Geri Dön

Ahmet Bey nasıl kurtulur?

Teşvik belgeli yatırımlarda yüzde 100'ü aşan yatırım harcamalarına revize şartı getirildi





Finansal Kiralama (Leasing) bir yatırım malının, mülkiyeti finansal kiralama şirketinde kalmak suretiyle, kira karşılığında kullanım hakkının kiracıya verilmesi ve sözleşmede belirlenmişse kiralamanın sonunda sözleşmede belirlenen sembolik bir değer üzerinden kiracıya geçmesini sağlayan bir finansman yöntemi. Sembolik bedelle devrin nedeni, kira bedellerinin içinde satın alma bedellerinin dolaylı bir şekilde daha önce ödenmiş olması.
Ülkemizde finansal kiralama işlemlerinin yasal dayanağını 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu oluşturur. Vergi mevzuatımızda finansal kiralama konusunda özel hükümler bulunmadığı için geçmişte, ödenen finansal kiralama bedellerinin, finansal kiralama şirketinin düzenleyeceği faturaya istinaden bir defada mı gider yazılacağı, yoksa kira süresine eşit şekilde mi giderleştirileceği konusunda tartışmalar yaşanmıştı. Bu tartışmalar finansal kira bedellerinin, düzenlenen faturalara dayalı olarak gider yazılması uygulamasını Maliye'nin de benimsemesi ile son bulmuş, finansal kiralamaya konu varlığın ekonomik ve teknik ömrü ile ilgilenilmemişti.
Ancak finansal kiralamanın, yasal bir vergi planlama aracına dönüşmesine neden olan bu avantaj, kısa bir süre önce yapılan bir yasal düzenleme ile ortadan kaldırıldı.
4842 sayılı Kanunla (RG 24.4.2003 - 25088) Vergi Usul Kanunu'na, finansal kiralama işlemlerinde değerlemenin nasıl yapılacağını gösteren mükerrer 290'ıncı madde eklendi. Uluslararası muhasebe standartlarına uygun olan bu maddeye göre, 1.7.2003 tarihinden itibaren düzenlenen sözleşmelere aşağıdaki esaslar uygulanacak:

Kiracının aktifinde yer alacak
Yeni uygulamada finansal kiralamaya konu varlık; kiralayanın aktifinde faiz + anapara'dan oluşan bir alacak, kiracının aktifinde ise duran varlık ve pasifinde borç olarak gözükecek. Faiz ve anapara ayırımı için finansal kiralama şirketinden bilgi alınması gerekiyor.
Buna göre finansal kiralamaya konu varlık eski düzenlemenin aksine kiracının aktifinde yer alacak. Kiracı duran varlığı iz bedelle takip edecek. Eskiden bu varlıklar kiralayanın aktifinde gözüktüğü için kiracının mali tabloları gerçek durumu göstermiyordu. Yapılan düzenleme bu açıdan isabetli.
Yeni düzenlemede kiracı, gelen finansal kira faturasının tamamını "gider" yazmayıp sadece faize ilişkin kısmını gider yazacak ve faturada yazılı KDV'nin tamamını indirim konusu yapacak. Kiralayan da buna paralel olarak faturanın sadece faiz kısmını gelir yazıp, KDV'nin de tamamını "hesaplanan KDV" olarak muhasebeleştirecek.
Muhasebeleştirmede 11 seri no.lu Muhasebe Uygulama Genel Tebliği ile belirlenen yeni hesap kodları kullanılacak.
Görüldüğü üzere finansal kiralama işlemlerinde artık öncelikle sözleşmeler kayda alınacak yani sözleşmeden doğan borç ve alacaklar muhasebeleştirilecek, daha sonra gelen faturalar içerdiği faiz ve KDV ile sınırlı olarak kayda alınacak.
Kiracı, sözleşmeye istinaden aktifleştirdiği duran varlık üzerinden amortisman ayırabilecek ve yeniden değerleme yapabilecek, ancak yatırım indiriminden yararlanma hakkı eskiden olduğu gibi yine kiralayana ait olacak.
Kiralayan finansal kiralamadan doğan alacaklarını, kiracı ise borçlarını reeskonta tabi tutamayacak. Kiracının ödeyeceği kira taksitlerinin faiz kısmı, finansman gider kısıtlamasına konu olacak.
Finansal kiralama işlemleri için geçerli KDV oranlarının (esas itibariyle yüzde 1) uygulanmasına devam edilecek. Eskiden olduğu gibi finansal kira faturalarında yine anapara ve faiz toplamı üzerinden KDV hesaplanacak.
Bu yeni uygulama, sadece finansal kiralama şirketlerinden yapılacak kiralamalar için geçerli değil. Herhangi bir ticari işletme tarafından yapılan adi kira işlemi, şayet bu yasada öngörülen şartları içeriyorsa yeni hükümler uygulanacak. Ancak finansal kiralama şirketleri dışındaki şirketlerin finansal kiralama sayılan işlemleri için, indirimli KDV oranının (yüzde 1) uygulanması söz konusu değil.

Sözleşme tarihinin önemi
Yapılan değişiklikler 1.7.2003 tarihinden itibaren yapılacak finansal kiralama işlemlerine uygulanacağı için, bu tarihten önce imzalanmış sözleşmelere eski hükümler uygulanacak. Bu nedenle eski sözleşmelere ilişkin olarak 1.7.2003 tarihinden sonra düzenlenecek faturalar eskisi gibi muhasebeleştirilecek, yani fatura tutarının tamamı kiracılar tarafından gider yazılabilecek. Sözleşmenin 30.6.2003 ve daha önceki bir tarihi taşıması bu avantajdan yararlanmak için yeterli.

Yaşanmış Vergi Hikâyeleri
1997 yılında faiz gelirleri beyana tabi olduğu için Ahmet Bey, beyan sınırını aşan faiz gelirini yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan eder. İzleyen yılda, sadece tek işverenden ücret geliri elde ettiği ve beyana tabi faiz geliri bulunmadığı için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermez.
Normalde gerek olmadığı halde Ahmet Bey, tedbirli davranarak, vergi dairesine bir dilekçe verir: "1998'de beyana tabi gelirim bulunmadığından gelir vergisi beyannamesi vermeyeceğim" der.
Yıllar sonra Ahmet Bey'e iki tane vergi ve ceza ihbarnamesi gelir. Bu ihbarnamelerle adına 1998'e ilişkin olarak cezalı gelir vergisi ve ek gelir (deprem) vergisi tarhiyatı yapılmıştır. Tarhiyatın dayanağını iki adet takdir komisyonu kararı oluşturmaktadır. Vergi dairesi olayı takdir komisyonuna sevk etmiş, komisyon da hiçbir inceleme yapmadan matrah takdir etmiştir.
Ahmet Bey hatalı işlemin düzeltilmesini ve tarhiyatın silinmesini talep eder. Ancak vergi dairesi düzeltmeye yanaşmadığı için dava açar.
Yorum: Ahmet Bey'in çok açık bir şekilde haklı olduğu böyle bir olayda dava açmak zorunda bırakılması, üzüntü verici. Vergi dairesi müdürünün düzeltme yetkisini kullanarak olayı yargıya intikal etmeden çözmesi çok şık olurdu. Bu noktaya gelmesini takdir komisyonu da engelleyebilirdi. Maalesef olayımızda hiçbir merci olayı ihtilaf çıkmadan çözme pratikliğini gösterememiş.

2002/1 sayılı Yatırım Teşvik Tebliği'nde, teşvik belgesindeki yatırım tutarlarının revizesi yapılmayıp, bu husus belgenin kapatılması sırasında dikkate alınıyordu. Belgede yazılı olan destek unsurları belgelerdeki sabit yatırım tutarlarının, her yıl bir önceki yılın yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplanan değerler esas alınarak doğrudan uygulanmaktaydı.
Hazine 2003/3 sayılı Tebliğ ile bu maddeyi, değiştirerek, teşvik belgesinde yazılı sabit yatırım tutarlarında yüzde 100'ün üzerinde meydana gelen artışlar ile yüzde 50'nin üzerindeki azalışlara revize şartı getirdi. Buna göre fiili harcama tutarı belgede yazılı yatırım tutarının iki katını aştığında yatırım indirimi istisnasından yararlanabilmek için belgedeki yatırım tutarlarının fiili harcamalara göre Hazine'ye revize ettirilmesi şart. Yüzde 100'ün altındaki artışlar için revizeye gerek olmaksızın yatırım indirimi uygulanması mümkün. Bu, belgedeki yatırımın miktar ve cins olarak aynı kalması, sadece parasal değerinde artış olması durumunda geçerli. Belgede olmayan bir yatırım kalemi için indirimden yararlanabilmek, harcama artışı yüzde 100'ün altında kalsa bile ancak bu kalemin belgeye dahil ettirilmesi ile mümkün.


BUSINESS


Başkanın adamları
Turizmin ikizleri
Dokun bana
Sudanlılar 'İnşallah Bukra Magleş' diye diye ağlattılar
'Zeki, çevik, ahlaklı' ve işadamı sporcular dönemi
Unvan değişiyor... İşte o kadar!..
İlk sucumuz Hamidiye'ydi
İnşaat krize girince suda Lido markasını yarattı
Erikli, damacanada bayilikler veriyor
Şaşal, 10 yıllığına DanoneSa'nın
Finansal kiralamada yeni esaslar
Bergama'nın taşını İngiltere Kraliyet Ailesi'ne sattı
Ben bir ceviz ağacıyım tabanca kabzasında
Şimdi okullu oldular
MİT, İshak Alaton'u 'koyu pembe' yemekhane nedeniyle sorgulayınca...
araştırıp, geliştirip, satıyorlar
Mustafa Reis ağlarını attı, bekliyor
İlaçlama uçağı ve plaza satışı ilanı bile var
Ofislerde 'bumerang' var

Kıvanç Tatlıtuğ'un mangal keyfiZaman zaman sosyal medyadan paylaşımlarda bulunan oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, bu kez mangal yaparken çekilen videosunu yayınladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber