Türk kahvesi, Avrupalıya İzmir’den ‘kapsül’le gidecek

Geleneksel değerleri yarattığı markalarla bugünlere taşıyan Caroline Koç, şimdi de Türk kahvesini Selamlique markasıyla dünyaya sevdirecek. Türk kahvesi kapsüle girecek. Özel makinede hazırlanıp geleneksel tadda tiryakinin masasına gelecek

Türk kahvesi, Avrupalıya İzmir’den ‘kapsül’le gidecek

İtalyanlar ünlü kahve kültürleri espresso’yu önce inovatif yaklaşımla şık bir kapsülün içine yerleştirdi ardından tasarım ve teknolojiyi buluşturan küçük boyutlu kahve makineleriyle bunu tüm dünyaya yaydı. Tabii ki bu sistem İtalyanların geleneksel espresso tadını yakalamıştı. İtalyanların kahvesi global lige çıkarken Türk kahvesi adına bu yönde yapılan çalışmalar cılız kaldı.
İşkadını Caroline Koç ve ortağı Banu Yentür bu alanda yenilikçi bir projenin peşine düştü. Ortaklar, Türk kahvesini ‘kapsül’ün içine koyup, bunu inovatif bir kahve makinesinde pişirme fikrini geliştirdi. İkili, Selamlique Istanbul markasıyla unutulmaya yüz tutmuş ritüelleriyle Türk kahvesinin asırlık tarihini yabancılara da sevdirmeye kararlı.
İzmir’de kurdukları fabrikada üretilecek çikolata, tarçın aromalı kapsül kahvelerle yabancıları da tiryaki yapma hedefine yaklaşan Caroline Koç ve ortağının keyfi yerindeydi. Güney Amerika’da yetişen kahvenin fincanlarımıza gelene kadar geçirdiği aşamaları büyük bir özenle anlattılar. Röportaj boyunca gözlediğim ikilinin arasındaki uyum markanın kısa sürede edindiği başarıyı da anlamama neden oldu. Caroline Koç’un bıraktığı yerden sözü Banu Yentür aldı, Yentür’ün anlattıklarını Caroline Koç tamamladı. Galiba Haremlique, Selamlique gibi keyif markaları yaratmanın yolu ortaklar arasındaki bu ahenkten geçiyor.

* Üretime geçtiniz, fason yaptırmak daha ekonomik değil miydi?
İzmir’de 3 milyon TL’lik başlangıç yatırımıyla kahve fabrikası kurduk. Geleneksel, tarçınlı, çikolatalı, damla sakızlı, okkalı, kakuleli gibi 6 çeşit aromalı kahvemiz var. Kalitenin devamlılığını sağlamak için üretim şarttı. Kalitede çıtayı belli bir yere koyduğunuzda, bunun altına düşmek gibi bir lüksünüz olmuyor. Üretimde yüzde 100 arabica çekirdeği kullanıyoruz. Bu konuda çok iddialıyız.

* Arabica çekirdeğinin özelliği nedir?
Her zaman en iyi kahve kabul edilir. Yetişmesi için ısının 5 derecenin altına düşmemesi gerekiyor. Yüksekte yetişen, bakımı özen isteyen narin bir ağaçtır. En verimli ürünü Güney Amerika’da yetişiyor. Kafein oranı diğer kahvelere göre çok düşüktür.

* Banu Hanım bu yatırımla birlikte hangi kahve çeşitleri eklenecek ürün gamınıza?
Organik ve decaf kahve çeşidi üzerinde çalışıyoruz şimdi. Çeşitler artacak tabii çünkü biz genç kitleye de kahveyi sevdirmek istiyoruz.

‘Özel tada özel makine’

* Banu Hanım, Avrupalı tüketicinin kahve damak tadı bizden çok farklı. Zor olmayacak mı Avrupalıya kahvemizi sevdirmek?
Farklı tabii...Türk kahvesinin en büyük özelliği telveli ve köpüklü olması. Telve kısmını bilmiyorlar, onu da içebiliyorlar. Biz de geleneğini, içimini anlatıyoruz. Farklı olanın ilgi çektiği bir çağda yaşıyoruz. Keyif markaları, lezzetleri daha öne çıkıyor. Ama yaygınlaşması için çağın gereklerine uymak gerekiyor.

* Caroline Hanım, Türk kahvesini yabancılara ve gençlere sevdirmek için yol haritanızda neler var?
Kapsül kahvelerin üretimi üzerinde çalışıyoruz. Tarçınlı, damla sakızlı, bütün aromalarda sıkıştırılmış kapsül kahveler üreteceğiz. Biz geleneğimizde cezveyle, kısık ateşte kahveyi çevire çevire pişirmeye alışkınız. Bu çok estetik, ben de yapmaktan büyük keyif alıyorum ama Avrupalıya bu ritueli anlatmak çok zor. Günümüz insanı hızlandırılmış film kareleri gibi yaşıyor. Teknoloji çağı ve başka türlüsü mümkün değil. Avrupa’da yaygınlaşmamız için pişirimi kolaylaştırmamız şart. Sadece yurtdışı değil genç insanlar da pratik çözümler istiyor. Tek pişirimlik sade, şekerli ve az şekerli 7’lik, 24’lük poşet kahvelerimizi gençler çok sevdi.

* Ama Türk kahvesinin pişirilmesi gerekiyor, pişirimi nasıl pratikleştireceksiniz?
Tam otomatik bir makine projesi üzerinde çalışıyoruz. Prototipi hazır, nerede üreteceğimize karar verme aşamasındayız. Kahveyi hızlı şekilde pişirecek ve telvesiyle birlikte süzecek bir makine. Espresso makinesinden daha komplike olacak tabii. Diğer kahvelerin suda erimesi yeterli, dediğiniz gibi Türk kahvesinin ise pişirilmesi gerekiyor.

Cem Yılmaz: Gazlı içecekler geleceği göstermez!

Caroline Koç ve Banu Yentür’ün www.selamliqueistanbul.com sitesi için yaptığı görüntülü röportajlar ünlü isimlerin asırlık içeceğimiz Türk kahvesiyle olan ilişkilerini gösteriyor. Cem Boyner günde bir kez içtiği kahveyi sade seviyor. Ferzan Özpetek’in, ‘Son nokta’ olarak tanımladığı kahveyle ‘derin’ ilişki içinde olan isim ise Cem Yılmaz. Günde 5 Türk kahvesi içen Cem Yılmaz kahve pişirmeyi 10 yaşında öğrenmiş.
Kahve tiryakisi Cem Yılmaz söyleşide esprisini de patlatıyor: ‘Gazlı içecekler geleceği, geçmişi göstermez. Bunda o imkân da var’ ‘Orta şekerli kahve’ adında bir şarkısı da bulunan Sibel Can ise Mustafa Koç gibi öğleden sonra kahve içiyormuş.

Özpetek, Aida’nın stresini Türk kahvesiyle attı

* Ferzan Özpetek’in İtalya’da yönettiği Aida operasını izlediniz. Nemrut’un heykel başları dekorda göründüğünde ne hissettiniz?
Gurur duydum. Ferzan Bey inanılmaz bir kurgu yapmıştı. Şimdi Japonya’dan Avrupaya çeşitli ülkelerde sahnelenecek. Nemrut tanınacak. Ferzan Bey çok heyecanlıydı. Opera bittiğinde yorgunluk kahvesi niyetinde yanımızda ona getirdiğimiz Selamlique kahvesini hediye ettik, afiyetle hep birlikte içtik.

Fenerbahçe şampiyon olur

* Geçen yıl Fenerbahçe’nin son anda kaçırdığı şampiyonluk için üzgündünüz, takımınız iyi gidiyor, şampiyonluk gelir mi?
Belli olmuyor bu işler ama bekliyorum. İkinci yarıdaki performans isteyince olunduğunu gösteriyor. Tıpkı iş hayatı gibi.

‘Ağabeyim tekstili yakından takip eder’

* Yeni bir çeşit ürettiğinizde ailede fikrini aldığınız ilk isim kim oluyor?
Ağabeyim Frederic. Özellikle tekstili çok takip eder, iyi de bir gözü var, objektiftir. Kırmamak için eleştiri yapmaktan kaçınmaz.

* İnternet siteniz çok dinamik. Cem Yılmaz röportajını kim yaptı?
Markaya çok özeniyoruz, ‘Kahve dostları’ röportajlarını da kendimiz yapalım istedik. İlk röportajı kahve tiryakisi olduğunu bildiğimiz Ferzan Özpetek’le yaptık.

* Fal baktırır mısınız? Sizi çok şaşırtan bir öngörüsü oldu mu falcıların?
Bu işe başladıktan sonra yakın bir arkadaşımız espri olsun diye falımıza baktı. İşimizle ilgili çok pozitif şeyler söyledi. Falı tuttu! Web sitemize interaktif fal köşesi de koyduk.

* Bu işe girdikten sonra kahveye dair öğrendiğiniz en ilginç bilgi ne oldu?
Arabica çekirdeğindeki kafein oranının diğer kahvelerden çok düşük olduğunu öğrendim. Bir de en iyi çekirdek olan arabicanın Türkiye’de aksine ne kadar az kullanıldığını.

*Lüks alışverişin mabedi Harrods’a markanızla girdiniz, satışlar nasıl?.
Satışlardan çok memnunuz. Harrods yetkilileri de çok memnunlar. Harrods’la yaptığımız anlaşma uyarınca belli bir süre sonra Londra Harvey Nichols’ta da olacağız. Beymen, Macro, Türkiye Harvey Nichols’ta varız. Kahve, müzik ve kitaba çok yakışan bir ürün o yüzden şimdi D&R’larda da olacağız.

22 Kasım 2019 Haftanın Özeti22 Kasım 2019 Haftanın Özeti

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber