Ercan Güven

Ercan Güven

eguven@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Fen derslerinin veli toplantısı… Oğlu fizik-kimya-matematikten sıfır çekmiş adam, ortaya karışık hakaret ediyor:
“Bütün öğretmenler aşağılık”!..
Getiriyorlar çocuğun sınav kağıtlarını… Bir tane doğru yok.
“Fark etmez” diyor adam…
“Bu çocuk ilerde profesör olacak”.
Yahu, umalım ki, olsun… Lakin yılın ilk sınavlarındaki durum berbatsa, sınavlar bunu anlamak için varsa ve değerlendirme yapanlar çocuğun durumunu not vererek ortaya koymak zorundaysa, niye aşağılık olsunlar?
Görevlerini yapıyorlar.
Hatta senin görevini bile!.. Gör de çocuğun bir sıkıntısı mı var, yeri mi kötü, aklı mı karışık; ilgilen diye.
Haa… İçlerinden bazıları iki tokat atmış, hakaret falan etmişse, adıyla soy adıyla söyler şikayetçi olursun; hatta savcılığa gidersin.
Ama ortaya karışık hakaret edemezsin.
Adın Aykut Kocaman bile olsa.
Fenerbahçe teknik direktörlüğü gibi futbol adına bu ülkenin en seçkin koltuklarından birinde de otursan, olmaz.
Hele eleştiriler haklıysa, hiç olmaz.
Hiç yakışmadı Aykut Kocaman’a böyle adresi karalanmış hakaret postaları.
Yıllardır özenle çizdiği “Aykut Kocaman resmine” de yakışmadı, bulunduğu mevkiye de yakışmadı.
Ben aşağılık diye nitelendirdiği yorumculardan biri olsam, çıta buraya kadar inmişse “sakalından utan be adam” diye başlardım yazıya.
Ama ya “yok sen değilsin” derse!
Hakareti de futbolu gibi “ihtiyatlı ve yan paslı” Kocaman’ın.

Haberin Devamı

Racona uymuyor.
Bugüne kadar hiçbir teknik direktörün cesaret edemediği galiz sıfat, teknik direktörlerin en beyefendisinin dilinden ateşlenmişse, iş oraya gelmişse, iki şey daha olmalıydı:
Kime diyorsun?
Neden?
Yook… İşin içinde “Yarası olan gocunsun” uyanıklığı varsa; açık söyleyeyim “yarası olmayan” ne bir tek yorumcu var, ne de bir tek Fenerbahçe taraftarı!
Çünkü tamamı seni eleştiriyor…
Kimi biraz ileri giderek.
Kimi etik kurallar içinde konuşup yazarak.
Kimi de içinden ve susarak.
Ama tamamı…
Ve haklılar. Kapı gibi belgeleri var:
Fenerbahçe’nin sınav kağıdı!
Futbolcuları bireysel çöküş yaşayan, orta sahası geviş getirir gibi top oynayan, forveti olmayan, savunması gerilemiş, yeni transferleri mundar, kalecileri varken yok edilmiş bir Fenerbahçe’yi beğendiğini söyleyen birine rastladıysan (aynadaki hariç) bilesin ki, ya yalancıdır ya da deli.
Düzeltecek olan kim?
Aykut Kocaman.
Peki o ne diyor?
“Sonumu getirecek olsa da bu oyun tarzına devam”!
Diyelim ki, bu tarzla şampiyon oldu Fenerbahçe. Hem kimse sevinmez bile, hem de yazıklar olsun öyle Süper Lig’e.
Sonra da, eleştiren aşağılık ha?
En baştaki kurgu hikayede fen özürlü evladının profesör olacağını iddia eden ve somut sınav üzerinden kırık not verenleri aşağılık ilan eden adama ne olmuştur sizce?
Dilinden veya evladından en az birini düzeltememişse bir daha kapıdan içeri sokmuyorlardır bence.

Haberin Devamı