Geri Dön

Yeni para en çok yaşlıları yoracak

Hem psikolojimiz hem de itibarımız düzelecek





Bankaların otomatik para çekme makinelerinin Türkiye için bol sıfır alacak şekilde özel olarak yapıldığını biliyor muydunuz? Ya da hesap makineleri de yine bizim için bol sıfırlı hale geldiğini... Türkiye'nin ilk bütçesinin 113,4 milyon lira, 2004 bütçesinin ise 161 katrilyon lira olduğunu biliyor muydunuz? Dünyanın en değersiz parasına sahip olursanız bu kadar yüksek rakamlara, özel hesap makinelerine yabancı değilsiniz demektir.
Son 23 yıldır bir kuşak paradaki sıfırları sayarak büyüdü. Sıfırlar artarken, 'Bunları nasıl sileceğiz' tartışması da hiç bitmedi. Bir önceki Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, yeni banknotların hazırlandığını ve örneklerini cebine dolaştırdığını söyledi ama bankadaki ömrü sıfırları atmaya yetmedi.

Önce enflasyon yenilecek
Sıfırlarla birlikte yüksek enflasyonun izlerini silmek de Süreyya Serdengeçti'ye nasip oldu. 'İstikrar sağlanana kadar bir yere gitmem' diyecek kadar inatçı olan Serdengeçti belli ki enflasyonun tek haneye düşürülmesi planlanan ve paradan altı sıfır atılacak olan 2005'e Merkez Bankası'nın başında girmek istiyor. 2004 ise enflasyona son darbe vurulurken, altı sıfırsız paraya geçiş için hazırlık yılı olarak geçecek.
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti Türkiye en erken 2005'te paradan altı sıfır atmayı planlıyor. İsmi Yeni Türk Lirası olacak yeni paralarda en büyük banknot 50 ve 100 lira olacak.Yuvarlamadan kaynaklanacak enflasyonu engellemek için Yeni TL ile mevcut banknotlar en az bir yıl birlikte tedavül edilecek ve çift etiket sistemi uygulanacak.

Üç yıllık geçiş süreci
Paradan altı sıfır atıldıktan sonra 1 milyon liralık banknot 1 lira, 5 milyon liralık banknot 5 lira, 10 milyon liralık banknot 10 lira, 20 milyon liralık banknot da 20 lira olacak. Bu birimler metalik para olarak dolaşıma çıkacak. Dolaşımda altı küpür olacak.
Yasa taslağına göre, adaptasyon için iki - üç yıllık bir süre öngörülüyor. Adaptasyon süresince banknotlar renk desen ve kağıt olarak bugünkülerle aynı olacak. Kolay tanınması açısından şimdiki banknotlar sadece sıfırı atılmış olarak basılacak. Merkez Bankası, başlangıçta yeni banknotlar çıkarmayı, "Türk halkının parayı rengine ve şekline bakarak ayırt etmesi" yüzünden sakıncalı gördü. Merkez Bankası, sıfırı atılmış Yeni Türk Lirası banknotlarının örneklerini de bastı ve kalıplarını hazırladı.
İki - üç sene sürecek olan adaptasyon süresinin tamamlanmasından sonra Merkez Bankası, piyasaya kağıdı, baskısı, deseni tümüyle yenilenmiş yeni banknotlar çıkaracak. Bu yeni banknotlarla birlikte paradaki 'Yeni' sözcüğü atılacak ve isim tekrar 'Türk Lirası' olarak kullanılacak.
Bütün bunların olması için Hazine'nin, Maliye Bakanlığı'nın ve bankaların yapacağı işler var. Daha önemlisi, hükümetin ve Meclis'in yapacağı işler var. Bunların en önemlisi altı sıfır atılması için gerekli yasanın çıkartılması. Bunun için de siyasi irade gerekli. Hükümet bu konuda çok istekli. Çünkü paradaki sıfırlardan kurtularak tarihe enflasyonun izlerini silmiş bir hükümet olarak geçmek istiyor.

Türkiye'nin önümüzdeki yıl en çok konuşacağı konuların başında lirada yapılacak "sıfır tasarrufu" gelecek. Hesap makineleri üzerindeki yükü hafifletmesi dışında ne gibi kolaylıklar sağlayacağı, ne gibi sorunların bizi beklediği bugüne kadar fazlaca tartışılmadı.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Haydar Akyazı'nın hazırladığı "Türk Lirası'ndaki Sıfırlar ve Paradan Sıfır Atılması" konulu araştırması "sıfır atılması kolaylık sağlayacak" söyleminin çok ötesinde bir anlam taşıdığını gösteriyor. Çünkü paradan sıfır atılmasının geniş kapsamlı istikrar programının ayaklarından sadece biri. Ekonomide psikolojik olarak da önemli bir fayda sağlaması beklenen paradan sıfır atılması olumlu ve olumsuz gelişmeleri beraberinde getiriyor.

Dünyadaki başka örnekler de dikkate alındığında, paradan sıfır atmayla ilgili beklenen olumlu sonuçlar şunlar:

  • Anlamsız hale gelen rakamlar, daha anlaşılır hale gelecek. Böylece ticari faaliyetlerde yapılan hesaplama işlemlerinden kaynaklanabilen hatalar ve zaman kaybı önemli ölçüde azalacak.
  • Ticari işlemlerle ilgili faaliyetler kolaylaşacak. Böylece ticari faaliyetler daha hızlı gerçekleşebilecek.
  • İnsanların "güçlü paraya sahip olma" duygusu, onların ekonomi politikalarına ve kurumlara olan güvenini arttıracak. Böylece insanlar ileriye daha güvenle bakabilecek; ekonomik faaliyetlerinde daha uzun vadeli ve güvenle hareket edecek. Bunun en önemli sonucu üretimin artması olacak.
  • Ülkenin iç ve dış dünyadaki ekonomik saygınlığı önemli ölçüde artacak. TL hem ülke içerisinde hem de ülke dışında talep edilebilir hale gelecek. Zaman içerisinde TL, özellikle Türkiye'nin içerisinde yer aldığı bölgede rezerv para özelliğine sahip olabilecek.
  • Para basımında ortaya çıkan maliyetlerde önemli tasarruflar sağlanacak.
  • Muhasebe kayıtları kolaylaşacak.


  • Pratik ve psikolojik açıdan yaratması muhtemel olumlu sonuçlar yanında Türkiye'yi olumsuz sonuçlarla da karşılaşabilir. Bunlar da şu şekilde özetlenebilir:
  • İnsanların harcama yapma eğilimini artırabilir.
  • Yaşlı insanların yeni para birimine uyum sağlaması zor olabilir. (Fransa buna örnek olarak gösteriliyor.)
  • Kendini fakirleşmiş hisseden zengin insanlarda depresyon yaratabilir.
  • Uygulama başarısız olursa, ulusal paraya olan güven iyice yok olabilir. Brezilya ve Arjantin bu duruma en taze örnekler olarak verilebilir.
  • Yeni para ile eski para birimlerinin birbirine dönüştürülmesinden kaynaklanan bir takım sorunlar olabilir.
  • Fiyat yuvarlamalarının yukarı doğru yapılması enflasyonu daha da artırabilir. Ayrıca, yeni para birimiyle fiyatlar olduğundan daha düşük olarak algılanacağından, satıcılar arasında biraz daha "zam" yapmak duygusu hakim olabilir.


  • Fiyat yuvarlamalara en iyi örnek Avrupa Birliği'nin euroya geçmesi sırasında yaşanan gelişmeler verilebilir. Avrupa ülkeleri euro'ya geçerken, Türkiye'de de sıfırsız paraya geçişte yapılacağı gibi çifte etiket kullandı.
    2005'te Türkiye'de hem bugünkü TL hem de altı sıfırsız Yeni Türk Lirası (YTL) birlikte kullanılacak. Yani mağazalarda her iki paraya göre de etiket olacak.
    Avrupa ülkeleri de euro'ya geçerken bir süre etiketlerde hem euro hem de kendi ülke para birimlerini kullandı. Bu sırada fiyatlar euro olarak yuvarlanırken yükselirken, ücretlerdeki yuvarlama aşağı doğru gerçekleşti.
    Alman Focus Dergisi'nin euroya geçişten bir gün önce ve bir gün sonra karşılaştırarak hazırladığı analizde Almanya'da marketlerde fiyatların yukarı doğru yuvarlanması nedeniyle yükseldiğini gösterdi.
    Bir litre sütü 0.73 euroya alan Alman vatandaşları ortak paraya geçtikten bir gün sonra marketlere 0.75 euro vermek zorunda kaldı. Kurşunsuz benzin 0.91 eurodan 0.93 euroya, 1 litre şarap 13.42 eurodan 13.52 euroya tırmanmıştı.

    'Migrene asprin'
    Belçika'da da tüketici haklarını koruyan ve fiyatları denetleyen "TestAchats", yaptığı bir araştırma euro sonrasında fiyatların ortalama yüzde 7 arttığını göstermiş. Yunanistan'da da aralarında çok uluslu firmaların bulunduğu bazı şirketler aşırı fiyat artışlarına gidince Atina devreye girmek zorunda kalmış. Ancak Yunanistan hükümetinin aldığı önlemler daha sonra "Migreni aspirinle tedavi etme" olarak değerlendirilerek eleştirilmiş.

    Aslında Türkiye'nin yabancı olduğu bu konu hakkında oldukça tecrübeli ülkeler var. En tecrübelileri ise Brezilya ve Arjantin. Brezilya 1965 yılından bu yana parasının adını beş kez değiştirmiş ve altı tane sıfır atmış. Arjantin'in attığı sıfırların sayısı 10'u bulmuş. Bu başarısız denemeler yönetimlere olan güvenini zedeledi. Parasından üçer üçer olmak üzere 6 tane sıfır atan Yugoslavya da yaptığı denemelerde başarılı olamadı. Ne zamanki Hırvatistan, Bosna - Hersek, Sırbistan, Yugoslavya'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti o zaman ekonomi ve siyasi alanda istikrarı yakaladı.
    Ukrayna, İsrail ve Bulgaristan ise başarılı ülkeler arasında. 1996'da parasından beş sıfır atan Ukrayna Karbovanet olan para biriminin adını Hryvnia ile değiştirdi. Dolara karşı istikrar kazanan Hryvnia sayesinde ülke hiperenflasyondan kurtuldu. Ancak Ukrayna'nın asıl istikarı, siyasi ve ekonomik yönden bağlı olduğu Rusya'nın toparlanmasıyla birlikte sağladığını hatırlatmak gerekiyor.
    İsrail de eylül 1985'te uygulamaya konulan geniş kapsamlı ekonomik istikrar programında eski para birimi olan Şekalim'den üç sıfır atıldı ve paranın ismi Yeni İsrail Şekel'i olarak değiştirdi. Bulgaristan ise Türkiye'de de bir ara tartışılan para kurulu sistemine Haziran 1997'de geçti ve 1000 Bulgar Levası 1 Alman Markı'na eşitlenerek paradan üç sıfır atıldı. Bulgaristan 1997'de yüzde 2 binlere varan enflasyonunu 2000 yılında yüzde 10'lara düşürdü.
    Paradan sıfır atılması konusunda en başarılı örnekler ise Almanya ve Fransa.

    Almanya sıfır atılmasında başarıyı yakalayan en iyi örnek. Her iki dünya savaşından sonra da hiperenflasyonla karşılaşan Almanya çareyi I. Dünya Savaşı'ndan sonra sıfırların ağırlığında kurtulmakta buldu.
    Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Haydar Akyazı'nın araştırmasına göre, 1923 yılında Alman Merkez Bankası (Reichsbank) piyasaya altın karşılığı banknot sürmekten vazgeçmesiyle birlikte hiperenflasyonla karşı karşıya kaldı ve markın çok değersiz bir para birimi haline geldi. Yakın zamana kadar Türkiye'de dolarla birlikte yastık altında tutulan para olan mark o dönemde öyle değersiz hale geldi ki Alman ev hanımları sahibi oldukları marklarla odun almak yerine sobada yaktı. Yine o dönemde milyarlık banknotları taşımak için pazara bavulla çıkan Alman vatandaşları dönüşte sadece bir pazar filesini doldurabiliyordu.
    Kasım 1923'te parasal reform yapmaya karar veren Almanya piyasaya "Reichsmark" adıyla tedavüle para sürer ve yeni para biriminden 12 sıfır birden atar. Alman hükümeti aynı anda üç konuda önlem alır; İlki, yeni para biriminin istikrarlı olacağı konusunda güvence verilmesi, ikincisi emisyon (basılan para miktarı) miktarına sınırlama getirilmesi ve son olarak da enflasyonun en önemli kaynağı olan işletmelere kredi verilmesinin durdurulması. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra da karaborsacılık nedeniyle sıkıntılı günler geçiren Almanya, bu dönemde de "Reichsmark"ı "Deutschemark" ile değiştirdi, ancak sıfır atmadı.

    Taze örneklerden biri de kuzey komşumuz Rusya... 1998 ortalarında patlak veren Asya krizinden ağır yara alan Rusya'da 1992'de başlattığı ekonomik programın tamamlayıcısı olarak görülen para reformunu Ocak 1998'de gerçekleştirdi.
    Ruble'den üç sıfır atan Rusya, rublenin yüzde birine eşit olan 'kapik'i (kuruş) de tekrar piyasaya sürdü. Böylece 1992'de yüzde 2 bin 525 olan enflasyon 2000'de yüzde 20'lere gerildi. Ancak Rusya'da enflasyonun düşmesindeki başarının asıl nedeni paradan sıfır atılması değildi. Rusya istikrarı 1999'u 2000'e bağlayan gece yakaladı. Söz konusu gece Rusya eski Devlet Başkanı Boris Yeltsin ani bir kararla görevini Vladimir Putin'e bıraktı. Putin "oligark" denen özelleştirme zengini kapitalist vurguncuların üzerine giderek "batar" denen ülkede ciddi bir siyasi istikrar sağladı. Bugün ülkenin en zengin işadamlarından biri olan Kodorkovski'nin hapse girmesi bile Rus ekonomisini krize sokmadı. Fransa'da olduğu gibi Rusya da paradan sıfır atılmasının arkasında yatan en önemli unsurun siyasi ve ekonomik istikrar olduğunu gösteriyor.

    Komşumuz Yunanistan bugün bizi kat be kat aşan ekonomik performansını Avrupa Birliği'nin "maddi ve manevi" yardımlarına borçlu olsa da geçmişte paradan sıfır atmak zorunda kalan ülkelerden biri.
    Milliyet Gazetesi yazarı Sami Kohen, Yunan parasının bol sıfırlı günlerine tanık olan isimlerden biri. 1960'lı yılların başında Kıbrıs'a gitmek için Yunanistan'dan geçmek zorunda olan Kohen sık sık bu ülkeyi ziyaret eder. Ülkeye girişte Yunan Drahmisi almak için verdiği dolarlar karşısında kendisine bir bavul dolusu Yunan Drahmisi verirler. İlk gördüğünde gözlerine inanamadığını söyleyen Kohen daha sonraki gidişlerinde tecrübe kazandığı için artık yanında para için bir çanta taşımaya başlar. Kohen'in aktardığına göre o dönemde Yunanistan sokaklarında herkes çantayla dolaşıyordu. Bugün Yunanistan yüzde 2 - 4 arasında gezinen enflasyonla AB'nin kolları arasında güçlü bir ülke olarak yoluna devam ediyor.

    Para biriminde artan sıfırlardan kurtulan bir başka gelişmiş ülke ise Fransa oldu. Çinhindi ve Cezayir'deki sorunlar nedeniyle iç savaşa doğru sürüklenen Fransa'da kurulan 5. Cumhuriyet'in hükümet başkanlığına getirilen Charles de Gaulle, aldığı siyasi kararlar yanında ekonomik alanda başarılı olabilmek amacıyla Fransız Frankı'ndan iki sıfır attı. Parasının ismini değiştirmemesine karşın aldığı ekonomik tedbirlerle birlikte de Gaulle döneminde Fransız ulusal ekonomisi en parlak günlerini yaşadı. Ekonomistlere göre, Fransız örneği, altyapısı oluşturularak ve istikrarlı bir ekonomi sağlanarak paradan sıfır atılmasının ne kadar önemli olduğunu gösteren bir örnek olarak ezberletilmeli...



    BUSINESS


    Annus Mirabilis
    Gelenek olacak, gelecek konuşulacak
    'Rahat' bir iç ve dış siyasi ortam zor
    AKP rejimi değiştirmeye kalksa içinden parçalanır
    Gidişat iyi, bir de cebe yansırsa!
    ABD, AB'nin alternatifi değil
    Avrupa için tarih, ya çıkarsa?
    Doların üzerindeki gölge: ABD'nin dev dış açığı
    Kıbrıs ve AB sorunlarına piyasalar hazırlıklı...
    IMF'yle 2004'te anlaşma bitecek, ilişkiler en hafif maddeyle sürecek
    'Stratejik yatırımcı, kreditör yabancı ve mutlaka Türk ortak'
    Enflasyonda hedef '12'
    Mucize temennisi ile gidiyor
    Gerçek kâr için savaşacaklar
    Bankacılığın itibarı için sorumluluk almaya hazırlar
    Asiye değil ama, Türk Lirası kurtulacak
    Faiz tamam ama asıl getiri borsada olacak
    Eurobond artık riskli görünüyor
    Bireysele 400 bin katılımcı bekleniyor
    AB - Türkiye ilişkileri referans olacak
    Holdingler iyimser! Ama...
    Elektrikte üç yıllık tarife, enflasyonsuz fiyat dönemi
    'Umutsuzluk inşaatına' 2004'te bir tuğla daha
    İhracat pistinin yıldızı otomobil
    Anneciğim Çinliler geliyooor!
    Telekom'da 'tekelsiz' yıla giriyoruz
    2004'te 54 milyar dolar ciro bekliyor
    Turizm, 'daha iyi bir yıl' bekliyor
    Yeni yılda yeni türler iyi para kazandıracak
    2004 'kurşun geçirmez' bir yaşam arayışının ve duyguların yılı olacak
    Her 'gayrimenkul'ün bir numarası olacak
    İstikbalimdeki zerzevat
    Yolsuzlukta kılıçlar çekilecek
    Vergide yeni yasal düzenlemelere dikkat
    Kamuflaj hallerden feminen hallere

    Bakan Soylu CNN TÜRK'te Elazığ'da yaşananları anlattıİçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CNN TÜRK ekranlarında Elazığ depremi sonrası bölgedeki son durumla ilgili bilgi verdi. Bakan Soylu, "45 vatandaşımızı sağlıklı bir şekilde göçük altından çıkardık. Şu anda enkaz altında 3 vatandaşımız var." dedi.

    İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

    Sıradaki Haber