85 milyon dolarlık fabrika

Çektiği fotoğraflar şirket takvimine girdi





Onun hayatında ilaç var, sualtı dünyası ve bir de fotoğraf makinesi var. İlaç var çünkü halen yöneticisi olduğu Roche'a tam 33 yılını vermiş.
Sualtı dünyası var; çünkü işlerden bunaldığında dalmak ona ilaç gibi geliyor. Fotoğraf makinesi ise fotoğraf çekmek vazgeçilmez hobisi olduğu için var.
Faruk Yöneyman'dan söz ediyorum. Kamuoyu onu daha çok dört yıl başkanlığını yaptığı Yabancı Sermaye Derneği'nden (YASED) tanıyor.
Başkanlığı Şaban Erdikler'e devreden Yöneyman, şimdilerde Roche'un yeni yatırımlarıyla ilgileniyor.
Yöneyman'la şirketin 1971'den beri faaliyet gösterdiği Levent'teki tesislerinde buluştuk. Ofis katı sanki, "Zengin kız, fakir delikanlı" temalarının çokça işlendiği eski Türk filmlerinden kopup gelmişti. Hani zengin babanın mağrur mağrur dolaştığı fabrika sahnelerinden.
Anlaşılan Yöneyman geçmişine bağlıydı. Ofisteki dolabına koyduğu üç büyük cam kavanoz da bunu doğruluyordu. İlk kavanozu 30 yıllık ilaçlarla, hemen yanındakini nazar boncukları, üçüncüsünü de fabrika inşa edilirken çıkan çakıl taşları ile doldurmuş.
Anlattığı hayat öyküsünde tam bir 'istikrar' hakim. Başarılı geçen eğitim döneminden sonra girdiği Roche'da 33 yıldır kesintisiz çalışıyor.

68 kuşağından
1944 yılında Kadıköy doğumlu Yöneyman, Saint Joseph Lisesi'ni, ardından da o dönem Robert Koleji olarak bilinen Boğaziçi Üniversitesi'ni bitirmiş. "Fransa'da okuyacaktım ama Robert Kolejini kazanınca tüm planlarım değişti" diyor.
Yöneyman'ın babaannesi Türkiye'nin ilk başöğretmenlerinden Ahdiye Yöneyman. "Mükemmel bir kadındı babaannem" diyor gururla. Üniversiteden 1968 yılında mezun olan Yöneyman, "68 kuşağındanım. Ancak ılımlı ekiptendim. Bugün bakıyorum da benim ve benden önceki devre arkadaşlarımın çoğu bugün ya patron oldu ya da yönetici."
Yöneyman askerliğini iki yıl Gelibolu'da ABD Nükleer Müfrezesi'nde irtibat subayı olarak yapmış. Askerlik sonrasında önce bir ABD şirketinde iş bulan Yöneyman, altı ay çalıştıktan sonra Roche'a girmiş. İlk olarak pazarlama bölümünde çalışmış. Altı değişik kademede görev yaptıktan sonra 1981'de pazarlamanın 1991 yılında da şirketin başına geçmiş. "İstikrarlı bir iş hayatım oldu. İnsanın beklentileri ve o beklentilere ulaşmak için aynaya baktığında gördüğü şeyler önemli. Yani kendinize güven çok önemli" diyor.
Yöneyman, işten vakit ayırabildiği zamanlarda dalmaktan hoşlanıyormuş. Meditasyon gibi gördüğü sualtı ziyaretlerinde saatlerce vakit geçiriyormuş.
"Genelde Türkiye sahillerinde dalıyorum. Eskiden balık vururdum. Mesela çok sayıda ahtopot vurdum. Ancak kızım beni 'bu kadar muhteşem bir canlıyı vuramazsın' diyerek bu işten vazgeçirdi. Artık balıkları izlemeyi tercih ediyorum. Deniz dibinde kalmak büyük bir rahatlama. Dünyadan kopuyorsunuz" diyor.

Yerli Jaws ile karşılaşmış
Hedefi sualtı arkeolojisini geliştirmek ve destek vermek olan Sualtı Arkeolojisi Vakfı'nın kurucularından olan Yöneyman, sualtında heyecanlı anlar da yaşamış. Şöyle anlatıyor: "Bir keresinde Akdeniz'de nadir bulunan 'kol boyu 1 metre 75 santimetre uzunluğunda bir ahtopot'la karşılaştım. Taşın üzerinde duruyordu. Aklı başında bir insan o kadar büyük bir ahtapotu taşa yapışmışken vurmaz. Bir koluyla size dolanırsa taştan kuvvet alacağı için kurtulamazsınız. Çok büyük bir riskti. Ama vurdum."
Yöneyman ikinci tehlikeyi de Saros Körfezi'nde atlatmış. Bu anısını da "Körfezde dalarken köpekbalığı ile burun buruna geldik. Yanımıza kadar geldi. Ama bizi kovalamadı. Jaws kadar olmasa da 1.5 metre boyundaydı" diye anlatıyor.

Yöneyman şu sıralar Roche'un Gebze'deki yeni fabrika yatırımıyla ilgileniyor. Haziran ayında faaliyete girecek olan fabrikanın 85 milyon dolara malolduğunu kaydeden Yöneyman şöyle devam ediyor:
"Bu fabrika doğu Avrupa'ya da ihracat yapacak. 70 milyon kutu üretimi hedefliyoruz."
2003 yılında 280 milyon dolarlık ciroya ulaştıklarını söyleyen Yöneyman, yeni fabrikaya taşınacakları için Levent'teki tesislerin kurulu olduğu araziyi satışa çıkardıklarını belirtiyor.

Yöneyman'ın diğer bir tutkusu da fotoğraf çekmek. İki tane fotoğraf makinesi olan Yöneyman "Profesyonel değilim ama birkaç fotoğrafım şirketin takvimin-de yeraldı. Bunlardan birisi de Şeb-i Arus töreninde çektiğim fotoğraf" diyor. YASED başkanlığını devrettikten sonra yabancı sermaye hareketleriyle yakından ilgilenemediğini söyleyen Yöneyman, "Dernekte dört yıl başkanlık yaptım. Tahminimden fazla zamanımı aldı. Benim için enteresan bir tecrübe oldu. Başkanlığımda hem deprem oldu hem de iki ekonomik krize yakalandık. Seçimi ve Irak savaşını da unutmamak lazım. Hareketli bir dönemdi" diyor.
Yöneyman, yabancı sermaye konusunda ümitvar olduğunu belirterek şöyle devam ediyor:
"Hukuksal altyapıda, telif haklarında olumlu gelişmeler bekliyorum. Bir yatırımcı için mühim olan, hangi ülkede daha iyi imkânlara sahip olacağıdır. Bulgaristan ve Romanya gibi ülkeler Türkiye'den daha iyi imkânlar ortaya koyuyorsa yatırımcı hiç düşünmez. Aradaki farkı kapatmak durumundasınız. Bugün Volkswagen Bulgaristan ve Romanya'da yatırım imkânı arıyorsa ve Türkiye'de o ülkelerden çok daha fazla Volkswagen marka otomobil tüketiliyorsa, Türkiye'nin bunu düşünmesi gerekir. Tahmin ediyorum bu konuda epey yol alınacak. Türkiye'de öncelikle üzerinde durulması gereken konu turizm yatırımları. Yabancı yatırımlar açısından turizmin yanında beyaz eşya, otomotiv ve enerji sektörlerinde de hareketli günlerin yaşanacağını tahmin ediyorum."



BUSINESS


Başekonomistler, 'kriz ve kaos kapıda' diyor!
Felaketin reçetesini yazabilir misin?
'Bu kaça' diye soranı atölyeden kovuyor
'Yerli Malı Haftası'nı 70 yıl sonra Almanya'ya ihraç ettik
23 firma yer aldı, 90 yatırımcı sırada
İlk parasını deve güreşinden kazandı
Antepfıstığı hâlâ Asur'dan kalma teknolojiyle kurutuluyor
Türk sinemasına yatırım yapmanın tam zamanı
Hâlâ neşeli, hâlâ muzır
Fakir şirketlerin zengin patronları 'etik'ten söz edemez
Serbest bölgelere stopaj şoku
Sualtı ona ilaç gibi geliyor
Zeki Sayın Merkez Bankası'na mı gidiyor?
'Gölgelerin Gücü' İngilizler'in elinde
Bill Gates'in ortağı 'uzaylı' peşinde
Bu dizeller çevre dostu
Aşkolsun!
Bu telefonlar kıvır kıvır...
Şampanya değil çikolata

İtfaiyeden tilki kurtarma operasyonuİzmir’in Tire İlçesinde 30 Metrelik boş kuyuya düşen tilki 3 gün kaldığı kuyuda vatandaşların ihbarı ile İtfaiye tarafından kurtarıldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber