Ayni sermaye koyma harçtan muaf mı değil mi?

Ayni sermaye koyma harçtan muaf mı değil mi?




Yılbaşından geçerli olmak üzere işçilerin ücretlerini etkileyen iki önemli değişiklik yapıldı. Önce Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 1 Ocak 2004 - 30 Haziran 2004 döneminde geçerli olacak asgari ücreti aylık brüt 423 milyon lira olarak belirledi.
Daha sonra da 5073 sayılı Kanunla Sosyal Sigortalar Kanunu'nda değişiklik yapılarak SSK prim taban ve tavanı değiştirildi. 1 Ocak 2004'ten itibaren geçerli yeni SSK prim tabanı aylık 549 milyon 630 bin lira ve yeni tavan ise 2 milyar 748 milyon 150 bin lira.
Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 78'inci maddesi uyarınca normalde, günlük kazançları alt sınırın (tabanın) altında olan sigortalıların günlük kazançları da prim hesabında alt sınır üzerinden dikkate alınıyor, ancak sigortalının kazancı ile alt sınır arasındaki farka ait sigorta primlerinin tümünü işverenler ödüyorlar. Yani farka ait primlerin işçi paylarını da işverenler ödemek zorundalar. Tabii ki işverenler bu madde gereğince ödedikleri primleri gider yazarak vergi matrahından düşüyorlar.
Yukarıda bahsettiğimiz 5073 sayılı Kanun'la yeni SSK prim taban ve tavanı belirlendikten başka, normalde işverenlerin ödemesi gereken farka ait primlerin 1 Ocak 2004 ile 30 Haziran 2004 tarihleri arasında Hazine tarafından karşılanacağına ilişkin geçici bir düzenleme de yapıldı. Aylık ücreti asgari ücret olan bir ücretli için bunun Hazine'ye maliyeti aylık 46 milyon 219 bin 950 lira. Yani işverenlerin ödemesi gereken bu miktardaki primi altı aylık süre için Hazine karşılayacak.

Genelge çıktı
Bu durumun Hazineye ciddi bir yük getirdiği açık. Ancak normalde 1 Nisan'dan geçerli olacak taban ve tavan artışı, artış oranı düşürülerek daha erkene çekilmek suretiyle bu yükün bir kısmı telafi edildi. Bu değişiklik yapılmasaydı, prim taban ve tavanı nisan başında artacaktı, ancak artış oranı daha yüksek olacaktı.
SSK bu uygulamayla ilgili genelge çıkardı. Buna göre,
- 1 Ocak 2004 - 30 Haziran 2004 dönemine ait fark primlerin Hazinece karşılanabilmesi için 2004 yılı ocak, şubat, mart, nisan, mayıs ve haziran dönemlerine ait prim bildirge ve belgelerinin en geç 2 Ağustos 2004 tarihine kadar verilmesi gerekiyor. (Bu vesileyle 2004 / Mayıs ayından başlamak üzere "aylık sigorta primleri bildirgesi" ile "dört aylık sigorta primleri bordrosu"nun kaldırıldığını ve bunların yerine, her ay için tek bir "prim ve hizmet belgesi" verilmesi gerektiğini hatırlatalım.)
- Aylık prim bildirge ve belgelerinin 549 milyon 630 bin liralık tabanın altında ve üstünde olan sigortalılar için ayrı ayrı düzenlenmesi gerekiyor.
- İşverenler farka ait primleri ödemeyecekleri için tabanın altında olan ücretlilerin prim belgelerinin taban üzerinden değil, normal ücretleri üzerinden düzenlemesi gerekiyor. Farka ilişkin primlerin tümünü Hazine karşılayacağından işverenlerin farka ilişkin olarak ödeme yapması gerekmiyor. Bu nedenle söz konusu tutarları muhasebeleştirmelerine gerek yok. Ancak farka ait primleri "gider" yazıp Hazine bunları karşıladığı için aynı tutarda "gelir" yazmak suretiyle de işlem yapılabilir.
- Fark üzerinden tahakkuk ettirilecek sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve sosyal güvenlik destek primlerinin hem sigortalı hem de işveren hisselerinin tamamı Hazinece karşılanacak.

Prim yükü yüksek
Reel kesim üzerindeki yükün belli bir süre ile de olsa Hazine tarafından karşılanmasını isabetli buluyoruz. Çünkü ücretler üzerindeki SSK prim yükü gerçekten çok yüksek. Bu durum kayıt dışı istihdamı teşvik ediyor. Sigorta primlerinde taban uygulaması ve farka ait primlerin işverenlerce karşılanması hususları da bunun üzerine tuz, biber ekiyor. Karışıklıklara yol açan taban uygulamasının kaldırılması, kaldırılmayacak ise en azından SSK tabanı ile asgari ücretin eşitlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bu eşitlemenin asgari ücreti artırarak yapılmayacağını biliyoruz. Tabanı birden düşürerek de bunun yapılamayacağının farkındayız. Ancak zaman içinde tedricen bu eşitlemenin yapılması mümkün. Reel kesimi rahatlatmayı düşünen Hükümetin bu konuyu değerlendireceğini umuyoruz.

5035 sayılı Kanunla Harçlar Kanununda değişiklik yapılarak anonim, hisseli komandit ve limited şirketlerin kuruluş ve sermaye artımları tapu harcının kapsamı dışına çıkarıldı. Bu nedenle birleşme, devir, bölünme ve nev'i değişikliği işlemlerinin yanı sıra kuruluş ve sermaye artırım işlemleri de harca tabi tutulmayacak.
Genel kural Harçlar Kanununun içinde bu şekilde hükme bağlandı, ancak Harçlar Kanununa bağlı tarifede buna paralel değişiklik yapılmadı. Tahminimize göre tarifede yapılması gereken değişiklik unutuldu. Böyle olunca da gayrimenkullerin sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulması işleminde tapu harcı ödenip ödenmeyeceği tereddüt konusu oldu.
Çünkü, Harçlar Kanununa ekli 4 sayılı tarifenin 20/b maddesi gereğince, gayrimenkullerin, irtifak haklarının ve gayrimenkul mükellefiyetinin sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulması işleminde Ticaret Mahkemesi'nce biçilen değer üzerinden devir alan için ve gayrimenkul devri halinde devir eden için binde 15 oranında tapu harcı ödenmesi gerekiyor. Kanunda yukarıda belirtilen değişiklik yapıldıktan sonra Kanuna ekli tarifenin 20/b maddesinin yürürlükten kaldırılması gerekiyordu. Bu yapılmayınca şimdi kanunla buna ekli tarife birbiriyle çelişir hale geldi. Bize göre, 5035 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra, gayrimenkullerin anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlere ayni sermaye olarak konulması işleminde tapu harcı alınamaz. Çünkü yeni genel kural eski özel kuralı örtülü yoldan ortadan kaldırmıştır.



BUSINESS


KRİZİN VAKTİ SAATİ GELMİŞTİ YA DA HİÇ GİTMEMİŞTİ
Aşk istedim kriz çıktı
'Kur politikasını içime sinderemedim ama, IMF'ye direnecek halimiz yoktu'
Çinli kadın, İzmirli Hipokrat'ın malzemesi ile boyunu uzatıyor
Kapalıçarşı'nın Altın Kızları
Fazla aşk müşteri usandırır
'Maaşları ödeyebilir miyiz kuşkusu vardı'
Bir haber ajansı nasıl kurtulur?
Her ilişki 'müşteri ilişkisi'ne dönüşürse etik ortadan kalkar
SSK prim ödemesinden Hazine'ye ciddi yük geldi
İngiliz, 'asaletini' tatile götürmüyor
Bir kriz yıldönümünün düşündürdükleri
Türk şirketlerine 500 milyon dolar yabancı fon buldu
Sizin oranın nesi meşhur?
Moghadam'ın acemiliği, Unakıtan'ın vergi oyunu
Tel Aviv'de bir saat
Kalaşnikof'tan patent davası
İlk satışı yapınca Fındıklı'dan Şişli'ye kadar koşarak gitti
Ünlüye sponsor ol, imaj yap

Cem Yılmaz’dan 'Karakomik Filmler' eleştirilerine yanıtKomedyen Cem Yılmaz, 'Karakomik Filmler' serisinin ilk filmleri '2 Arad' ve 'Kaçamak'ın Eskişehir’deki gösteriminde sevenleriyle bir araya gelirken, sosyal medyadan yapılan eleştirilere yanıt verdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber