Zeki Müren de bizi görecek!

Vizontele filminde Cem Yılmaz’ın canlandırdığı karakterin ilk kez karşılaştığı televizyon karşısında yaptığı kült espriyi hatırlarsınız: ‘Zeki Müren de bizi görecek mi?’

Zeki Müren de bizi görecek!

Bu masum şaka karşısındaki şen kahkahalarımız bugün yerini acı bir gülümsemeye bıraktı. Çünkü Microsoft’un üzerinde çalıştığı bir teknoloji, sözkonusu sorunun yanıtının ne yazık ki- “Evet” olmasını sağlayabilir. En başa dönelim. Microsot’un Kinect adlı bir ürünü mevcut. Kinect’i, Xbox’ı diğer oyun konsollarının bir adım önüne geçiren teknoloji olarak tanıyoruz. Kinect kamerası TV karşısındaki kişiyi algılıyor, böylece kişiler sadece vücut hareketleri ile bir oyunu oynayabiliyor.
Kinect’i PlayStation Move ve Wii gibi benzerlerinden ayıran en önemli fark, sürekli gelişmeye açık bir alan yaratıyor olmasıydı. Gerçekten de Kinect oyunları her geçen gün daha başarılı hale geliyor. Hatta bu hareket algılama cihazı, Windows kullanıcılarının günlük hayatına da girdi bile. Ancak bazen teknolojilerin yanlış ellerde tehlikeli bir silaha dönüşebileceğini biliyoruz. Bu bağlamda Microsoft’un Kinect ile ilgili yaptığı son patent başvurusunu rahatlıkla “rahatsız edici” kategorisine sokabiliriz.

Uçtukça uçtular!
Patent başvurusu yapılan sözkonusu teknoloji ile evinizin salonunda yer alan TV üzerindeki kamera sizi gözetleyecek, kaç kişinin bir filmi izlediğini tespit edip buna göre ceza verilmesini mümkün hale getirecek. Çünkü bir film ya da telifli içerik kiraladığınızda aslında belli sayıda kişinin izlemesi için lisans sahibi oluyorsunuz. Kinect odada lisanslanandan daha fazla kişiyi görürse yayını durdurabilecek, hatta kiralayan kişiden daha fazla para talep edebilecek.
Microsoft bu teknolojiyi hayata geçirirse, bir film kiralamadan önce evde kaç kişi olacağınızı da çok iyi hesaplamanız gerekiyor. Bu nedenle haber vermeden evine gittiğiniz arkadaşlarınız ışıkları kapatıp kapıyı açmazsa affedici olmaya çaba gösterin.
Tabii ki büyük şirketler saçma fikirler hakkında türlü türlü patentler alır ve bunların birçoğu ürünlere dönüşmez. Ancak yine de Microsoft’ta bazı araştırmacıların, “Evinde oturan insanları gözetleyip, fazla kişiyle film izleyenlere ceza kessek ne muhteşem olurdu” gibi fikirler ürettiğini düşününce insan üzülmeden edemiyor. Zaten bugüne kadar eğlence aracı olarak gördüğümüz bir cihazı özel hayatımızın gizliliğini tehdit eden bir teknoloji olarak algılamaya başlamamız en az Microsoft’un işine gelecektir.
Ülkemizde ise bu gelişmeden endişe etmemiz için hiçbir neden yok. Kameranın önüne 3 kişinin film izlediğini gösteren bir gif koyarak Kinect’i kandırmayı akıl etmemiz birkaç dakikadan fazla sürmeyecektir.

Microsoft sesinizi bir başka dile çevirebiliyor!
Microsoft’un patentinden şikayet ederken önceki gün yaptıkları müthiş şovdan bahsetmemek de haksızlık olurdu. Microsoft mühendisleri, konuştuklarınızı önce tercüme eden sonrasında ise kendi sesinizden farklı bir dilde seslendiren bir yazılım geliştirdi.
Microsoft araştırma yöneticisi bir Çin Üniversitesi’nde sahneye çıkarak bu teknolojinin ayrıntılarını dünya ile paylaştı. İngilizce bir konuşma yapan Rick Rashid’in sözleri eş zamanlı olarak kendi sesinden Çince olarak tercüme edildi.
Teknoloji hala kusursuz değil ve günlük hayatta kullanılacak seviyeye henüz gelmedi. (8 kelimeden 1’inde hata gerçekleşiyor) Ancak insanların iletişiminde çığır açacak bir geleceğin habercisi olan bu yazılım beni çok ama çok heyecanlandırıyor.
Videoyu izlemek isteyenler için ise link vereyim: http://youtu.be/Nu-nlQqFCKg .

Neler oluyor hayatta!
* İnternetin ‘ana sayfası’ Reddit Ekim ayında 46 milyon tekil ziyaretçiye 3.8 milyar sayfa gösterdi.
* Obama’nın zafer fotosu Facebook’ta 4.2 milyon kişi tarafından beğenildi.
* Google, Chrome’un bu yıl yüzde 26 daha hızlandığını açıkladı.
* 14-15 yaşındaki Nijeryalı 4 genç, idrar ile çalışan bir jeneratör üretti.
* Facebook, yorumlarda yanıt ve sesli bildirim özelliklerini test ediyor.

Google çalışanları Google+’a biraz uzak!
Google+ hem sunduğu özellikleri hem de Google ile entegrasyonu nedeniyle çok kullanışlı bir sosyal mecra. Facebook’un rakibi Tek sorun var: Aktif kullanıcı sayısı toplama göre oldukça düşük. Öyle ki; çok önemli bir sırrınızı Google+’a yazabilirsiniz ve o sır sizinle birlikte mezara gidebilir.
İşin mübalağası bir yana, Google çalışanları da Google+’ı aktif olarak kullanmıyor. Yapılan bir araştırmaya göre çalışanların yüzde 32.6’sı son bir ayda hiç paylaşım yapmamış. Son 3 ayda Google+ kullanmayanların oranı ise yüzde 20.5.
Ancak şunu eklemek gerekiyor. Özel olarak yapılan paylaşımlar bu istatistiklerin dışında yer alıyor. Google ise başta kendi çalışanları olmak üzere Plus’taki kullanıcıların büyük oranda “özel” paylaşımlarda bulunduğunu, bu nedenle etkileşim oranlarının düşük göründüğünü savunuyor.
Kim bilir belki Google’ın bize söylemediği bir ihtimal daha vardır. “İlk hedefiniz Google+’taki etkileşimi artırmak!” denilen Google çalışanları sosyal ağlarda vakit geçiremeyecek kadar meşgul olabilir.

Komandolardan şampiyon sporculara mesajKahraman Komandolarımızın, kendilerine selam gönderen A Millî Futbol Takımımıza ve şampiyon sporcularımıza mesajı var.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber