14.03.2017 17:29 | Son Güncelleme:
AA

Emine Erdoğan: Hollanda'da yapılan hem insani hem diplomatik açıdan intihardır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan,  "Hafta sonu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımıza ve yurttaşlarımıza Hollanda'da  yapılan muameleyi hep beraber gördük. Uluslararası teamüllere aykırı bu tavır,  Avrupa değerlerinin hem insani hem de diplomatik açıdan intiharı olarak  değerlendirilebilir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde iş kadınları, kadın  sanatçı ve sporcular için verilen yemekte konuştu. Ülkenin medarı iftiharı çok değerli iş kadınlarının, bu toprakların  ruhunu yücelten sanatçıların, Türk bayrağını uluslararası arenada dalgalandıran  başarı sporcuların Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde olduğunu belirten Emine  Erdoğan, salondakilere, "Her biriniz farklı kulvarlarda gücümüze güç  katıyorsunuz. Bu kadar başarılı kadını bir arada görmek gelecek adına umudumuzu  artırıyor." şeklinde seslendi.


Yemeğe katılan TFF Başkanı Yıldırım Demirören'in eşi Revna Demirören ve işadamı Tayfun Demirören'in eşi  Reyhan Demirören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile fotoğraf çektirdi.
 

 Emine Erdoğan, geçen hafta 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle  kadınların sorunları ve potansiyelleri üzerine birçok toplantı yapıldığını  hatırlattı. Siyasi yaşamı boyunca kadınların tüm alanlarda varlık göstermesini  teşvik edip destekleyen bir liderin eşi ve aynı zamanda kız çocuklarının eğitimi,  kadınların toplumsal hayata katılımı konusunda gayret gösteren bir sivil toplum  gönüllüsü olarak safların daha da sıklaştırılması gerektiğini vurgulayan Emine  Erdoğan, kadınların hak ettikleri yeri almasının önündeki engelleri hep birlikte  kaldırılması gerektiğini söyledi. Emine Erdoğan, dünyadaki değişimin en önemli dinamiklerinden birisinin  kadın potansiyelini değerlendirebilmek olduğuna işaret etti. Kadınların gücünü devreye sokabilen toplumların ilerleyeceğini, diğer  toplumların ise gelecek liginden düşeceğine değinen Emine Erdoğan, "Ülkemizde  sivil toplum kuruluşlarının da katkısıyla bu alanda büyük mesafeler katettik ama  elbette daha çok alacak yolumuz var." dedi.

Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın ne kadar büyük bir potansiyele sahip  olduğunu herkesin bildiğini belirten Emine Erdoğan, Türkiye'nin 21. yüzyılın en  parlak yıldızlarından birisi olacağının kehanet olmadığını vurguladı. Emine Erdoğan, içinde bulunulan yoğun küresel kuşatmanın mahiyetinin  de bunu gösterdiğini ifade ederek, şöyle devam etti:


Yemeğe katılan TİKAD (Türkiye İşkadınları Derneği) Yönetim Kurulu üyeleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile bir fotoğraf çektirdi.

 "Tüm dünya ekonomik krizlerle boğuşurken üretimini, ihracatını,  yatırımlarını, istihdamını artıran bir Türkiye bu rekabet ortamında elbette  tehdit olarak algılanmaktadır. Korku ve terörle özdeşleştirilen din algısını  reddederek Mevlana'nın, Yunus Emre'nin, Hacı Bektaşi Veli'nin ruhuyla şekillenmiş  rafine din anlayışıyla kendi yolunu çizen bir Türkiye kabullenilemiyor. Kimyasal  silahların kullanılmasına, çocukların denizlerde boğulmasına ses çıkarmayan dünya  karşısında, yer kürenin 'en cömert' ülkesi sıfatıyla mazlumların sesi olan bir  Türkiye hazmedilemiyor. Demokrasimize kast eden darbecilerin, akla hayale gelmez hainlikleri  karşısında 'ev kira ama vatan bizim' diyen, vatanına aşık yürekli gençlerin  varlığı hesaplarını bozuyor. Hakim güçlerin şablonlarına uymayan,  tanımlayamadıkları ve yönetemedikleri bir Türkiye hoş karşılanmıyor."

  'TÜRKİYE'YE HER FIRSATTA KARNE VERME KÜSTAHLIĞI GÖSTEREBİLİYOR'

 Dünyada olup bitenleri, değer yargılarla yorumlama öz güvenine sahip  olunduğu sürece Türkiye'nin aleyhindeki tüm arzuların boşa çıkacağına dikkati  çeken Emine Erdoğan, "Hafta sonu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımıza ve  yurttaşlarımıza Hollanda'da yapılan muameleyi hep beraber gördük. Uluslararası  teamüllere aykırı bu tavır, Avrupa değerlerinin hem insani hem de diplomatik  açıdan intiharı olarak değerlendirilebilir. Hal böyleyken Türkiye'ye her fırsatta  karne verme küstahlığı gösterebiliyorlar. Böyle bir vasatta Türkiye'ye öz güven  ve cesaret gücünü, haklılığından alan asil duruş çok yakışmakta." diye konuştu. Emine Erdoğan, İslamofobi'nin bu derece yükseldiği, Orta Doğu'da  şiddetin dinle özdeşleştirildiği bir ortamda Türkiye'ye büyük sorumluluklar  düştüğünü vurguladı. Geçen günlerde gerçekleştirilen 3. Milli Kültür Şurası'nın mottosu  "dünyanın iyiliği için Türkiye" vecizesini bu çerçevede anlamlı bulduğunu  belirten Emine Erdoğan, iş kadınları, sanatçı ve sporcuların küresel reçeteler  üretecek kadar zengin birikime sahip olduğunun bildiğini, bu güce de inandığını  dile getirdi.

 Emine Erdoğan, gerçekten de bu toprakların potansiyelinin iyi  kullanıldığı takdirde insanlık için iyiliği ve umudu temsil edebileceklerini,  bunun için Türkiye olarak güçlü olunması, dayanışma içinde geleceğe koşulması  gerektiğini ifade etti.

  'MİLLETİMİZİN EN DOĞRU KARARI VERECEĞİNE İNANIYORUM'

16 Nisan'da halk oylamasının yapılacağına değinen Emine Erdoğan,  Türkiye'yi vesayetlerden arındıracak sivil bir sistem teklifiyle karşı karşıya  kalındığını söyledi.  Emine Erdoğan, 93 yılda 65 hükümetin kurulduğu bu sistemin yapısal  sorunlarının tamirinin herkesin arzusu olduğunu belirterek, şu görüşlere yer  verdi: "Son 15 yılda Türkiye, bu sistem içinde her daim tehdit altında biraz  olsun ilerlemiş ve gelişmişse bu güçlü bir liderlikle mümkün olmuştur. Şimdi bu  yeni sistem teklifi, istikrarı liderlerin gücüne değil, denetim mekanizmaları  olan bir sisteme bağlamaktadır. Fakat ne yazık ki toplumda yeni sistemin, düşük  ihtimalli kötü senaryolarına yoğunlaşmaktan sunduğu fırsatlar gözardı ediliyor.  Oysa bu teklif, mevcut sistemde fazlasıyla olan riskleri bertaraf etmek için bir  fırsat olarak karşımızda duruyor. Ben, milletimizin en doğru kararı vereceğine  inanıyorum. Cumhuriyetimizin 100. yılına güçlü bir Türkiye olarak erişeceğimizden  asla kuşku duymuyorum."

 Hayatın, bisiklet sürmeye benzetildiğini, dengenin korunması için  pedalın daima çevrilmesi gerektiğine işaret eden Emine Erdoğan, "Türkiye için de  15 yıldır kazandığımız ivmeyi hiç kaybetmeden, istikrarı sürdürmek için çalışmaya  devam etmek durumundayız.  Şayet, toplum olarak ideolojik saplantıların  kıskacından kurtularak, ülkemizin geleceği adına rasyonel kararlar alabilirsek,  hikayemizi en güzel şekilde tamamlayacağız.  80 milyon vatandaşımız, yurt dışında  6 milyonluk diasporamız ve tarihi mirasımızın gücüyle 21.yüzyıla inşallah hep  birlikte hazırlanacağız." değerlendirmesinde bulundu.

  "Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını bugünden öngörebildiğimiz, risk  çağının tedbirlerini alabildiğimiz ölçüde gelecek bizimdir." diyen Emine Erdoğan,  şunları kaydetti:  "İş kadınlarımız, iş dünyasında karşı karşıya olduğumuz zorlukları da  fırsatları da çok iyi biliyorlar. Toplumsal refahı artırırken, yoksulluğu da  azaltacak insani bir ekonomik düzen kurma noktasında, onların bilgeliğine ve  tecrübesine güveniyoruz.  Aynı şekilde, sanatçılarımızın Türkiye'nin ruhunun  inşasında ne kadar önemli yerleri olduğu hepimizin malumu. Sinemadan, görsel  sanatlara, müzikten edebiyata, geleneksel sanatlardan sahne sanatlarına  katacakları yeni yorumlar, düşünebilen ve hissedebilen güçlü bir toplum için can  simidi hükmündedir.

  Ve elbette sporcularımız, sporun tüm alanlarında gösterdikleri örnek  başarılarla gençlerimiz için rol model, ülkemiz için iftihar vesilesi oluyorlar.  Sanatın öz kardeşi olan spor, bize sağlıklı nesilleri de müjdeliyor.   Bu  noktada, erken yaştan itibaren çocuklarımıza kabiliyetlerine uygun en az bir  sanat ve spor dalı ile ilgilenmelerini sağlayacak ortak projeler  geliştirebileceğimize inanıyorum. Bu konuda katkılarınızı bekliyorum."

DAVETE KATILANLAR İSİMLER 

Erdoğan'ın davetine; Meltem Demirören Oktay, Revna Demirören, Reyhan Demirören,Nilüfer Bulut,Hülya Koçyiğit, Esra Bilgiç, Nurten Sancak, Semahat Arsel, Oya Eczacıbaşı, Perihan Savaş, Neslihan Demir Güler, Ayşe Begüm Onbaşı, Müge Öz, Demet Sabancı Çetindoğan, Lale Cander, Sema Güral Sürmeli, Özlem Denizmen, Melihat Gülses, Çiğdem Simavi, Didem Ciner, Ayfer Toprak, Ayşe Cevahir, Nebahat Kutmangil, Hediye Güral Gür, Leyla Alaton, Dilek Şahsuvaroğlu, Berrin Zorlu, Füsun Barutçugil, Muazzez Ersoy, Bedia Akartürk, Müjde Doenyas, Esin Güral Argat, Sevim Güral, Fatma Oya Özdebirin, Berrin Tatlıcı Güneş, Semra Ağaoğlu, Sena Ağaoğlu Kırcal, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Vuslat Doğan Sabancı, Emine Kamışlı Sabancı, Barühüda Tanrıkorur, Hilal Kazan, Anjelika Akbar, Burcu Güven, Semra Hasan Yavuz, Ayşe Ege, Ece Ege, Banu Küçükel, Dilek Hanif, Esin Yağmurdereli, Hazal Subaşı, Şirin Pancaroğlu, Gülçin Anmaç, Gülsüm Azeri, Gülşah Alkoçlar, Neşe Boysanoğlu, Nevin Gür, Nükhet Ezberci, Selma Türkeş, Şeyda Tosyalı, Yasemin Pirinçcioğlu, Nüshet Taviloğlu, Zeynep Fadıllıoğlu, Esra Şimşek, Ayşen Zeybekci, M.Belma Satır, Esra Ekmekçi ve daha birçok işkadını, sanatçı ve sporcu katıldı.

Bu habere ifade bırak
  • 1Mutluyum
  • 1Şaşkınım
  • 1Kararsızım
  • 1Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy5