Yelkenlerini Türkiye rüzgârı şişirdi...

Özellikle küresel kriz sonrasındaki dönemde Türkiye’de üretilen ve geliştirilen modeller, küresel markaların yelkenlerini şişirmeye, itici güçleri olmaya devam ediyor...

Yelkenlerini Türkiye rüzgârı şişirdi...

Son olarak geçtiğimiz günlerde Toyota’nın açıkladığı yeni crossover yatırımıyla birlikte Türkiye, otomotiv üreticilerinin “stratejik model” üssü unvanını pekiştirdi. Özellikle küresel kriz döneminde ve sonrasında yoğunlaşan yeni yatırımlarla birlikte, Türkiye’de üretilen ve üretilmeye başlanacak modeller, markaların zorlu pazarlarda ve pazar koşullarında başarılı sonuçlar almasına destek oldu. Yani bir anlamda, Türkiye rüzgarı, üreticilerin kesintisiz yol almaları, yelkenlerini şişirmede büyük destek sağladı.
Japon Toyota’nın, bu yılın sonuna doğru üretilecek yeni C-HR ile Avrupa’nın en popüler sınıfına, Adapazarı’ndan “dönüş” yapacak. Yıllardır bu yeni yükselen sınıfta “aslan payı”nı diğer Japon üreticilere kaptıran Toyota, C-HR konsept adıyla tanıttığı yeni model sayesinde bir yandan Avrupa operasyonuna katkı sağlamayı, diğer yandan da gittikçe güçlenen SUV ve crossover pazarından iyi bir yer kapmayı amaçlıyor. Toyota, bu “yeni Adapazarlı” ile birlikte, Avrupa’da sattığı araçların “yerlilik” oranını da yüzde 71’e çıkarmayı hedefliyor.

Yelkenlerini Türkiye rüzgârı şişirdi...

Yüzde 80’i buldu
Hyundai de, söz konusu “yerlilik” konusunda İzmitli i20 ve i10’un katkısını önemseyen üreticilerden. Nitekim Koreli Hyundai bu iki modelle birlikte, Avrupa’da sattığı araçların yüzde 80’den fazlasını bu kıtada üretir hale geldi. Yani bir anlamda “yerli”lik oranını artırdı. Bununla birlikte “rekabetçi” koşullarda i10 ve i20’nin de katkısıyla geçen yıl Avrupa satışlarını yüzde 11’e yakın artırmayı başaran Hyundai’nin 2015’te “en çok satılan” modeli, yine İzmitli i20 oldu. Geçen yıl Avrupa’da en çok satan üçüncü modelse i10’dan başkası değil. Avrupa’da i20 satışları geçen yıl yüzde 8.8, i10 ise yüzde 6.7 artış kaydetti.
Renault’nun üretime başlamadan önce büyük tartışma konusu olan 4. nesil Clio’su da, markanın Avrupa’daki başarılı satışlarına destek olmakla birlikte, karlılık hedeflerine yardımcı oldu. Nitekim yaklaşık yüzde 80’i Bursa’dan ihraç edilen ve Fransa’dan yaklaşık 4 bin euro daha hesaplı üretilebilen Clio, özellikleri ve bu çok zorlu sınıfta doğru fiyata sunulabilmesi sayesinde 2015 yılını “en çok satanlar” listesinin 3. sırasında tamamladı. Clio, geçen yıl Avrupa’da 303 binden fazla sattı.

Yelkenlerini Türkiye rüzgârı şişirdi...

Aranan kan...
Fiat ve Ford ise, bir anlamda Türkiye’de “aradıkları kan”ı bulan üreticiler oldu. Uzun zamandır Avrupa pazarına orta sınıfta ürün sunamayan Fiat, Tofaş’ın geliştirdiği ve üretmeye başladığı Egea ailesiyle tam da istediği aracı buldu.
Özellikle orta sınıf hatchback ve stationwagon açığı bulunan Fiat, bu yıl içinde devreye girecek her iki Bursalı ile sıçrama yapmayı planlarken, Egea’nın (Tipo) sedan versiyonuyla da “ummadığı” bir başarı elde etti. Nitekim bir sedan pazarı olmamasına rağmen, Tipo, bir haftada 4 bin adet talep aldı. Fiat Chrysler Automobiles, Amerikan pazarı için de Tofaş’ın ürettiği modellerden birine başvurdu. Ford Transit Connect’in ABD pazarındaki başarısından sonra bu sınıfın büyüyeceğini gören FCA, Bursalı Doblo’yu “Ram Promaster City” adıyla ithal etmeye başladı.
Ford ise, uzun zamandır Avrupa’da “kar elde edememe” döngüsünü, Gölcüklü Transit ailesiyle bozdu. Büyük ölçüde Ford Otosan tarafından geliştirilen ve Connect haricinde tamamı Türkiye’de üretilen Transit ailesi, Ford’un 2015’te Avrupa’da “ticari araç sınıf birincisi” olmasını, yüzde 1.2 artışla yüzde 12.6 pazar payına ulaşmasını sağladı. Diğer yandan Türkiye’de geliştirilen Transit’i ABD’de de üretmeye başlayan Ford, “yerli Cargo” sayesinde de daha önce bulunmadığı pazarlarda “ağır kamyonla” dönüş yapma şansı buldu.

Ferrari’den 4 koltuklu yeni canavar

İtalyan süper spor otomabil üreticisi Ferrari, yeni dört koltuklu modeli “GTC4Lusso”yu Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtmaya hazırlanıyor. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3.4 saniyede gerçekleştiren ve 335 km/s’lik maksimum hıza sahip Ferrari GTC4Lusso, 690 HP gücündeki V12 motoru ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle markanın yeni amiral gemisi olarak ön plana çıkacak.

Yelkenlerini Türkiye rüzgârı şişirdi...

Ferrari, FF’in sağladığı başarı üzerine, 4 koltuklu ve 4 tekerlekten çekişli yeni bir model hazırladı. Dünya tanıtımı 2016 Cenevre Otomobil Fuarı’nda gerçekleşecek GTC4Lusso, FF modelinden bayrağı devralacak. Olağanüstü motor gücü isteyen ancak araç içi konforu, sportif zarafet ve kusursuz detaylandırmalardan taviz vermek istemeyen sürücüler için ideal kombinasyonu sunan Ferrari GTC4Lusso, adını marka tarihindeki başarılı modellerden almış. Nitekim 330 GTC, Enzo Ferrari’nin favorilerinden biri olan 330 GT ve 250 GT Berlinetta Lusso gibi modellerden bir derleme gibi olmuş GTC4Lusso.
GTC4Lusso, ilk kez arka tekerlekten yönlendirmeyle entegre edilen Ferrari patentli “4RM Evo” dört çeker sistemine sahip. Yeni model, Ferrari’nin özel yazılımıyla entegre edilen dört tekerlekten çekiş, diferansiyel kilidi ve amortisörlerin yardımıyla sürücünün kar kaplı, ıslak veya düşük tutuşa sahip yollarda bile olağanüstü performansta sürüş yaşamasına olanak tanıyor.

Ödülleri de birlikte aldılar

Fiat Egea ve Koç Holding Otomotiv Grubu’nun çifte başarı elde ettiği AutoBest ödüllerü, Milano’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Tofaş’ın, 520 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği Egea’ya verilen “2016’nın En İyi Otomobili” ödülünü, Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Cenk Çimen, Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, Tofaş ve Fiat Chrysler Automobiles (FCA) üst yöneticileri birlikte teslim aldı.

Koç Holding Otomotiv Grubu’nun da “CompanyBest” (En İyi Şirket) ödülüne layık görüldüğü AutoBest’te ilk kez ödül, bir otomotiv markasına değil, otomotiv grubuna verildi. Törende bu ödülü merhum Mustafa Koç’un anısına teslim alan Cenk Çimen, “Bu önemli törende kendisiyle birlikte olmayı arzu ediyorduk. Şirket tarihimizdeki en büyük iç ve dış yatırımları gerçekleştirdiğimiz günlerde başarımızın simgesi olan tüm bu ödülleri, Mustafa Bey’in anısına adıyoruz” dedi.

Yelkenlerini Türkiye rüzgârı şişirdi...

Teşekkür etti
Gecenin finalinde konuşan Fiat Chrysler Automobiles COO’su Alfredo Altavilla da, sözlerine Mustafa Koç’u anarak başladı. FCA ile Tofaş ortaklığının başarısına vurgu yapan Altavilla, Avrupa’da Tipo adıyla satılan Egea içinse şunları söyledi:
“FCA olarak, diğer üreticilerin de yaptığı gibi, pazar gerçekliğine kulak vererek stratejilerimizi yeniden şekillendirdik. Bazı durumlarda önemli girişimlere farklı yön verdik, bazılarını ötelemek durumunda kaldık. Pazarın ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılamak için gereklenleri yapmaya devam ediyoruz. Bu noktada Egea/Tipo Ailesi önem kazanıyor. Bizim EMEA’daki stratejimizin ana parçasını oluşturuyor. Bursa fabrikamıza teşekkürlerimi sunuyorum.”
Tofaş CEO’su Eroldu da, “1995’te Türkiye’den dünyaya ilk büyük ölçekli otomobil ihracatını yapan Tofaş’ın, bugün Avrupa’nın en iyi otomobilini üretiyor olması bir tesadüf değil” ifadesini kullandı.

Subaru XV’ye ince makyaj yapıldı

Kompakt boyutları, simetrik sürekli dört çeker sistemi ve farklı tasarımıyla dikkat çeken Subaru XV, makyajlı yüzüyle Türkiye’de satışa çıktı.
İnce detaylarla gerçekleştirilen makyaj operasyonunda yeni ön ızgara ve ön tampon, yeni kromajlı bölümler, genişletilmiş arka spoyler ve LED’li arka far grubu dikkat çekiyor. İç mekandaysa yeni nesil parlak siyah kaplamalar, yeni tip direksiyon simidi, kumaş döşeme seçenekleri, direksiyon ve koltuklarda turuncu dikişler gibi detaylara yer verilmiş.
Dört tekerlekten çekiş özelliğini 1.6 lt benzinli motor ve CVT otomatik şanzımanla buluşturan makyajlı XV, üç farklı donanım paketi seçeneği ve 83 bin 990 TL’den başlayan fiyatlarla satılmakta.

YPG’li teröristler mühimmat ikmali yaparken böyle vurulduMSB: "Havan atışlarıyla sivil yerleşim yerlerimizi hedef alan bebek katili PKK/PYD-YPG’li teröristler, yeni katliamlar için mühimmat ikmali yaparken İHA’larımızca tespit edilerek Hava Kuvvetlerimiz tarafından imha edildi."

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber