09.03.2018 01:30 | Son Güncelleme:
Kıvanç El-Ankara

Erdoğan’dan tartışılan açıklamalar yapan ilahiyatçılara tepki: Bunlar bu asırda yaşamıyor

Son dönemde yaptıkları sözde dini referanslı açıklamalarıyla tepkilerin odağına yerleşen bazı kişilerin “İslam’ın güncellenmesi gerektiğini bilmeyecek kadar aciz” olduklarını söyleyen Erdoğan, “İslam’ı 14-15 asır öncesi hükümleriyle bugün uygulayamazsınız” diye konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son dönemde ilahiyatçı olarak çıkan bazı kişilerin yaptığı açıklamalara tepki göstererek, “Bunlar bu asırda yaşamıyorlar, çok farklı bir dünyada, farklı bir asırda, zamanda yaşıyorlar. Çünkü İslam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. İslam’ın hükümlerinin güncellenmesi vardır. Siz İslam’ı 14-15 asır öncesi hükümleriyle kalkıp da bugün uygulayamazsınız” dedi. Erdoğan “Sessiz kalıp bu alanı niçin bu adamlara kaptırıyorlar” diyerek Diyanet Teşkilatı Din İşleri Yüksek Kurulu’nu göreve çağırdı.

Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Dünya Kadınlar Günü” programında konuştu. Bakanlık tarafından “Kadının Güçlendirilmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı”nı da tanıtıldı. Etkinliğe, Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’la, aralarında Demirören Holding Yönetim Kurulu üyesi Meltem Demirören Oktay’ın de bulunduğu iş dünyası ve sivil toplum örgütlerinden kadınlar da katıldı. Erdoğan şu mesajları verdi:

SİZ VARSANIZ: Ailede kadın iyi bir öğretmense, babanın eksiğini de, okulun eksiğini de, toplumun eksiğini de o giderir. Her bir kanalı ayrı bir sorun, ayrı bir adeta kanalizasyon haline dönüşmüş olan medyanın şerrinden evlatlarımızı, ailelerimizi ve milletimizi koruyacak olan ilk ve güçlü kalkan yine kadınlar, annelerdir. Siz varsanız yavrular kurtulur, yoksa Allah muhafaza. Annenin bıraktığı boşluğu dolduracak pek az alternatif vardır, hatta yoktur, bunu söylesek de yeridir. Bunun için de öksüz, yani annesiz büyüyen çocukların durumu, yetim, yani babasız büyüyen çocuklardan çok daha vahimdir. Annesiz yaşamak kolay değil. İnanın, baba ölür gider bir gün, iki gün ağlarsın. 

ŞAHSIM KADAR İCRAAT ORTAYA KOYAN YOKTUR: Zaman zaman kadın meselesi konuşulurken anne vurgusu yapmamızdan rahatsız olanlar bulunduğunu biliyorum. Bunlarla karşı karşıya çok geldim. Halbuki Allah’ın kadınlara verdiği en büyük ayrıcalık işte bu annelik vasfıdır. Birileri bizim validelerimizi, kadınlarımızı yanlış anlatmaya, yanlış göstermeye çalışıyor. Kadını annelik vasfından ayırmak demek onun en büyük ayrıcalığını elinden almak, aynı zamanda tabii sıfatı olan öğretmenliğini de yok saymak demektir. Ülkemizde kadınlarımızın hakları, hukukları konusunda şahsım kadar duyarlı, şahsım kadar somut politikalar üretmiş, şahsım kadar icraat ortaya koymuş bir başka siyasetçi, bir başka Cumhurbaşkanı var mıdır bilmiyorum. ‘En az üç çocuk’ diyorum. Birileri rahatsız oluyor. Bu millete düşman oldukları için rahatsız oluyorlar.

MİLLET CLEVELAND’A GİTMEYECEK: Eğitimde, sağlıkta gelinen yer ortada. Bunların neyini anlatayım. Hele hele şimdi bu şehir hastaneleri devreye girdiği andan itibaren, ki 3-4 tanesi girdi, Türkiye’de şehir hastaneleriyle birlikte artık millet Cleveland’a gitmeyecek. Onun için tıp fakültelerine ağırlık verdik. Var oluş gayesi sadece istismar olan, milletin ve dinimizin değerleriyle hesaplaşmaktan başka hiçbir hedefi olmayan marjinalleri asla dikkate almayız.

İSLAMIN GÜNCELLENMESİ VARDIR: Son günlerde bakıyorsunuz, din adamı olarak ortaya çıkıp da ne yazık ki kadınla ilgili çok farklı açıklamalarda bulunup dinimizde kesinlikle yeri olmayan bazı kendine göre içtihatta bulunan kişiler çıkıyorlar. Anlamak mümkün değil. Bunlar bu asırda yaşamıyorlar, çok farklı bir dünyada, farklı bir asırda, zamanda yaşıyorlar. Çünkü İslam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. İslam’ın hükümlerinin güncellenmesi vardır. Siz İslam’ı 14-15 asır öncesi hükümleriyle kalkıp da bugün uygulayamazsınız. Böyle bir şey yok. Onun için de bugün İslam’ın uygulanması yer, zaman, koşullar her şeyiyle o da değişiyor. İslam’ın güzelliği, önemi burada. Şimdi birçok hoca efendi beni tefe koyup çalacak, o ayrı mesele. Rabbim bizi tefe koymasın, o ayrı mesele. İstisnaları genelleştirmek, tarihin belirli bir dönemine, toplumların kendi özel şartlarına dayalı uygulamaları, geleneksel davranışları günümüze taşımaya çalışmak sadece meseleyi sulandırmaya yarar. Halbuki biz ortada bir sorun olduğunu görüyoruz ve bunu çözmeye çalışıyoruz. Eksikler elbette olabilir.

REKLAMIN İYİSİ KÖTÜSÜ OLMAZ: Bunların iyi niyetle ve yapıcı bir tutumla ortaya konması halinde derhal düzeltilmesi mümkündür. Fakat sırf var ya reklamın iyisi kötüsü olmaz. Bu mantıklı dikkat çekmek, popüler olmak, ispatı vücut yapmak için söylenen sözleri biz asla kabul etmeyiz. Hele hele bu tartışmayı dinimizin kavramlarıyla yürütmek sadece kadınlara değil inanın inancımızı da dinimize de haksızlıktır... Bu konularda söz söyleyen, görüş beyan eden herkesi dikkatli olmaya, kendileriyle birlikte değerlerimize zarar vermemeye, kadınlarımızı da rencide etmemeye davet ediyorum. Bilhassa ilim erbabımızın bu konuda azami hassasiyet göstermesi gerektiğini düşünüyorum.

'AFRİN DE DÜŞECEK'

Şu anda Afrin’de savaşanların nasıl yürekleri var değil mi? Hangi yürekle oraya gidiyorlar değil mi? Etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı 3 bin 89. Bunların en önemli yerler olarak gördüğü yerlerin hepsi tek tek düşüyor. İnşallah Afrin de bitecek. Aynen Cerablus gibi orayı nasıl bitirip sahiplerine teslim ettiysek, 140 bin insan geri döndü. Şimdi Afrin’de de en az 140-150 bin, belki 200 bin kişi geri dönecek. Bunun tamamını da kontrolümüz altına aldığımızda buraya da Afrinli olan kardeşlerimiz gelip yerleşecek. Biz işgal için değil, teröristlerden temizlemek için ordayız. İşimiz bittiği andan itibaren gerçek sahiplerine orayı teslim ederek asıl görev alanımıza döneceğiz.

BİZ ŞEHADETE KOŞUYORUZ: Amerika, Batı burada sizin ne işiniz var? Biz devamlı tacize uğruyoruz. 20 tane üs kurmuşsun Kuzey Suriye’de, 5 bin TIR silah getiriyorsun, 2 bin kargo uçağıyla silah getiriyorsun, kime karşı? DEAŞ’tan burayı temizledin, şimdi bu silahlar burada niye, neden? Yoksa bizim için mi bunları getiriyorsun? Bak dedim şunu bilin; ‘biz bir ölürüz bin diriliriz. Ve bu yolda böyle gideriz.’ Onların nükleer füzeleri, zırhlı şu bu filan falan her eyi olabilir. Bunlar bize vermiyordu bunları şimdi bizde üretmeye başladık. Olmayanlar da olacak. Ama bizim bunların ötesinde Allah’mız var. Çünkü biz şahadete koşuyoruz, onlar nereye koşuyor bilemem.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen  ‘Dünya Kadınlar Günü” programına, aralarında Meltem Demirören Oktay’ın da bulunduğu iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarına üye kadınlar da katıldı.

'HOCALAR NEDEN SESSİZ?'

Geçenlerde Diyanetten Sorumlu Başbakan Yardımcıma da söyledim. Bizim Diyanet teşkilatımızın Din İşleri Yüksek Kurulu var. Din İşleri Yüksek Kurulu’nda da çok çok vasıflı bütün ilim dallarında yetki sahibi olan hocalarımız var. Bu hocalarımız ne iş yapıyor, niye sessiz kalıyorlar? Sessiz kalıp bu alanı niçin bu adamlara kaptırıyorlar? FETÖ olayı da FETÖ konusu da böyle oldu. Söyledik söyledik de sonunda bir şura yaptırdık. Şimdi asıl konuşması gereken konuşmayınca meydan kime kaldı FETÖ’ye kaldı. FETÖ’nün arkasından gelen maalesef tiplere kaldı. Onların da zaten vasıfları ortada. FETÖ’nün kalitesi, vasfı ortada. Arkasından gidenler ne yazık ki ona tabi olduklarına göre onlar ondan daha da geri. 
 

‘Kız çocukları geleceğimizdir’

Başbakan Binali Yıldırım “Hanımefendilerin yoğun olduğu topluluğa hitap etmek kolay olmayacak” diye başladığı konuşmasında şu mesajları verdi:

EVLİLİĞE DEĞİL HAYATA: Kız çocukların küçük yaşta evliliğe değil hayata hazırlanması hem devletin hem de ailelerin görevidir. Geleceğimiz olan kız çocukların istikbalini teminat altına almak için gayret ediyoruz. 3.5 milyon kız çocuğumuz üniversitede okuyor. 28 Şubat’ta temel hakları ellerinden alınan Türkiye’den bugün 3.5 milyon kız evladını okutan Türkiye var. Üniversitedeki kızların sayısı erkeklerden fazla. Bu da önemli bir gelişme, gelecek tehdit altında. Bu işin latifesi. 
Zümran Ömür’ü ağırladı: Başbakan Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Kars’taki köyünü dünyaya tanıtan Zümran Ömür’ü Çankaya Köşkü’nde ağırladı. Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı olan Ömür’e dernek üyesi kadınlar da eşlik etti. Dernek Başkanı Ömür, peynir müzesi kurduklarını, 35 tür tıbbi bitki üzerinde çalıştıklarını, kadınlara Fransızca ve yoga dersleri aldırdıklarını belirterek, köylerinin tersine göç almaya başladığını anlattı.

 

Bu habere ifade bırak
  • 5Mutluyum
  • 1Şaşkınım
  • 1Kararsızım
  • 1Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy9