Ercan Güven

Ercan Güven

eguven@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Keşke Aykut Kocaman “bırakıp gitme hakkını” ligin ilk yarısında kullanmasaydı da böyle zor günlere saklasaydı...

Mesela rakipleri üçer puanla yola devam ederken kendi sahasında Akhisarspor’a hakkıyla yenildiği, hakem ve fikstür şikayetlerinin eskidiği şu 24. hafta tam zamanıydı!..

Öncelik rakibin plan ve avantajlarını engellemek olan iki Beşiktaş derbisinden sonra, rakibin hesap kitap içinde olması gereken kendi sahasındaki Akhisar maçında, şampiyonluğa sıkıca tutunacağı bir seriye başlaması gerekmez miydi Fenerbahçe’nin?

Haberin Devamı

İnanan beri gelsin!

Bir kere Fenerbahçe’nin seyircisi inanmıyordu. Tribünler yarı yarıya.

Sahadakilere gelince; alışmışlar bir kere rakibe angaje “edilgen” oyuna, inisiyatif kendilerine geçince ne yapacağını şaşıran müsamere çocuğu gibilerdi.

Gayret, çaba, efor, iyi niyet tamam da... Gol atmak, kazanmak gibi konuları çalışmamışlar daha! Onlar bekleyecek, rakip hata yapacak, onlar bastıracak, rakip hata yapacak ki, gol atsınlar. Kendi iradeleriyle yaptıkları iş yok sanki.

Ama Akhisar programlanmış makine şeklinde bir takım. Savunmada stoperleri Fernandao’yu kucağa alıyorlar, Valbuena’yı ikili basıp kendi yarı alanına kadar kovalıyorlar... Fenerbahçe’nin sağı sallanıyor zaten... Isla ile Dirar, sanki bağırıyorlar “çıkalım da Şener ile Aatıf girsin” diye. Fenerbahçe için bir ortadan girmek kalıyor rakip ceza sahasına. Onu da Souza ile Topal mı yapacak?

Hakkını yemeyelim... Fenerbahçe’nin kurgusundaki değişikliklerin bir sebebi de kupa maçında herkesten çok yorulması/yıpranması, kupa ertesi her takımdan daha az dinlenme süresine sahip olması.

Bu yüzden Şener, Soldado, Aatıf kulübede. Dinlensinler diye.

Şartlar böyle olunca ilk yarıda biri duran toptan diğeri akan oyundan iki gol yedi Fenerbahçe. İki tane de Kameni engelledi.

Fenerbahçe’nin de “denemeleri” var tabi... Ama hepsi “yanılma” ile sonuçlandı.

İkinci yarı Fenerbahçe’nin sağı Aykut Hoca’yı da rahatsız etmiş olmalı ki, Isla’nın yerine Aatıf’la başladı. Aatıf Dirar’ın yerine, Dirar geriye... Bu takıma hasbelkader giren ama hızla değişmezi haline gelen Aatıf’ın Süper Lig’de attığı 10 golün 7’si Akhisar’a zaten.

Haberin Devamı

Ama işin ilginci “kurtarıcı” Valbuena’ydı, Aatıf değildi hani?

Biraz da tribünler havaya girip destek verince Fenerbahçe Giuliano ile skoru 1-2 yapabildi.

Ama rakip alanda baskı kurmuş Fenerbahçe’nin unuttuğu şey Akhisar’ın otomatikleşmiş oyunu ile çok hızlı kontrataklarıydı.

Tam iki dakika içinde Fenerbahçe yine iki farklı mağlup duruma geçti Larsson’un golüyle.

Kazanmak için ailecek rakip ceza alanına yüklenen Fenerbahçe’de Aatıf skoru 2-3 yaptıktan sonra Aykut Kocaman Valbuena’yı çıkarıp Soldado’yu aldı ve Giuliano’yu sola çekip Soldado ile Fernandao’yu çift santrafor yaptı. Giuliano ile birlikte üç golcü… Bir de Aatıf dört.

Buyurun size kaos futbolu... Hani sistem takımıydı Fenerbahçe?

Fenerbahçe 2-4-4 oynadı otuz dakika. Bazen öyle anlar oldu ki, Akhisarlı ve Fenerbahçeli futbolcuların rakip kaledeki kalabalığından girmedi top.

Bitime on dakika kala Souza dışarı, Mehmet Ekici içeri... Önde oynayan Fenerbahçe iyice savunmaya gömülmüş rakibinden bir duran top kazanabilirdi belki. Oldu da... Kaleye paralel topa dokunamadılar uzatmalarda.

Haberin Devamı

Bir maçın günahı da sevabı da kendisine ait olunca, bildiği futbol işe yaramıyorsa ve skor tabelası iyice zorluyorsa, Fenerbahçe hızla değişiyordu ama göz kararıyla... B planı yoktu.

Sistem mi?.. Kurtuluşu kaosta arayan takımın hangi sisteminden bahsediyorsunuz siz?