Hayal ve eğlence pazarlıyor

Büyüsü Bozulan Dünyayı Büyülemek





Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren üreticilerin hedefi daha ucuza, daha çok kişiye ürün ve hizmet pazarlamak oldu. Bu amaçla fabrikalar sürekli bir biçimde verimliliklerini artırmanın ve maliyetleri düşürmenin yollarını aradılar.
Günümüzde ürün adetleri ve çeşitlerindeki artış insanların tüketebilme kapasitesini aştığı için, üretici firmalar yeni pazarlar ve yeni tüketici segmentleri bulmakta zorlanmaktalar. Ürünler ve hizmetler sundukları fayda bazında çoğu kez birbirinin aynı olduğu için ayrışmaları mümkün olmuyor. Pazarlama dünyası da ürünleri cazip kılabilmek ve fark yaratabilmek için, onları ışıltılı dünyalar içine yerleştirerek sunmaya çalışıyor.
Işıltılı dünyaların ana vatanı Amerika. Tüm dünyaya ABD'nin ihraç ettiği dev alışveriş merkezleri aslında pek çok çeşit ürünü aynı çatı altında sunan tüketim tapınakları durumunda. İnsanların, boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla gittikleri, günün her saatinde ışıl ışıl, canlı ve renkli bu mekanlar her şeyden önce bir eğlence merkezi işlevini sunuyor. Her yaş grubu alışveriş merkezlerine gitmek için kendine uygun bir ziyaret gerekçesi buluyor. Dış dünyadan kopup, uzun saatler alışveriş merkezlerinin hareketi içinde insanlar, dolaşarak, yemek yiyerek, sinema izleyerek, vitrinlere bakarak, kafelerde oturarak ve biraz da alışveriş yaparak vakit geçiriyorlar.

Gerçek artık heyecan vermiyor
Bu düzenli, yapay, ışıltılı ve zengin cennetten çıkınca dış dünyanın sorunları, kötü hava koşulları daha da rahatsız edici oluyor. Bu yüzden, Ritzer'in Büyüsü Bozulan Dünyayı Büyülemek kitabında dediği gibi artık dünyanın kendi gerçekliği insanlara yeterince heyecan verici gelmiyor. Yaşamlarının her alanında bu merkezlerin sunduğu insan eliyle düzenlenmiş sürprizi daha az, standartları her yerde aynı olan mekan ve hizmetleri tercih eder hale geliyorlar.
Dünyanın her yanında açılan restoran ve kafe zincirleri, alışveriş merkezleri Amerikan film endüstrisi de bu talebe uygun hayaller ve yıldızlarla dolu bir dünya vaad ediyor. Starbucks, McDonald's, Burger King, Kentucky Fried Chicken, Pizza Hut, Hard Rock Cafe vb. yalnızca kahve veya hamburger değil Amerikan rüyası ve hep aynı standardı garanti ettiği için tercih ediliyorlar. Hayvanları çizgi karakterlerden tanıyan ve yaşam hakkındaki görüşlerinin bir bölümünü Hollywood filmleri aracılığıyla belirleyen çocuklar, gerçek yaşamdan da aynı parlaklığı bekliyorlar.

Disney, herşeyi satın alıyor
Işıltılı markaların en başarılılarından birisi olan Disney seksendört yıldır dünyaya hayaller ve eğlence pazarlıyor. 1919 yılında Walt Disney'in yarattığı Disney, kendisini 'kaliteli eğlence ve bilgi sunan bir kuruluş' olarak tanımlıyor. Disney, portföyündeki ABC televizyonu, 59 radyo istasyonu, Touchstone Television, Buena Vista Productions, Fox Kids, Disney Channel, Disney Channel International, Toon Disney gibi kitlelere ulaşan dev kuruluşlar, çeşitli web kuruluşları, ve 'online ticaret' şirketleriyle bir medya devi durumunda.
Kendi 'Eğlence Stüdyoları'nda, binlerce uzun metraj çizgi film, televizyon yapımı, müzik kaydı, tiyatro oyunu ve müzikal üretiyor.
Filmlerinin büyülü ortamını yaşatabilmek amacıyla açılan Disney Park ve Tatil Köyleri (California'daki Disneyland, Florida'daki Disney World, Paris'teki Eurodisney) milyonlarca kişi tarafından ziyaret ediliyor. Asya'daki büyük talebe cevap verebilmek amacıyla kurulmuş Tokyo Disneyland'den sonra 2005 yılında Hong Kong'daki merkezi açmaya hazırlanıyor. Disney tatil ve eğlence anlayışını lüks yolcu gemilerine de taşıyan Disney Cruise Line Florida'dan çeşitli mekanlara rüya deniz yolculukları pazarlıyor.
Disney kendi ürünlerini Disney mağazalarında satıyor. Ayrıca şirketin karakterlerini ve tüm zihinsel sermayesini de dünyanın dört bir yanındaki üreticilere, show dünyasına, perakendecilere ve yayıncılara kiralayarak milyarlarca dolarlık gelir elde etmeyi başarıyor.

28 milyar dolarlık marka değeriyle dünyanın en değerli yedinci markası olan Disney sinema, müzik, tatil, eğlence, yemek ve alışveriş ögelerinin tümünü son derece başarılı bir biçimde yönetiyor.
Yaklaşık 20 yıldır Michael Eisner kontrolünde olan kuruluş sürekli bir biçimde büyüyor ve Disney Eğlence Parkları, Disney Mağazaları ve milyonlarca dolarlık filmleriyle dünyanın her yanına ışıltılı Amerikan rüyası ihraç ediyor.

Kaybetmekten nefret ediyor
1984 yılından beri The Walt Disney Company'nin Başkanı olan Eisner Hollywood'un en korkulan yöneticilerinden birisi. Rakiplerine karşı olan acımasızlığı ve eğlence dünyasının politikalarını çok iyi bilmesiyle de ünlü olan Michael Eisner dokunduğu herşeyi altına dönüştürebilen bir iş adamı.
İş hayatına 1966 yılında NBC Stüdyolarında başlayan 1942 doğumlu Eisner, ABC ve Paramount gibi dev kuruluşlarda hızla yükselmesinin ödülünü Disney'de aldı.
Disney'i yılda 25 milyar dolarlık satış rakamlarına ulaştırmayı başarırıken, kendi servetini de milyar dolarlar düzeyine taşıdı. Yalnızca 1997 senesinde şirketteki hisselerinden elde ettiği
565 milyon dolarlık kazançla, bir yöneticinin kazanabileceği rekor rakamlar arasında tarihe geçmeyi başardı.

Ritzer'in kitabı, pazarlama endüstrisinde çalışan, çalışmayan herkes için düşündürücü yüzlerce kıvılcım sunuyor.
Hiper tüketim çağını ve modern dünyanın tekdüzeliğini gözler önüne seren Ritzer, tüketim araçlarını elinde bulunduranların, sonsuz bir tüketimi körükleyebilmek için, dünyayı eğlenceli kıldıklarını ortaya koyuyor. İnsanlar herşeyin simule edildiği sanal ortamlarda eğlence, spor, alışveriş hatta eğitimi dev bir gösteri biçiminde yaşıyor.
Tüketim çılgınlığı ve Amerikanlaşma doğanın ve insanlar arasındaki sıcak ilişkinin yerine geçerek, sürekli bir biçimde gerçek zevkine sahip olabilmek olduğunu vurguluyor. İnsanlar hakiki olmayana alışırken, gerçekliğin giderek yok oluşuna kayıtsız kalıyor, ilgilenmiyor hatta bu yok oluştan hoşlanmaya başlıyor. Kamusal ayrım bulanıklaşıyor, özel yaşama ait bilgiler bile dev eğlence kültürünün parçası oluyor. Tüketim araçları evleri istila ediyor, kaçacak yer kalmıyor.

  • 1937'de ilk konulu çizgi film çalışması olan Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler büyük bir tanıtım ve promosyon kampanyası eşliğinde piyasaya sunuldu.
  • 1954'de Disneyland ABC televizyonunda haftalık dizi yayınına başladı. 1955 yılında California'daki Disneyland açıldı. Walt Disney Productions şirketin yüzde 34.5'ini satın almak için 500 bin dolar ödedi.
  • 1971 yılında Walt Disney World açıldı.


  • 1983'de Tokyo Disneyland açıldı ve Disney Channel yayına başladı. 1984'de Michael Eisner dönemi başladı.
  • 1987'de Amerika'daki ilk Disney Store açıldı.
  • 1989'da DisneyMGM Stüdyoları açıldı.
  • 1992'de Disneyland Paris açıldı.
  • 1993'de Disney Miramax Film'i satın aldı.


  • 1994'de Disney tarihinin en karlı yapıtı olan The Lion King (Aslan Kral) gösterime girdi. Broadway'da Güzel ve Çirkin müzikaliyle ilk kez sahnelere de el atmış oldu. Disney Parkları 'bir milyarıncı ziyaretçisiyle' tanıştı.
  • 1996'da ABC Televizyonunu satın aldı. 'Disney.com'u lanse etti.
  • McDonald'sla 10 yıllık bir pazarlama ortaklığı anlaşması imzalayarak Mc Donald's restoranlarıyla Disney film lansmanlarını ve Disney eğlence parkları konseptini birleştirdi.
  • 1997'de Aslan Kral Broadway müzikali altı Tony Müzik ödülü kazandı.
  • 1998'de Disney Cruise Line ilk yolculuğuna başladı.
  • 1999'da Walt Disney Television Studio, Buena Vista Television Productions ve ABC Prime Time birleşerek ABC Entertainment Television Group'u oluşturdular.
  • 2000'de dünyanın dev oyuncak üreticisi Hasbro Inc.'le işbirliği anlaşması imzaladı.
  • 2001'de Pearl Harbor filmi 450 milyon dolarlık gelir elde etti. Pamuk Prenses'in DVD'si çıktığı ilk gün 1 milyon adet satıldı.
  • 5 Aralık 2001'de Walt Disney'in 100. doğum yılı kutlandı
  • 2002'de Kellogg's'la çıkardığı yeni kahvaltılık ürünü dünyanın en büyük lansmanlarından biri oldu ve ilk üç ayda rakibinin yıllık satışına erişti
  • NBA'le senede finaller de dahil 100'den fazla maç yayını yapabilmek için özel bir anlaşma imzaladı.
  • Lilo ve Stich ilk üç günde 35 milyon dolar ve yalnızca Amerika'da 150 milyon dolarlık bir hasılat elde etti.




  • BUSINESS


    Dikkatleri parada, kulakları klasik müzikte
    Sayılar senin olsun, felsefeni anlat...
    En paşa gazoz
    Patronların duvarlarını süsleyen köylü çocuğu
    Tüketim tapınakları hayal ve 'yıldız' dolu bir dünya vaad ediyor
    Anadan üryan Naomi çekilir mi !
    O, kumaşlarını piyanoda dokuyor
    İş dünyasında üçüncü gurur dönemi
    Herkes toplantıda efendim!
    'Kaybedince uykumda bile ağlarım'
    'Sizdeki mozaik yapı hiç bir yerde yok, kıymetini bilin'
    Ünlüler rağbet edince Kapalıçarşı'ya nur yağdı
    Ortaklar, kendi şirketlerinde bilfiil çalışıyorlarsa ücret alabilirler
    1 milyar liraya terlik
    Değişmeyen Türkiye ve değişen gazeteciler
    'Avrupa sağlık kartı' Avrupalılar'ı kızdırdı
    DVD - Çerez, gümrükçüye karşı!
    Türklerin tercihi el sarımı puro
    Tekel'in paha biçilmez müzesi sandıklarda çivili
    Texaco'ya 1 milyar dolarlık çevre davası

    Şahan Gökbakar: Ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin!Şahan Gökbakar, sosyal medya hesabından paylaştığı video ile son dönemde kendisine gelen eleştirilere ilginç bir gönderme yaptı.

    İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

    Sıradaki Haber