hizmeti: Faktoring şirketi kendisine temlik edilen fatura ve ilgili ödeme vasıtalarının tahsilatını satıcı adına üstlenir. Firmalar, tahsilat işlemleri yerine yatırım ve pazarlamaya ağırlık verme imkânına sahip olurlar.
Finansman Hizmeti (Nakit Yönetimi): Satış sonrası vadeli alacaklarını faktoring şirketine temlik eden firmalar, alacaklarının belirli yüzdesini vadelerinden önce nakit olarak kullanabilir.

Faktoring uygulamaları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Yurtiçi Faktoring: Vadeli satış yapan ve alacaklarını kısa sürede nakde çevirmek isteyen işletmeler için en uygun finansal çözümdür. Önce faktoring şirketince satıcı firmaya bir finansman limiti tesis edilerek sözleşme imzalanır. Sonra satıcı firma vadeli alacağını gerekli evraklarla faktoring şirketine temlik ederek nakde çevirebilir.
Yurtdışı Faktoring: Satıcının Türkiye’de yerleşik olup olmamasına göre değişmektedir:
İhracat Faktoringi:  Açık hesap (mal mukabili) vadeli ihracatlara garanti, tahsilat ve finansman hizmetlerinin bütün olarak sunulmasıdır.
İthalat Faktoringi:  İşletmelerin yurtdışından gerçekleştireceği vadeli ve mal mukabili ithalat işlemlerinde, faktoring şirketi müşterisinin yurtdışındaki satıcısının bu alacakla ilgili garanti ve tahsilat takibi hizmetlerinden faydalanmasını sağlar.

milliyetkobi.com’da neler var?
-  KOSGEB hata yapanı cezalandıracak...
-  Ar - Ge de neymiş?
-  Domates krizi büyüyor.
-  AB uzmanlarından “Kritik Eşik 2009” uyarısı.

Kadınların trafikte yol verme kavgası karakolda bittiİstanbul Çekmeköy'de iki kadın sürücü arasında yol verme yüzünden kavga çıktı. Diğer sürücü tarafından darp edilen kadın, karakola giderek şikayetçi oldu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber