Reji idaresi zamanından kalma makina bile var

400 milyarlık Cemal Tollu





Türkiye hazinelerine sahip çıkamayan bir ülke. Bunun onlarca ibretlik örneği sayılabilir. Anadolu'nun binlerce yıllık tarihinin en muhteşem, en paha biçilmez örnekleri yağmalanır, kimsenin kılı kıpırdamaz... Tarumar olur, çürümeye terkedilir, çare bulunmaz. Törene, şatafata bulunur, kazıya, müzeye para bulunmaz. Neresinden baksanız sıkıntılı bir durum.
Belki biliniyor, belki bilinmiyor. Tekel'in hazinelerine getirmek istiyoruz sözü. Şu sıralar özelleştirilmesi gündemde olan bu kurumun elinde, gerçekten de 'paha biçilmez' sanat eserleri, resim koleksiyonları, hat sanatının nadide örnekleri, Türkiye sanayileşmesinin bütün önemli duraklarını yansıtan eski, müzelik makineler var. Ama nerede biliyor musunuz? Sandıklarda. Çünkü sergilenecek bir müze yok!
Aslında Tekel'in bir 'Tütün ve Sigara Müzesi' var. Tekel, kapanan fabrikalarından asırlık makineleri toplayarak bir müze açmış. Tekel ve tütünle ilgili eski belgeler ve mamul örnekleri de bu müzede. Fakat bu müze bugün sandıkların içinde. Yanlış anlamadınız, sandıkların içinde. Bu nedenle de gezilemiyor.
Osmanlı'dan kalma Cibali Sigara Fabrikası'nda yer alan bu müze, bina Haliç Üniversitesi'ne devredilince, sandıklara konarak Maltepe Sigara Fabrikası'na taşınmış. Belki de dünyada benzeri olmayan bu müzeyi oluşturan tarihi eşya ve belgeler, sandıkların içinde gün ışığına çıkacakları zamanı bekliyorlar.

Genel müdür bina arıyor
Tekel Genel Müdürü Sezai Ensari, müze için Ortaköy Paşa Limanı'ndaki tarihi taş tütün deposunu gözüne kestirmiş. Sultan 2'nci Mahmut döneminde tavla (at ahırı) olarak inşa edilen bu muhteşem yapı, daha sonraki yıllarda tütün deposu olarak kullanılmış. Özelleştirme İdaresi tarihi yapıyı 5.5 trilyona satışa çıkarmış, fakat alıcı bulamamış. Eğer özelleştirmeden kurtarılabilirse, sandıklar içinde uyuyan Tekel Müzesi yeniden sergilenecek. Ayrıca Tekele ait yüzlerce bina, fabrika ve atölyeden toplanmakta olan antika eşya ile sanat eserleri de bu yapıda muhafaza altına alınacak. Böylece ülkemiz, dünyada benzeri olmayan bir Tütün ve Sanat Müzesi'ne kavuşacak.
Ensari'nin verdiği bilgiye göre Tekel'in elindeki 'antika' değerindeki eserlerin sayısı bini buluyor. Yağlı boya resimlerin büyük bir kısmı genel müdürlük binasında. Kalanı da toplanıyor. Daha sonra hepsi bir müzeye yerleştirilecek. Tabi bina sorunu çözülebilirse. Çalışmaları sürdüren Genel Müdür Ensari, "Tekel'in kökü 1862 yılına dayanıyor. Çeşitli illerdeki fabrikaları ile idare binalarında, geçmiş yıllardan, hatta Osmanlı döneminden kalma, antika değerinde makineler, büro eşyaları, mobilyalar ve hatta yağlı boya resim gibi sanat eserleri var. Yeni mamulleri halka tanıtmak amacıyla reklamlar yapılmış. Yeni mamullerin etiketlerini, basında yayınlanan reklamları devrin ünlü sanatçıları hazırlamış. Bunların hepsi birer eser" diyor.

İhap Hulusi'nin eserleri de Tekel'de
Tekel'e hizmet veren sanatçıların başında ünlü grafik sanatçımız İhap Hulusi geliyor. Cumhuriyet döneminin ilk grafik sanatçısı olan İhap Hulusi'nin, 1930 lu yıllarda başlayıp hayatının son yıllarına kadar Tekel için yaptığı çalışmaların en ünlüsü Kulüp Rakısı'nın etiketi. İhap Hulusi, bu çalışmasında kendi resmi ile devrin ünlü şairi Fazıl Ahmet Aykaç'ın resmini kullanmış. Tekel, Kulüp Rakısı'nın etiketi olarak bugün hala İhap Hulusi'nin bu eserini kullanıyor. Eserin orijinali ise Tekel Müzesi'nin öteki eserleri ile birlikte yeniden sergileneceği günleri bekliyor.

1930 yılların ressamları
Cumhuriyet yönetimi 1930'lu yıllarda devrin ünlü ressamlarını görevlendirerek resim yapmaları için Anadolu'ya göndermiş. Anadolu'ya her yıl yapılan bu resim gezilerini de o devrin Tekel, Ziraat Bankası, İş Bankası gibi önde gelen kuruluşları finanse etmiş. Bu gezilerde yapılan resimlerde o kuruluşların malı olmuş. Devlet, bu şekilde sanatı ve sanatçıyı desteklemek istemiş.
Tekel'in elinde o dönemde yapılan pek çok yağlı boya tablo var. Cemal Tollu, Şeref Akdik, Kadri Atamal, Hikmet Onat, Kemal Zeren, Ayetullah Sümer, Hamit Görele, Turgut Zaim, Halil Sözel, Saip Tuna, Şevket Dağ gibi ünlü sanatçılarımızın pek çok tablosu Tekel'in sanat hazinesini oluşturuyor. Bu hazine içinde Bülent Ecevit'in annesi Fatma Nazlı Ecevit'in de eserleri var.
Türk resim sanatının Cumhuriyet'in ilk yıllarından bu yana süregelen gelişim çizgisini Tekel koleksiyonunda izlemek mümkün. 1928 yılında Ankara Etnoğrafya Müzesi'nde sergi açan 'Müstakil Ressam ve Heykeltraşlar Grubu', bu grubu izleyen 'D Grubu', 1940'larda kurulan 'Yeniler Grubu', Yeniler'den sonra ortaya çıkan 'Onlar', 1959'da kurulup 1963'de dağılan 'Yeni Dal Grubu', 60'lı yılların ilk yarısında ortaya çıkan 'Siyah Kalem Grubu', günümüzün sanatçıları.. Hepsi Tekel koleksiyonunda yer alıyor.
Sezai Eensari, yeni müze projesini gerçekleştirmeyi başarırsa, bunların hepsi Tekel binalarındaki odalardan, koridorlardan çıkarak sanatseverlerle buluşma şansını yakalayacak.
Tekel, Cumhuriyetin ilk yıllarında edindiği sanat sevgisini bugün de sürdürüyor. Tekel Genel Müdürlüğü'nün altındaki galeride sürekli resim sergisi açılıyor. Tekel, 1987 yılından bu yana her yıl düzenlediği resim yarışması ile hem sanatçıları ödüllendiriyor, hem de resim koleksiyonunu zenginleştiriyor.

19 yüzyılda Osmanlı'nın, dış borçlarının faizini bile ödeyemez duruma düşmesi sonucu, devlet gelirlerine el koymak için alacaklı devletlerin kurduğu Düyun - u Umumiye İdaresi'nin kurduğu Reji İdaresi zamanından kalma makinalar daha sonraki yıllarda yenileri ile değiştirildikçe, bunlardan bazıları muhafaza altına alınır. Reji İdaresi'nden kalan mamul örnekleri ve arşivde saklanan evraklar ile bu eski makinalar, Tekel Müzesi'nin temelini oluşturuyor. Tekel'in koruma altına aldığı eski makinalarla, tütün ve sigara teknolojisinin zaman içindeki gelişmesini izlemek mümkün oluyor.
Yeni Tekel Müzesi açıldığında, Reji İdaresi döneminden kalma teneke sigara kutuları, 1989 yılında kurulan Milli Bira ve Mechroubat Fabrikası'nın hisse senetlerini, 1930' yıllarında 150 kuruşa satılan Yaluva Rakısı'nı, sıhhat ve vitamin deposu Tekel Malt Hülasası'nı görmek mümkün olacak.

Tekel Genel Müdürlüğü'nde Cemal Tollu'nun 170 X 200 ebadında dev bir eseri var. Tollu'nun, Anadolu'da düzenlenen resim gezilerinden birinde yaptığı 'Bağbozumu' isimli bu eserinin önünde Genel Müdür Sezai Ensari'nin resmini çekerken, değerini öğrenmek istedik. Tekel Basın Müşaviri, Ressam Ekber Yeşilyurt, tam bir değer biçmenin mümkün olmadığını belirterek eserin değerini 400 - 500 milyar lira olarak tahmin edildiğini belirtti. Bu eser gibi büyük ölçüleri ile (206 X 300) dikkat çeken bir başka eser de
Fatma Nazlı Ecevit'in 1954 yılında yaptığı resim de Tekel'in elinde.




BUSINESS


Dikkatleri parada, kulakları klasik müzikte
Sayılar senin olsun, felsefeni anlat...
En paşa gazoz
Patronların duvarlarını süsleyen köylü çocuğu
Tüketim tapınakları hayal ve 'yıldız' dolu bir dünya vaad ediyor
Anadan üryan Naomi çekilir mi !
O, kumaşlarını piyanoda dokuyor
İş dünyasında üçüncü gurur dönemi
Herkes toplantıda efendim!
'Kaybedince uykumda bile ağlarım'
'Sizdeki mozaik yapı hiç bir yerde yok, kıymetini bilin'
Ünlüler rağbet edince Kapalıçarşı'ya nur yağdı
Ortaklar, kendi şirketlerinde bilfiil çalışıyorlarsa ücret alabilirler
1 milyar liraya terlik
Değişmeyen Türkiye ve değişen gazeteciler
'Avrupa sağlık kartı' Avrupalılar'ı kızdırdı
DVD - Çerez, gümrükçüye karşı!
Türklerin tercihi el sarımı puro
Tekel'in paha biçilmez müzesi sandıklarda çivili
Texaco'ya 1 milyar dolarlık çevre davası

Türkiye: Mektup çöpe atıldı, yanıtı Barış Pınarı HarekâtıCNN Türk'e konuşan Cumhurbaşkanlığı kaynakları, ABD lideri Trump'ın diplomatik nezaketten yoksun mektubunun reddedildiğini söyledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber