Gündem
21.12.2012 - 02:30 | Son Güncelleme: 21.12.2012-2:30

Engel değil ‘farklılık’

2006 yılından beri görme engelliler için sesli kitap üreten GETEM’in görme engelli direktörü Yılmaz, “Körlük ya da sağırlık tıpkı sarışın, esmer olmak gibi bir farklılık. Engelli bunu farklılık olarak kabullenmeli” diye konuştu

Sitene Ekle

CEREN BÜYÜKTETİK

Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde kurulan ve 2006 yılından bu yana görme engelliler için sesli kitaplar üreten Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Merkezi’nin (GETEM) görme engelli direktörü Engin Yılmaz, “Körlük ya da sağırlık tıpkı sarışın, esmer olmak gibi bir farklılık olabilir. Engelli kişi durumunu bir eksiklikten çok farklılık olarak kabullenmeli” diyor.
Engin Yılmaz’la Türkiye’de engelli olmayı konuştuk. Bir görme engellinin yaşamındaki en temel problemlerden birisinin okuyamamak olduğunu belirten Yılmaz, yayınevlerinin çıkarttığı her kitabın görme engellilere uygun formatını da hazırlaması gerektiği görüşünde.
Böylelikle görme engellilerin de herkes gibi kitapçıya gidip istediği kitabı okuma hakkına sahip olacağını vurgulayan Yılmaz, “Böyle bir hakkımız var, ancak ne yazık ki erişimimiz yok. Erişilebilirlik herkesle aynı anda erişebilmek demektir. Okumak, oy kullanmak bunlar herkese eşit olarak verilmiş “anayasal” haklardır. Ancak erişilebilir olmadığı için engelli kişiler haklarından faydalanamıyorlar. Herkesin haklarından eşit olarak yararlanabilmesi için ‘evrensel tasarım’ ilkesi benimsenmeli. Görme, işitme, konuşma, yürüme engelli farketmez, herkes açısından erişilebilir olmalıdır” diye konuşuyor.

Sosyal düzen engelli
Görme engelli demek yerine özellikle “kör” sözcüğünü tercih ettiğini belirten Yılmaz bunun nedenini de şöyle açıklıyor:
“Çünkü bireyi engelli kılan toplumsal düzenleme ve önyargılar. Türkiye’de ne yazık ki tıbbi model ön planda. Bu modele göre eksiklik bireydedir ve rehabilite edilmesi gerekir. Ancak sosyal model bireyi engelli hale getirenin sosyal düzen olduğunu savunur. Körlük ya da sağırlık tıpkı sarışın, esmer olmak gibi bir farklılık olabilir. Körlerin çoğunlukta olduğu bir mahallede yaşadığınızı düşünün. Herşey braille alfabesi ile yazılı ve gece olunca ‘nasılsa ihtiyacımız yok’ diye ışık yakmıyorlar. Bilgisayarların ekranı yok ve sadece sesli komutlarla çalışıyor. Gören bir kişi o mahallede yaşarsa kim engelli olurdu? İnsan kendini herşeye adapte edebilir. Engelliler için de herşeyin uyarlanması mümkündür.”
Toplumun algısının değişmesi için önce engellilerin algısınının değişmesi gerektiğini de ifade eden Yılmaz şunları söylüyor: “Engelli olmak, kadın olmak, erkek olmak kendi içinde bir kimliktir. Hiçbir kimlik gurur ya da utanç duyulacak bir şey değildir. O bir durumdur ve ona göre ihtiyaçlar, beklentiler vardır. Engelli kişi durumunu bir eksiklikten çok farklılık olarak kabullendiğinde hakları için daha fazla uğraşabilir. Engelliye özel uygulama, alan veya meslek olmamalı.
Pozitif ayrımcılığı kabul etmiyorum. Pozitif ya da negatif farketmez; ayrımcılık ayrımcılıktır. Biz herkesle bir arada olmak istiyoruz. Bunun için bizim “Eşit, erişilebilir, engelsiz yaşam” diye bir sloganımız var.”

 

‘Biz bir arada olmak istiyoruz’
‘Pozitif ayrımcılığı kabul etmiyorum’ diyen?Engin Yılmaz,?“Ayrımcılık, ayrımcılıktır. Biz herkesle bir arada olmak istiyoruz” diyor.

 

Nerede ne engel var?
Erol Gürses:
Eşim yüzde 69 ben ise yüzde 100 görme engelliyim. İki oğlumuz var. Ben emekli maaşı alıyorum, eşim ise bir kantinde günde 10 liraya bulaşık yıkıyor. Bir de ek gelir olsun diye yaşlı bir kadına bakıyor. Ancak geçinemiyoruz. Bir iş bulabilmek umuduyla İŞKUR’a başvurduk. İŞKUR eşime iş olarak alzheimerlı bir hastanın bakıcılığını verdi. Görme engelli birinin alzheimer hastası birine bakması mümkün değil. İş bulma konusunda çok zorluk yaşıyoruz.
Güner Kaçar:
Özürlü Memur Seçme Sınavı’nda öğretmenlere büyük haksızlık yapıldı. Hastanelere, milli eğitim müdürlüklerine ve birçok kamu kuruluşuna alım gerçekleştirilirken öğretmen alınmadı. Türkiye’de engelli öğretmene sıcak bakılmıyor. “Kimse çocuğunu engelli öğretmene teslim etmez deniliyor.
Hakan Altunbaşlıer:
Adana’da engelliler için ücretsiz taşıma kartım olduğu halde özel halk otobüslerini kullanamıyorum. Şoförler herkesin içinde bağırıp rencide ediyorlar. Belediyeye şikayet ettiğimde ‘Bu otobüsleri kullanmanız için ağır engelli olmanız gerekiyor‘ deniliyor. Halbuki benim yüzde 56 engelim var ve bir kişinin engelli haklarından yararlanabilmesi için yüzde 40’ın üzerinde engelli olması yeterli. Ağır engelli birisi zaten bu otobüslere binemez.


Etiketler: haber, haberler,
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX