Ekonomide dirsek teması

Ekonomide dirsek teması





Türkiye ile ABD, yarım yüzyılı aşan yakın ittifaklarının en zor yıllarından birini geride bırakıyor. Irak Savaşı öncesi ve sırasında yaşanan görüş ayrılıkları ve işbirliğinin iki başkentin de arzuladığı düzeyde gerçekleşmemesi, 2003'ün Ankara - Washington hattında 'sıkıntılarla dolu' geçmesine yol açtı. Ancak 2004'ün eşiğinde, bu sıkıntılar bir ölçüde aşıldı ve karşılıklı düzeyde süren bazı tatminsizlikler de son aylarda genişletilen siyasi, iktisadi ve askeri diyalog kanallarında ele alınıyor.
Türk - Amerikan ilişkilerinin önümüzdeki bir yıllık gündemi konusunda, Milliyet'in başvurduğu Türkiyeli ve ABD'li diplomatik kaynaklar, ortak bir tanımda birleşerek 2004 için 'fırsatlar yılı' ifadesini kullandılar. Ankara - Washington işbirliğinin seyrini de bu fırsatların karşılıklı olarak nasıl değerlendirileceği belirleyecek. Bu kapsamda, Irak ve Kıbrıs konuları gündemin 'en kritik' meseleleri.
Irak'ta istikrarın sağlanması, PKK'nın K. Irak'taki varlığına son verilmesi, El Kaide bağlantılı teröre karşı mesafe kaydedilmesi, İstanbul'da geçen ay meydana gelen saldırıların arkasının gelmemesi, Afganistan'daki NATO operasyonunun etkinleşmesi, Kıbrıs'ta çözüm yoluna girilmesi, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden (AB) müzakereler için 'başlama tarihi' alması ve Türk ekonomisindeki iyileşmenin, anti - enflasyonist reform çizgisinde sürmesi halinde, 2004'ün Türk - Amerikan ilişkileri açısından başlıca önemli meselelerinde 'başarı' sağlanmış olacak.

Küresel işbirliği
Washington'da görevli bir Türk diplomatı, ABD ile ilişkilerin geniş kapsamını, "Bu ilişkilere, Türkiye'nin herhangi bir ülkeyle ikili ilişkisi gibi bakmak doğru değil. ABD ile ilişki, dünya ile ilişki demek" diye tanımlıyor. Bu sözler, Ankara - Washington gündeminin 2004'te de bölgesel ve küresel işbirliği konularını ağırlıklı olarak kapsayacağına işaret ediyor.
Her iki başkentteki yetkililer, 11 Eylül saldırılarından bu yana küresel boyut kazanan terörle mücadele ile bunun sonuçları ve yan etkilerinin, Türk - Amerikan gündemini 2004'te de belirleyeceğinden eminler. Ancak Türkiye'nin AB'ye katılım müzakereleri için başlangıç tarihi alma beklentisi ve bu çerçevede Mayıs 2004'e dek, Kıbrıs'ta çözüm yolunda ilerleme sağlanması gereği de Türk - Amerikan gündeminin merkezinde olacak.
ABD'li diplomatların üzerinde önemle durduğu ve Türkiye'de genellikle yanlış anlaşıldığını savundukları bir nokta var: Washington, Ankara ile işbirliği bazında, kendisini Brüksel ile rakip saymıyor. ABD, Türkiye'nin AB'ye tam üye olmasını kendi stratejik çıkarlarına uygun buluyor ve bu yöndeki telkinlerini Avrupa nezdinde sürdürmeye kararlı. Dahası, AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlaması halinde, Türkiye'nin Washington'la daha yakın bir ilişki içine gireceği beklentisi ABD'ye egemen. ABD'li yetkililer, Türkiye ile aralarındaki 'stratejik ortaklık' kavramının içinin doldurulabilmesi ve işler kılınmasını, Türkiye'nin AB'ye katılımı ile 'alternatif değil, tamamlayıcı' bir süreç olarak algılıyorlar; AB normlarını benimsemiş, Kıbrıs meselesini çözmüş bir Türkiye'nin Washington ile 'stratejik ortaklığını' daha da güçlendirebileceğini savunuyorlar.
AB'nin Türkiye'ye katılım müzakereleri için tarih vermemesi ise kimi çevrelerde 'Türkiye'yi ABD eksenine daha fazla itebilecek bir gelişme' gibi görülse de ABD'li bir diplomata göre, "Bu olasılık, Türkiye' de milliyetçi tepkiler doğurabilir ve reform sürecine balta vurabilir. Her iki olasılık da Ankara - Washington işbirliğine olumlu katkı yapmaz.

Kıbrıs topu Ankara'da
ABD ile Türkiye arasında 2004'ün ilk önemli teması, 28 Ocak'ta Beyaz Saray'da, Başkan Bush ile Başbakan Erdoğan arasında gerçekleşecek. ABD ziyarete büyük önem veriyor ve bunun, 'Haziran'daki NATO Zirvesi'ne kadar yapılabileceklerin yol haritasının belirleneceği, somut kararların alınacağı bir buluşma' olmasını istiyor.
Beyaz Saray görüşmesinin başarısını doğrudan etkileyebilecek konu ise Kıbrıs. Annan Planı bazında müzakerelerin bir an önce başlamasını isteyen Washington, KKTC seçimlerindeki sonucu 'çözüm yanlılarının başarısı' saydı ve bu sonuçla, Kıbrıs 'topunun artık tümüyle Ankara'da olduğu' kanısında.
Bush yönetimi, Ankara'nın hazırladığı belirtilen 'yeni çözüm paketi' konusunda şimdiden çekinceli. KKTC lideri Rauf Denktaş'ın 'Annan Planı intihardır' sözüne büyük tepki duyan Washington, Türkiye'nin 'Annan Planı'nı temel almayan bir alternatif paket sunmasının zaman kaybı olacağı' inancında. ABD'nin isteği, Türkiye'nin 'Annan Planı çerçevesinde hızla müzakereye oturulması için' KKTC yönetimini ikna etmesi.
28 Ocak'ta, Kıbrıs müzakereleri yeniden başlamış ya da başlamasına karar verilmiş olursa, Bush - Erdoğan görüşmesinin başarı şansı artacak. Aksi takdirde, ABD Başkanı'nın Kıbrıs konusunda Türk Başbakanı'na "Mayıs 2004 tarihi geldiğinde, Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün nedeni Türk tarafı olarak görülürse, AB'yle masaya oturmanız imkânsızlaşır. Zaman aleyhinize işliyor" mesajını vermesi bekleniyor.
Öte yandan, Türkiye'nin Kıbrıs'ta çözümü kolaylaştırıcı adım atması halinde, bunun ABD Kongresi'nin Türkiye'ye bakışında da çok olumlu etki yapacağı kesin.

Irak belirleyici olacak
Saddam Hüseyin'in yakalanması sonrasında Irak'ta istikrarın sağlanıp sağlanamayacağı ve Iraklılar'ın siyasi egemenliklerini devralması sürecinde yaşanacaklar, Ankara - Washington ilişkilerini birinci derecede etkileyecek. Bu kapsamda Türkiye açısından iki temel mesele, PKK'nın bölgedeki varlığına son verilmesi ve Irak'ın toprak bütünlüğünü tehdit edecek gelişmelerin önlenmesi.
ABD'nin, Irak'taki PKK'lılara karşı, Eve Dönüş Yasası'nın süresinin dolacağı şubat ayından sonra bir operasyon düzenlemesi gündemde. Washington, Irak Kürtleri ile ilişkilerini ve PKK'lılarla çatışmanın olası sonuçlarını da hesaba katarak bu konuda yavaş davransa da Ankara'ya "PKK'nın bölgeden temizleneceği" yönünde kesin taahhüt vermiş durumda.
Öte yandan, Yeni Irak'ın oluşumunda Kürtler'in ve İslamcı Şiiler'in nasıl bir rol üstleneceği de Ankara'nın yakın takibinde olacak. Irak'ta İslami bir rejim tercihi Şiiler'in bastırmasıyla hakimiyet kazanırsa, Kürt partilerinin birlikten kopmaları ve tümüyle özerk bir hükümet kurmaları olasılığı var. Böyle bir gelişme, Türkiye ile ABD ilişkilerini de olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.

AKP ve TSK ile ayrı ayrı
Türk - Amerikan ilişkilerinde, 2004'ün en önemli olaylarından biri, NATO Zirvesi'nin haziranda İstanbul'da toplanacak olması. ABD, bu zirveyi Türkiye için, hem AB, hem de İslam dünyası nezdinde bir tür 'vitrine çıkma' fırsatı sayıyor. Bush yönetimi zirvenin başarısı ve zirve vesilesiyle, Türkiye'nin örnek nitelikli bir demokratik Müslüman ülke olduğunun dünyaya hatırlatılması için Ankara ile işbirliği yapmayı öneriyor. Kıbrıs ve Irak konularında Ankara - Washington ilişkilerinde ciddi pürüzler yaşanmaz ise Başkan Bush'un NATO Zirvesi'nin hemen öncesinde Ankara'ya resmi bir ziyaret yapması da gündeme gelecek.
Washington, AKP hükümeti ile ilişkilerini iyi götürmeye, 'İslami kökenden gelen bir siyasi yönetim ile ortak bir söylem tutturabildiğini ve yakın işbirliği yapabildiğini' diğer Müslüman ülkelere gösterebilmek açısından özel önem veriyor.
Öte yandan, ABD ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkiler, 2003'te, 1 Mart tezkeresi, Süleymaniye olayı ve Irak'ta Türk askeri istenmemesi nedeniyle darbe yedi. Washington, geçen ayki Yüksek Düzeyli Savunma Grubu Toplantısı'nın iki ülkenin askeriyeleri arasındaki kırgınlığın aşılmasına yaradığını düşünüyor. Ancak Türk Genelkurmayı'nın 'askeri teknoloji transferi' talebinin Washington tarafından reddedilmesi ve Irak ile Kıbrıs konularındaki görüş ayrılıkları, askeri ilişkilerde tortu bırakıyor.

Türk - Amerikan iktisadi ilişkileri, son birkaç yıldır olduğu gibi IMF destekli reform programına paralel işleyecek. AKP'nin bu performansını destekleyen Washington, 8,5 milyar dolarlık krediyi de IMF'nin gözden geçirme dönemlerine uyumlu şekilde kullandırmaya hazır. Krediye ilişkin anlaşma metninde, Ankara'nın kaygılarını giderecek bir değişikliğin yapılması, Washington tarafından benimsendi. Söz konusu değişiklik, Kongre kararı ile belirlenen ve yasa hükmü taşıyan "Kredi, Türkiye Irak'a tek taraflı olarak müdahale etmediği sürece verilir" koşulunu ortadan kaldırmayacak, ancak Ankara'nın krediyi kullanırken olası eylemleri konusunda bir taahhütte bulunmadığını yansıtacak.
Aralıkta toplanan Ekonomik Ortaklık Konseyi'nde, ABD tarafı, Nitelikli Sanayi Bölgesi Projesi'ne Türkiye'nin de dahil edilmesi konusunu yeniden Kongre'nin dikkatine getirmeyi kabul etti. Ancak tekstil ürünlerinin, kapsama alınması yönündeki ısrarın, Kongre'de kabul görmesi zor.
Türkiye'deki Amerikan yatırımlarının artırılması ise ancak problemli sözleşmelerin çözüme kavuşturulması ile mümkün. Washington, Türk tarafına sunduğu öneriler listesinin önümüzdeki günlerde Ankara'dan olumlu yanıt alması ve problemli sözleşmelerin tahkime gidilmeden çözülmesi umudunda. Öte yandan, Türkiye'nin, Irak'taki ihalelerde öncelikli ülkeler listesine alınması, inşaat projelerinde Türk şirketlerinin şansını artırıyor.





BUSINESS


Annus Mirabilis
Gelenek olacak, gelecek konuşulacak
'Rahat' bir iç ve dış siyasi ortam zor
AKP rejimi değiştirmeye kalksa içinden parçalanır
Gidişat iyi, bir de cebe yansırsa!
ABD, AB'nin alternatifi değil
Avrupa için tarih, ya çıkarsa?
Doların üzerindeki gölge: ABD'nin dev dış açığı
Kıbrıs ve AB sorunlarına piyasalar hazırlıklı...
IMF'yle 2004'te anlaşma bitecek, ilişkiler en hafif maddeyle sürecek
'Stratejik yatırımcı, kreditör yabancı ve mutlaka Türk ortak'
Enflasyonda hedef '12'
Mucize temennisi ile gidiyor
Gerçek kâr için savaşacaklar
Bankacılığın itibarı için sorumluluk almaya hazırlar
Asiye değil ama, Türk Lirası kurtulacak
Faiz tamam ama asıl getiri borsada olacak
Eurobond artık riskli görünüyor
Bireysele 400 bin katılımcı bekleniyor
AB - Türkiye ilişkileri referans olacak
Holdingler iyimser! Ama...
Elektrikte üç yıllık tarife, enflasyonsuz fiyat dönemi
'Umutsuzluk inşaatına' 2004'te bir tuğla daha
İhracat pistinin yıldızı otomobil
Anneciğim Çinliler geliyooor!
Telekom'da 'tekelsiz' yıla giriyoruz
2004'te 54 milyar dolar ciro bekliyor
Turizm, 'daha iyi bir yıl' bekliyor
Yeni yılda yeni türler iyi para kazandıracak
2004 'kurşun geçirmez' bir yaşam arayışının ve duyguların yılı olacak
Her 'gayrimenkul'ün bir numarası olacak
İstikbalimdeki zerzevat
Yolsuzlukta kılıçlar çekilecek
Vergide yeni yasal düzenlemelere dikkat
Kamuflaj hallerden feminen hallere

14 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber