Ameliyat başarılı oldu ama maalesef hastayı kaybettik

Ameliyat başarılı oldu ama maalesef hastayı kaybettik





Mevcut kurumlar vergisi sistemimize göre, kurumlarca elde edilen ve istisna kapsamında olmayan kazançlar üzerinden yüzde 30 oranında kurumlar vergisi hesaplanmakta, ayrıca kazancın dağıtımı aşamasında, elde eden kişilerin kâr payı vergisine mahsup edilmek üzere kurum bünyesinde yüzde 10 vergi kesintisi yapılmaktadır. Kâr payı beyan edildiğinde, genel vergi tarifesine (yüzde 20 - yüzde 45 oranlarında) göre hesaplanan gelir vergisinden önce kesilen vergi indirilmekte, kalan kısım ödenmektedir. Kâr payı beyan edilmediğinde ise kesilen vergiler iade edilmemekte, nihai vergi haline gelmektedir.
Kurumlar aracılığıyla elde edilen kazançların bu şekilde kurumlar ve gerçek kişiler bünyesinde vergilendirilmesi sonucunda ortaya çıkan toplam vergi yükü yüzde 45 seviyesindedir. Daha önce yüzde 65'ler seviyesinde olan bu oran, 2003 yılı içinde yapılan bir değişiklikle azaltılarak AB seviyesine indirildi.

Ücret 12 milyar lirayı geçmeli
Kâr payları prensip olarak beyana tabidir. Ancak beyan için, elde edilen kâr paylarının brüt (vergi öncesi) tutarının belli bir haddi (2003 yılında 12 milyar lirayı) aşması gereklidir. Oysa tek işverenden alınan ücretler tutarı ne olursa olsun beyan dışıdır. Birden fazla işverenden ücret alınması halinde ise, birinci işverenden sonraki ücretlerin belli bir haddi (2003 yılında 12 milyar lirayı) aşmaması halinde yine beyanname verilmesine gerek yoktur. Çünkü ücretler üzerinden ödeme sırasında yüzde 15 - yüzde 45 arasında gelir vergisi kesilir. (Ücretlere uygulanan vergi tarifesi diğer gelirlere uygulanandan beşer puan daha düşüktür.) Yapılan bu kesinti, ücretler istisnai haller dışında beyan edilmediği için nihai vergidir. Bu durum hem ücretler üzerindeki bu oranlarda yapılan vergilemenin yeterli olmasından hem de ödeme sırasında kesilerek erkenden alınmasından kaynaklanmaktadır.
Şirket ortakları, ortağı olduğu şirketlerde yönetici olarak veya başka sıfatla bilfiil çalıştıkları takdirde bu hizmetleri karşılığında ücret alıp alamayacaklarını merak etmektedirler. Anonim şirket ortaklarının şirket için verdikleri hizmetler ve yüklendikleri sorumluluklar karşılığında bu hizmetin değeri ile orantılı bir ücret almalarına hiçbir engel yoktur.
Böyle bir ücret alan şirket ortağı da şirketin diğer çalışanları gibi bordroya girer, gerekli stopaj ve sosyal güvenlik kesintileri yapılarak, ücretin neti kendisine ödenir. Ücretin brüt tutarı ile SSK primi işveren payı gider yazılır.
Ortak aynı zamanda anonim şirketin yönetim kurulu başkanı veya üyesi ise, ayrıca makul bir huzur hakkı da alabilir veya sadece huzur hakkı ile yetinebilir. (Huzur hakları iş akdine değil vekalet akdine dayandığı için sosyal güvenlik kesintilerine tabi değildir.)
Limited şirket ortakları da, şirkette aktif ortak veya müdür sıfatıyla veya başka herhangi bir görevle çalıştıklarında bu hizmetleri karşılığında, ücret alabilirler. Bu ücret gider yazılabilir. Aynı husus komandit şirketlerin komanditer ortakları için de geçerlidir.
Anonim veya limited şirketlerin ortaklarının eş ve çocukları şirkette çalışabilirler. Ücret alabilirler, bu ücretler gider yazılabilir.

Yüksek ücret örtülü aktarım olur
Ancak gerek ortaklara, gerekse yakınlarına verilen ücretin tutarı önemli. Bunlar emsallerine göre aşırı yüksek olursa 'örtülü kazanç' dağıtımı yapıldığı kabul edilerek ücret ödemelerinin gider sayılmasının reddi durumu ortaya çıkabilir. Bu bakımdan ücret belirlenirken, o pozisyon için başka bir kişiye ne kadar ücret verilmekte veya verilebilir ise o tutarın esas alınmasına dikkat edilmelidir. Adi ortaklıklarda ve kollektif şirketlerde ortaklar, komandit şirketlerde komandite ortaklar, şirketten ücret alamazlar. Ücret alsalar ve stopajlarına katlansalar dahi bunu gider yazamazlar. Eşleri ve küçük çocukları bakımından da durum böyledir. Keza şahsi işletmelerde, iş sahibi, eşi veya küçük çocukları için tahakkuk ettirilen ücretler de gider yazılamaz.


Geçerli yasal düzenlemeye göre artık Emlak Vergisi beyannamesi verilmesine gerek yok. Ancak eskiden (2002'den önce) Emlak Vergisi mükelleflerin beyanı üzerine tarh olunuyordu. Yine eski uygulamada Emlak Vergisi, asgari beyan değerinden az olmamak üzere emlakin rayiç değeri üzerinden hesaplanmaktaydı. Şimdi rayiç değer uygulaması yok. Emlak Vergisi'ni asgari değerler üzerinden belediyeler hesaplıyor.
X AŞ. beyannamenin var olduğu 1998 genel beyan döneminde, sahip olduğu arsalar için takdir edilmiş arsa metrekare değerlerini esas alarak Emlak Vergisi beyannamesi verir ve tahakkuk eden verginin 1998 yılı taksitlerini öder.
1999 ve 2000 yıllarına ilişkin taksitleri de süresinde ödeyen mükellef, ilgili belediyenin 2001 yılı Kasım ayında, "1998 yılında verilmiş olan beyannamede olması gerekenden daha düşük asgari metrekare birim değerleri esas alınmış, Emlak Vergisi eksik ödenmiş" uyarısı üzerine önce doğal olarak şaşırır, ancak belediyeyle ilişkilerini bozmamak için talep edildiği şekilde fark üzerinden Emlak Vergisi beyannameleri verir.
Belediye bu beyannameleri alır ve fark Emlak Vergisi'ni tahakkuk ettirir, ayrıca 1998 yılı için kusur, 1999 ve 2000 yılları için ise vergi ziyaı cezası uygular. Bunlarla da yetinmez, eski taksitler için gecikme faizi hesaplar. Hiç beklemediği bu rakamları gören mükellef deliye döner, belediyeden olumlu sonuç alamayınca Defterdarlığa başvurur.
Yanıt gecikince, dava açma hakkını kaybetmemek için vergi mahkemesinde dava açar.
Defterdarlık durumu Ankara'ya sorar. Bakanlıktan gelen cevaba göre mükellefe, hiçbir yıl için ceza uygulanamayacağı, sadece gecikme faizi hesaplanması gerektiği bildirilir. En azından cezanın silinmesi için bu yazı ile belediyeye giden mükellefi bir sürpriz beklemektedir:
Açılan davada mahkeme kararını vermiştir. Hem ceza hem de faiz uygulaması yerindedir. Yani mahkeme belediyeyi haklı bulmuş ve davayı reddetmiştir.
Belediye yetkilileri, Maliye Bakanlığı'nın olumlu görüşü olsa bile yargı kararı olumsuz olduğu için düzeltme yapılamayacağı bildirir.



BUSINESS


Dikkatleri parada, kulakları klasik müzikte
Sayılar senin olsun, felsefeni anlat...
En paşa gazoz
Patronların duvarlarını süsleyen köylü çocuğu
Tüketim tapınakları hayal ve 'yıldız' dolu bir dünya vaad ediyor
Anadan üryan Naomi çekilir mi !
O, kumaşlarını piyanoda dokuyor
İş dünyasında üçüncü gurur dönemi
Herkes toplantıda efendim!
'Kaybedince uykumda bile ağlarım'
'Sizdeki mozaik yapı hiç bir yerde yok, kıymetini bilin'
Ünlüler rağbet edince Kapalıçarşı'ya nur yağdı
Ortaklar, kendi şirketlerinde bilfiil çalışıyorlarsa ücret alabilirler
1 milyar liraya terlik
Değişmeyen Türkiye ve değişen gazeteciler
'Avrupa sağlık kartı' Avrupalılar'ı kızdırdı
DVD - Çerez, gümrükçüye karşı!
Türklerin tercihi el sarımı puro
Tekel'in paha biçilmez müzesi sandıklarda çivili
Texaco'ya 1 milyar dolarlık çevre davası

HTC Vive Cosmos denedik!HTC'nin yeni sanal gerçeklik gözlüğü Vive Cosmos'u denedik. Bir önceki nesle göre çok daha başarılı olan yeni sanal gerçeklik gözlüğü HTC Vive Cosmos, artık daha kompakt ve neredeyse iki kat daha fazla çözünürlük sunuyor. Bu sayede oyunların içindeyken dış dünyadan kendinizi tamamen soyutlayabiliyorsunuz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber