Engin Günaydın neden artık televizyonda olmak istemiyor?

Engin Günaydın'ın tüm Türkiye tarafından tanınması Avrupa Yakası'nın 'Burhan Altıntop'unu canlandırması sayesinde oldu. Evet, üzerinden yıllar geçse de 'Burhan Altıntop' gibi efsanevi bir karakteri ve haliyle Engin Günaydın'ı unutmak mümkün değil. Ancak üzücü bir haber var. Günaydın'dan bir 'Burhan Altıntop' daha çıkmayabilir. İşte sebebi...

Engin Günaydın neden artık televizyonda olmak istemiyor?

"Önce tiyatro" diyor

"Önce tiyatro" diyor

Engin Günaydın, Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında bir üniversitede düzenlenen söyleşiye katılmış. Öğrencilerin sorularını yanıtlamış, yeni bir tiyatro oyunu için hazırlıklarını sürdürdüğünü söylemiş.

Engin Günaydın tabii ki tiyatroyu önemseyecek, tabii ki "Önce tiyatro" diyecek. Ama genel çapta düşünürsek televizyonun, tiyatrodan -ne yazık ki- daha çok etkileşim aldığı da inkâr edilemez bir gerçek. Öğrenciler de haliyle konuyu 'televizyon'a getirmiş.

"Artık televizyonda olmak istemiyorum"

"Artık televizyonda olmak istemiyorum"

Engin Günaydın da bombayı patlatmış: "Artık televizyonda olmak çok zor. Çalışma süreleri uzadı, çalışma şartları ağırlaştı. Bu yüzden televizyonda olmak istemiyorum. Tiyatro yapmak istiyorum. Üzerinde çalıştığım bir oyun var. Bu oyunu daha yeni bitirdim. Önümüzdeki zamanlarda bunun için çalışacağım. Her şey yolunda gidiyor..."

Yani, hayatında artık başka bir sayfa açtığını ve tiyatroyla gündeme gelmek, tiyatroyla anılmak istediğini söylemiş.

"Tiyatro seyircisi güvenilir"

"Tiyatro seyircisi güvenilir"

Hatta tiyatroya ilginin son yıllarda arttığına da söylemiş ve "Tiyatro seyircisi neyi izleyeceğini iyi bilen bir seyirci. O yüzden daha güvenilir bir seyirci" demiş. İşte bu cümle aslında her şeyi özetliyor gibi sanki.

Engin Günaydın, Avrupa Yakası'nın yıldız karakteri, büyük golcüsü 'Burhan Altıntop'u canlandırdı, tüm Türkiye'yi kahkahalara boğmayı başardı.

Belki de 'Burhan Altıntop'u unutturmak istiyor

Belki de 'Burhan Altıntop'u unutturmak istiyor

Ama Engin Günaydın'ın derdi fenomen olmak, her hafta röportaj vermek, şöhretine şöhret katmak değil. Hatta 'Burhan Altıntop' karakterinin unutulması için elinden geleni yapıyor gibi bir hali de var. Çünkü tiyatro derdinde. Yani oyuncu ve her oyuncunun düşünmesi gerektiği gibi 'oyun' derdinde.

Bugüne kadar Engin Günaydın'ı anlam verilemez bir programda izledik mi? Hakkında "Niye bu programa katılmış ki şimdi?" dedik mi?

İşini yaptı ve geri çekildi

İşini yaptı ve geri çekildi

Engin Günaydın her zaman işini yaptı, golünü attı sonra geri çekildi. Şimdi de böyle bir dönemde. Sinema hakkında o kadar keskin konuşmuyor ama artık televizyonda pek de olmak istemediğini söylüyor.

Yani bir insanın bu hayatta sahip olması gereken en önemli duruşlardan birine sahip. "Hayır" demesini biliyor, neyi istemediğini kendi içinde oturtmuş durumda. Doğal olarak da buna göre hareket ediyor.

Neden özellikle tiyatro diyor?

Neden özellikle tiyatro diyor?

Tam da bu noktada şunun üzerinde durmak gerek: Engin Günaydın televizyondan uzaklaşmak istiyor. Dizilerdeki çalışma şartları ve bunu artık kaldırmak istemiyor. Tamam, güzel. İyi de neden özellikle tiyatro diyor? Neden "Aslında sinema da olur yaaa" demiyor?

İşte bu soruların cevabı aslında çok basit.

Engin Günaydın ne demiş? "Tiyatro seyircisi güvenilirdir. Tiyatro seyircisi neyi izleyeceğini iyi bilen bir seyirci" demiş. Yani?

'Meraklısına hitap etmek'

'Meraklısına hitap etmek'

Engin Günaydın aslında anlaşılmak, doğru anlaşılmak istiyor.

Sanki şunu talep ediyor gibi hayattan: "Tamam ben oyuncuyum. Elbette takdir görmek istiyorum. Bu hayata aktör olmak için gelmişim, son nefesime kadar oyunculuk yapmak istiyorum. Ama artık bu yeteneğimi, aktörlüğün kıymetini bilen, 'oyun'a değer veren insanlar fark etsin, yorumlasın istiyorum. Yeteri kadar ana akımın göbeğinde yer aldım. Artık biraz daha butik işler yapmak, meraklısına hitap etmek istiyorum."

Çünkü derdi oyunculuk

Çünkü derdi oyunculuk

Böyle düşünüyorsa, ki bence böyle düşünüyor, bu bile Engin Günaydın'ın 'oyunculuk' derdinde olduğunun kanıtı değil mi? Şöhret, para, fenomen olmak... Engin Günaydın o eşikleri çoktan geçti. Başka bir seviyede artık.

Geçmişte şöhret ya da ciddi paralar kazanmak onun için önemliyse bile artık anlam ifade etmiyor. Seçimini yapmış. Sinemaya bile ortadan yaklaşıp "Mutlaka tiyatro olacak hayatımda" diye diretmesi önemli.

'Ticari müzik yapmaktan vazgeçmek' gibi

'Ticari müzik yapmaktan vazgeçmek' gibi

Engin Günaydın'ınki bir seçim. Şu devirde her oyuncunun yapmaya cesaret edemeyeceği bir tercih. Müzisyenler de sıklıkla bu periyodlardan geçiyor. Önce markalarını oluşturmak için ana akım işlerle karşımıza çıkıyorlar.

Reklamlar, röportajlar, video klipler, özel performanslar... Sonra bir bakıyoruz, "Artık istediğim müziği yapmak istiyorum" deyip daha az ticari işlerle karşımıza çıkıyor.

Önemli bir şeyi hatırlatıyor

Önemli bir şeyi hatırlatıyor

Günaydın'ın ya da bir başka müzisyenin daha az ticari işlere yönelmeleri de zaten 'aşk'la, 'iş aşkı'yla açıklanabilir. 'Ticari' düşünmeyen, işin parasında, pulunda, sonucunda ve beklentisinde olmayıp sadece o işi yapmaya odaklanmak zaten 'aşk'ı tanımlıyor.

Aşık olduğumuz kişiyi seçmiyoruz, aşık oluyoruz. Oyunculuk ya da müzisyenlik gibi meslekler de ancak aşkla yapılmalı zaten. O tutku yoksa ticaret bir yerde tıkanıyor çünkü.

Engin Günaydın'a, nitelik ve nicelik arasındaki önemli farkı bize hatırlattığı için teşekkür borçluyuz.

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak