Aşk istedim kriz çıktı

EDİTÖRDEN





Bu yazıyı cumartesi sabaha karşı yazıyorum. Bilgisayar virüsü Business'ın dört günde hazırladığımız tüm sayfalarını yok etti ve onları tekrar sıfırdan bir kaç saat içinde yapıp sizlere yetiştirmeye çalışıyoruz. Biraz ötemde başka bir grup arkadaşım 'aşk' üzerine çalışıyor. Malum önümüzdeki cumartesi Sevgililer Günü. Onlar da bu özel gün için ek hazırlığı içindeler.
Şubat kimilerine 'aşk'ı bize 'kriz'i hatırlatıyor. 2001 yılı şubat krizinden bahsediyorum. Hani Türkiye'nin ülke olarak iflas tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı krizden... Ankara'daki arkadaşımız Ahmet Erhan Çelik o günlerin tüm aktörleriyle konuştu. Başta dönemin başbakanı Bülent Ecevit olmak üzere hepsi köşelerine çekilmiş durumdalar. Dönemin koalisyon partileri krizin hesabını sandıkta verdi. Partiler, liderler silinip gitti. Bürokratlar ise 'zincirleme hatanın' sonuçlarına katlanıyor. Artık hiçbiri ülke kaderini etkileyecek konumda değiller. Ama hepsinin hafızasına o sıkıntılı günler ve yaşanan pazarlıklar adeta kazınmış durumda.
Bu arada Ankara'dan gelen Ecevit'in yeni çekilmiş yaşlı ve yorgun fotoğrafına bakıyorum. Hafızam beni, O'nu Ankara'daki evinde ilk ziyarete gittiğim güne götürüyor. 10 yıl öncesi. Kendi eliyle bana çay yapıyor, karşısındaki genç gazetecinin teybinin çalışıp çalışmadığını kontrol ediyor. Haber çıktıktan sonra arıyor, yeni işyerlerimde beni bulup tebrik ediyor. İyi ilişkimiz, partisi içinde kendisine muhalefet eden bir grup arkadaşıyla ilgili haber yaptığım için sona eriyor, bir daha hiç konuşamıyoruz. Ta ki 2002 Kasım seçimlerinden kısa bir süre önce CNN Türk'te E Takımı programında karşı karşıya gelene kadar. Canlı yayında dönemin başbakanına sorular soruyoruz. Sesi kısık, oldukça bitkin bir görüntü çiziyor. Ama ne zamanki sorular 'siyasete hele hele Kemal Derviş'e' geliyor Ecevit canlanıyor. Çünkü kızgın. Erken seçimin ve ufukta görünen seçim yenilgisinin sebebi olarak Derviş'i görüyor. Şubat kriziyle ilgili Ahmet'in yaptığı röportajda da ana gündem maddesi Derviş. Arkadaşımız başka sorular sorsa da O yine Derviş'i anlatıyor, kızgınlığını yenemiyor. Derviş'e gelince... Kendi deyimiyle 'Ecevit'e gençlik günlerinden itibaren saygısı ve sevgisi' büyük. Ama istifa ettiği günden beri bir daha karşı karşıya gelememiş. Türk tarihinin en büyük krizinde ekonominin dümenindeki kaptan olarak O'nun da anlatacakları var. İlerleyen sayfalarımızda geniş bir röportajını bulacaksınız. Ancak ekonominin krizden çıkması için aldığı önlemlerin, attığı sağlam temellerin ne denli doğru olduğunu yaşayarak gördük.
Bugüne gelince... Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan da programı hedeflerden sapmadan devam ettirmek için dürüst bir çaba içinde. Ama partisi AKP'de 'işe karışmak isteyen' pek çok 'abi' var. Onlara rağmen iş yapmak zor olsa da ciddiyetle çalışıyor. Seçimlere kadar 'kaynağı tam belirlenmemiş yeni harcamalar' yapmazlarsa ufukta şimdilik yeni sıkıntılar gözükmüyor. Artık krizden, kaostan sıkıldık... Aşk istiyoruz.






BUSINESS



















21 Eylül 2019 Magazin Bülteni21 Eylül 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber