'Kumrular yemiş'

'Kumrular yemiş'




Halen yıllık gelir vergisi beyan döneminin içinde bulunuyoruz. Beyannamelerin verilmesine 1 Mart'ta başlandı, süre 15 Mart Pazartesi günü sona erecek. Ancak beyan süresi bitmeden zor durumda olduğunu belirterek vergi dairesine yazılı olarak başvuranlara, beyannamelerini vermek üzere 31 Mart akşamına kadar ek süre tanınabiliyor.
Beyan süresinin uzatılması ödeme süresini uzatmıyor. Tüm mükelleflerin gelir vergisi birinci taksidini 31 Mart akşamına kadar ödemeleri zorunlu. Beyannameye ilişkin damga vergisinin de birinci taksitle birlikte ödenmesi gerekiyor. Verginin ikinci taksidinin ise temmuz ayı içinde ödeneceğini şimdiden söyleyelim.
Biz bugünkü yazımızda 2003 yılına ilişkin gelirlerin beyanıyla ilgili gördüğümüz aksaklıkları paylaşmak istiyoruz. Bunların bir kısmı mevzuattan kaynaklanan aksamalar, diğeri ise vergi dairelerinin mükelleflere yaptığı telkinler (!)

'Aalmayın' demiyor
Beyannamelerini vergi dairesine götüren mükellefler bu yıl sürpriz bir uygulamayla karşılaştılar.Düşük kazanç veya zarar beyan edildiği gerekçesiyle vergi daireleri tarafından kabul edilmedi. Mükellefler vergi dairesinin kapısından geri çevrilip beyanlarını gönüllü olarak artırmaya zorlandılar.
Bu olayı duyduğumuzda önce inanamadık. Bu gerçek olamazdı. Çünkü beyan sisteminde mükellefçe verilen beyannamenin kabul edilmemesi diye bir kavram yoktu. Ancak yaptığımız araştırmada bunun maalesef gerçek olduğunu üzülerek gördük. Baskı uygulaması öylesine yaygındı ki, yansıyan tepkiler nedeniyle İstanbul Defterdarlığı vergi dairelerine bir tamim yayımlamak zorunda kalmıştı. Ancak tamim ilginçti. Vergi dairelerine bunu yapmayın demiyor, aksine özetle 'ikna yöntemini kullanın, düşük beyan veya zararın inceleme gerekçesi olduğunu belirtin, ısrar eden mükelleflerin beyannamelerini alın' diyordu. Artık bundan sonrası için yorum yapamıyorum.
Bu baskılar nisanda başlayacak kurumlar vergisi beyan döneminde yapılırsa mükellef - vergi dairesi ilişkisi daha fazla tahrip edilir ve mali literatüre 'gönüllü vergi baskısı' adıyla yeni bir kavram kazandırırız.
2003 yılından itibaren başlayan yeni beyan sisteminin bizce aksayan yönleri şöyle:
Kar paylarının beyan durumu, kar payının kaynağını oluşturan kurum kazancının hangi yılda elde edildiğine ve istisna veya normal kazanç (kurumlar vergisine tabi tutulmuş) olup olmadığına göre değişiyor. Bu nedenle uygulamada çok fazla karışıklık yaşandı. Birçok kişi kar payı beyanlarını hatalı yaptı.
Teknik detayına girmek istemiyoruz. Ancak kısaca, kaynağını istisna kaynaklı 1999 - 2002 yıllarına ilişkin kazancın oluşturduğu kar paylarında hesaplanan vergiden net kar payının 1/9'u kadar indirim yapılmasına rağmen, kaynağını söz konusu yıllara ilişkin normal kurum kazançlarının oluşturduğu kar paylarında kar dağıtımı sırasında fiilen kesilen verginin mahsuba konu edildiğini belirtelim. Eskiden kaynağı ne olursa olsun bütün kar paylarında vergi alacağı adıyla net kar payının 1/5'i kadar götürü bir vergi mahsubu yapılmaktaydı.
Kar payını elde eden kişiler bunun kaynağını, vergi kesilip kesilmediğini kolay kolay bilemeyecekleri için yeni sistem uygulanamaz. Hatalı beyanlar kaçınılmazdır. Zaman geçirilmeden eski sisteme dönülmelidir. Ancak kar dağıtım stopajı düşürüldüğü için vergi alacağının da 1/5 yerine 1/9 olarak uygulanması isabetli olur. Tek işverenden alınan ücretler tutarı ne olura olsun beyan dışıdır. Birden fazla işverenden ücret alınması halinde ise, en yüksek ücretten sonraki ücretlerin 12 milyarı (2004'te 14 milyarı) aşması koşuluyla, en yüksek ücret dahil tüm ücretlerin beyanı zorunludur. Bu sistem haksızdır. En yüksek ücret, kaç işverenden ücret alınırsa alınsın mutlaka beyan dışı olmalıdır.
2003 yılından itibaren beyan sınırının hesabında gelirler brüt tutarlarıyla değil, her türlü istisna, gider ve indirim düşüldükten sonraki tutarlarıyla dikkate alınacaktır. Bu husus kamuoyuna yeterince anlatılamadığı için hatalı uygulamalar oldu.
"Beyan sınırı (2003 için 12 milyar) düşüktür. Önceki yıllarda menkul sermaye iratları ile kira gelirleri için ayrı beyan sınırı uygulanırken, 2003'ten itibaren sınır teke indirilmiştir. Bu sınırın artırılması gerekir.
Vergi kesintisi ve istisna uygulamasına konu olmayan gelirler için öngörülen 600 milyon liralık sınır da çok düşüktür. Konut kira gelirleri için geçerli olan istisna tutarı (2003 için 1,5 milyar lira ) da düşüktür. İstisnanın düşüklüğü çok yoğun bir kesimi vergi kapsamına almaktadır. Birçok kişi konuyu bilmediği için beyanname vermeyerek risk altına girmektedir. Emlak vergisindeki gibi tek konuta istisna getirilmesi bizce daha anlamlıdır.

YAŞANMIŞ VERGİ HİKÂYELERİ
Anadolu'da turne yapan hesap uzmanları hububat ticareti ile uğraşan bir tüccarı incelemeye alırlar. İnceleme sonucunda buğdayda önemli bir kaydi envanter noksanı tespit edilir. Yani kayıtlarda varolan mallar stokta yoktur. Bu durum, ya stokun yanlış sayılmasından ya da dönem içinde bir kısım malın faturasız satışından kaynaklanmış olabilir. Uzmanlar farkın nedenini sormak üzere mükellefi davet ederler.
Önce stokların doğru sayılıp sayılmadığını sorarlar. Mükellef stokların doğru olduğunu söyleyince, bu ifadeyi tutanağa geçirirler. Daha sonra buğdayda fark çıktığını söyleyip, bunun faturasız satışlardan mı kaynaklandığını sorduklarında mükellef şu açıklamayı yapar:
"Efendim, biz buğdayı üstü açık kamyonlarla satın alırız. Kamyonlar alış sırasında tartıya üzerindeki kumrularla birlikte girdiği için, kumruların ağırlığı da tartılır. Yani biz aslında daha az buğdayı depomuza koyarız. Fark biraz önce anlattığım gibi kumruların ağırlığından kaynaklanır. Ha bu arada kumrular boş durmayıp hem tartı esnasında hem de tartıdan çıktıktan sonra sürekli buğdaydan yerler. Farkın bir kısmının da kumruların kursağındaki buğdaydan kaynaklandığını sanıyorum."



BUSINESS


2005'te vanayı açıp petrolle yıkanacaklar
İş, aşkı döver mi?
Kardak Kayalığı'na çıkan SAS komandosu reklam işine girdi
Dedenin, çatı katındaki makinesinin tozunu alıp Hobby'yi yarattılar
Garanti'nin 58 yıllık hikâyesi
Nejat Eczacıbaşı: Beceriksiz akrabalara iş teslimi hatadır
Sultanahmet'e uzun bir süre daha uğramayacak
aflotoksinli biberi, Avrupa'ya satamıyor, bize yediriyorlar
Dizi içinde reklam dönemi başlıyor
Özelleştirmeden hükümete 'Telekom gecikebilir' notu
'Doctoğ Reno Paği'yi, Fransız asistanın aşkı Türkiye'ye getirdi
Literatüre 'gönüllü vergi baskısı' diye bir 'kavram' kazandıracağız
Klasikler İsviçre'den trendy'ler Hong - Kong'dan
Bush da, Demokrat aday Kerry de 'Kafatası ve Kemikler' üyesi
Bir oyun çıkardı, hayatı değişti
Diyarbakır'dan geçen yol
Bürokrasi İngilizler'e 30 milyar sterline maloldu
Soyadı 'Hantal' ama işte hız şampiyonu
Dijital Oyuncaklar
'Sinek kaydı' tıraş artık yetmiyor

21 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber