IMF'nin dört seçeneği

Başbakan'ın Denktaş tepkisi 4 bin 700 işçiye yaradı





Maliye Bakanlığı'nın Uludağ Eğitim Tesisleri'nde toplantıya katılanlar anlattı; Maliye Bakanı Kemal Unakıtan kürsüye çıktı ve şöyle konuştu:
"Başbakan 'IMF'den nasıl kurtuluruz, sıkıntı var' diyor. Bununla ilgili çalışma yapın, rapor hazırlayın. Gerekirse ben sizi Başbakan'a çıkarırım. Biz bir aileyiz, bu söylediklerim gizli kalacak."
Unakıtan'ın sözünü ettiği rapor geçen hafta 13 Nisan çarşamba günü açıklandı. Açıklama bir basın toplantısıyla ya da yazılı olarak yapılmadı. Haberi Anadolu Ajansı geçti ve ulusal düzeydeki hemen hemen bütün gazetelerde de yayınlandı. Milliyet okuru haberi gazetenin 14 Nisan tarihli nüshasında "Türkiye 20 yılda kumarhane kapitalizmine sürüklendi" başlığıyla okudu.
"Kamu açıklarının azaltılmasına yönelik model önerisi" başlıklı rapor önemli ama hikâyesi belki daha önemli. Rapor, Maliye Teftiş Kurulu'nda iki müfettiş tarafından kaleme alındı, 18 Nisan 2003'te Maliye Bakanı'na iletildi. Bakan Unakıtan raporu Başbakan Tayyip Erdoğan'a iletirken, saklanması kararı alındı.
Raporun kaleme alındığı dönem ABD'nin Irak'a girdiği döneme denk düşüyor. Hatırlanacağı üzere o dönem Türkiye'nin savaştan zarar göreceği, ciddi ekonomik sıkıntılarla karşılaşacağından endişe edilerek milli dayanışma tahvilleri, savaş tahvilleri, altın sertifikaları gibi öneriler tartışılıyordu. Raporda bu tür seçenekler de değerlendirilirken, önerilen model, IMF destekli programlarda "telaffuz edilmesi bile yasak" kabul edilen kısa vadeli sermaye hareketlerinin, mevduatın, döviz tevdiat hesaplarının yüksek oranda vergilendirilmesi, kambiyo ve kâr transferine tahditler getirilmesi, Hazine kağıtları üzerinden vergi alınması gibi unsurlar üzerine kuruldu.
Maliye Teftiş Kurulu'nda hazırlanan raporun fikri temelleri geçen yıl mart başında Uludağ'da bir hafta süren toplantıda oluşturuldu. Kamu mali yönetimi ve Teftiş Kurulu'nun yeniden yapılandırılmasını tartışan müfettişler, toplantının son gününde Unakıtan'ı dinlediler. Unakıtan, Başbakan'ın IMF sıkıntısını bu toplantıda aktardı.

Rapor kapışıldı
Edindiğimiz bilgilere göre rapor gazetelerde yayınlandıktan sonra çok sayıda kamu kuruluşundan, milletvekilinden ve üniversiteden talep geldi. Talep listesine baktığımızda Merkez Bankası Meclis'i, Hazine Basın Müşavirliği, Dünya Bankası gibi kuruluşlar ile Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinin bulunması dikkatimizi çekti. Maliye Teftiş Kurulu'na yöneltilen soruların rapordaki "20 yılda 200 milyar doların yurtdışına gittiği" tezine odaklanması da ayrıca ilginç bulduk. Bu verilerden ne tür sonuçlar çıkar?

IMF'siz projeler
AKP'nin ekonomi kurmayları ve belli bir grup teknisyenin ilginç sohbetlerine tanık olduk. Sohbetlerin başlıca iki konusu var: Birincisi IMF'siz nasıl devam edilir? İkincisi de Türkiye kendi kaynaklarını nasıl yaratır?
Her iki soruya karşılık ilginç projeler konuşuluyor. Merkez Bankası'ndaki işçi dövizlerinin kaynak haline getirilmesinden, bedelsiz özelleştirmelere kadar pek çok fikir üzerinde duruluyor. Anlaşılan yıl sonuna doğru, yani IMF'yle stand - by'ın süresi tamamlanırken, pek çok model önerisi gündeme gelecek.

Üç yıllık stand by düzenlemesinin süresi önümüzdeki yıl 2 Şubat'ta dolacak. IMF'nin Washington'daki merkezinde de "Türkiye ile ilişkiye devam edilecek mi, ya da nasıl devam edilecek" soruları yoğun biçimde sorulmaya başlandı. IMF yetkililerinden edindiğimiz bilgilere göre henüz literatür ve veri toplama aşamasında kabul edilen çalışmalar dört seçenek üzerinde yoğunlaştı. Seçenekler şöyle:
1- Stand - by tekrarlanır. IMF 2005 - 2008 dönemi için Türkiye düşük ama belli miktarda mali destek sağlar.
2- Stand - by'ın süresi dolar, yeni bir düzenleme yapılmaz. IMF - Türkiye İlişkisi yıllık konsültasyon seviyesine indirilir.
3- 1998 - 2000 döneminde uygulanan yakın izleme programı benzeri "program sonrası izleme" (post monitoring program) düzenlemesi yapılır. IMF ilişkilerine girildiği gibi çıkılmanın yöntemi aranır. IMF herhangi bir mali kaynak temin etmezken, izleme istişari düzeyde tutulur.
4- Önleyici stand - by (precautionary stand - by) adı verilen yeni bir düzenleme formatı devreye girer. IMF mali destek sağlamaz ama olası kriz ve benzeri durumlar için (özellikle ödemeler dengesi sorunlarını gidermeye yönelik) belli büyüklükte fonun hazır tutulacağı taahhüt edilir.

Başbakan özel kalemi sabah saat 11:00'de Türk - İş'i aradı: "Sayın Başbakan bugün saat 14:30'da Türk - İş Başkanı'nı ziyaret etmek istiyor." Türk - İş yöneticileri mecburen bu talebi kabul ederken Denktaş ile Erdoğan arasındaki köşe kapmaca oyunundaki rollerini de öğrenmiş oldu.
Erdoğan "Git Kıbrıs'ta konuş" diyerek KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a iki hafta önce tavır almıştı. Denktaş geçen hafta perşembe günü saat 15:30'da TBMM kürsüsüne çıkıp konuşmaya başladığında, başbakan Meclis'te değil Türk - İş başkanının odasındaydı. Başbakan Denktaş'ı Mecis'te dinlemek istemedi; ama bu defa da Türk - İş yönetiminin istekleriyle yüzyüze kaldı.
Türk - İş yöneticilerinden edindiğimiz bilgilere göre Erdoğan özelleştirme mağduru 4 bin 700 işçinin kamuda yeniden işe yerleştirileceği ve kararnamenin ilk Bakanlar Kurulu gündemine getirileceği sözünü verdi. Görüşme bitti, Türk - İş Başkanı gecikmeli de olsa Meclis'e giderek Denktaş'ı dinledi.



BUSINESS


Bakana, Başbakan'a önceden veri bildirmek yok
Editörden
Markanızın çizgi roman olacak ruhu var mı?
120 bin kadının patronu
'Kurtaran' işadamları
Pazarlamaya 'cenin'ken başlıyor
'Üç katı maaş veriyorum, gel'
125 bin dolarlık yardıma 11 milyon dolarlık reklam
Koç, Sarayköylü Filiz'i İstanbul'a getiriyor!
Sakıp Sabancı'dan iş etiği dersleri
Kipa'yı sattı, şimdi Tekel'i Koreli'ye Piyango'yu İtalyanlar'a satmak istiyor
Halka açık şirketler bu yıl neden kâr dağıtmadı?
'Laz inadı' ile ortaya çıkan futbol markası borsaya geliyor
Başbakan, IMF'ye alternatif rapor istedi
'Uzayda arsa' satılıyor
Çiftçi prens iş konuşmaya geliyor
Bir karpuzun içindeki düşünceler
Yıldızların saç modeli sokağa taştı
Ne olacak bu Mıcrosoft'un hali?

7 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber