SiyasetRSS
21.07.2013 - 22:00 | Son Güncelleme: 22.07.2013-1:35

Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'ndeki iftarda konuştu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile AK Parti İl Başkanlığı’nın düzenlediği iftar programına katıldı. İftar iş, sanat, medya ve spor camiasından birçok ismi bir araya getirdi.

Sitene Ekle
Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'ndeki iftarda konuştu

AA

Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen iftara, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte katıldı. İftara Erdoğan çiftinin yanı sıra AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, eski İçişleri Bakanı, milletvekili Abdülkadir Aksu, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, medya dünyasından İhlas Haber Ajansı (İHA) Genel Müdür Yardımcıları Hamit Arvas, İsmail Ballı, İbrahim Pazan, Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, Fehmi Koru, program yapımcısı Acun Ilıcalı, sanat camiasından Orhan Gencebay, Muazzez Ersoy, Mustafa Sandal, Berdan Mardini, Yonca Evcimik, Orhan Hakalmaz, Metin Şentürk, Uğur Işılak, Kutsi, işadamı Yıldırım Demirören, Saadettin Saran, Ahmet Çalık, Nazif Zorlu, Adnan Polat, çeşitli ülkelerin konsolosları, dini inanç önderleri ve spor camiasından İbrahim Kutluay olmak üzere yaklaşık 4 bin kişilik davetli katıldı.

İftar yemeğinin ardından konuşan Erdoğan, geleneksel iftar buluşmasına katılanlara tek tek şükranlarını sunarken, AK Parti İstanbul İl Başkanlığına, başkan ve ekibine, geleneksel hale gelen iftarları düzenledikleri için teşekkür etti.

"SABIRLIYIZ, SABREDİYORUZ"
Bu ramazana farklı girdiklerini söyleyen Erdoğan, "Bir tarafta Mısır'daki gelişmeler, diğer tarafta Suriye'deki gelişmeler, gerçekten 13’üncü gününü idrak ettiğimiz ramazan ayında, bizleri üzüntüye ne yazık ki gark etti. Farklı bir iklim içerisindeyiz. Yanı başımızda, Suriye'deki gelişmeler, artık sınırlarımızı da aşmak suretiyle zaman zaman ülkemiz içerisinde de bildiğiniz gibi ölümlere neden olmaya başladı. Bu da hassasiyeti ortaya koyuyor. Sabırlıyız, sabrediyoruz ama nereye kadar, onu şu anda burada sizlerle paylaşacak durumda değilim" diye konuştu.

Erdoğan, Mısır’da yaşanan acı olaylara rağmen, ramazanın genel olarak kalplerin yumuşamasına, rahmetin, merhametin, hoşgörünün ve dayanışmanın daha da artmasına vesile olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Müslümanlar olarak, gün boyunca kendimizi dünyevi ihtiyaçlardan uzak tutarken, bir kez daha yoksulların, ihtiyaç sahibi olanların, yolda kalmışların, kimsesizlerin hissiyatını anlayabilme, onların duygularını paylaşabilme fırsatımız oluyor. Açıkçası, oruç tutarak ya da ramazanın o bereketli atmosferini teneffüs ederek, içimizi dünyevi gıdalardan boşaltıyor, insana, sadece bir insan olarak bakma tecrübesini çok daha yoğun şekilde yaşama fırsatını buluyoruz.

Bakınız, bizzat benim de teşkilatımızdaki tüm arkadaşlarımın da her fırsatta ifade ettiğimiz bir ilkemiz var. Anadolu’nun büyük ozanı Yunus Emre’nin dizelerinde en güzel şekilde ifadesini bulan, tekrar ediyorum: Yaradılanı severiz, yaradandan ötürü. Bizim, insana bakışımız, insana nazar edişimiz, işte hep bu dizelerin ifade ettiği gibi. Gerçek, bunun üzerine bina ediliyor ve yolumuzu da bu şekilde çizerek devam ediyoruz. Bizim için insan, önce candır. Bizim için insan, önce Yaradanın bu dünyadaki en mükemmel, en şerefli varlığıdır, eseridir. Yaradılmış olanların da en şereflisi olmak suretiyle, hiçbir zaman mabud olmamış, tam aksine o da kulluğunun idrakı içerisinde oldukça yükselmiştir. Dikkatinizi çekiyorum; derisinin rengi önemli değil, dili, kültürü, gelenekleri önemli değil, etnik kökeni, inançları önemli değil. İnsan, önce insandır, önce candır. Hem ülkemizde, hem yeryüzünde, biz, bizim dışımızdakilere hep bu nazarla baktık ve bu nazarla bakıyoruz."

"SON ASIRLARDA HATALAR YAPILDI"
Başbakan Erdoğan, Anadolu’nun, Trakya’nın, Türkiye’nin, hatta Türkiye’nin bakiyesi üzerine inşa edildiği kadim devletlerin kültür ve medeniyetlerine bakıldığında da bu anlayışın görüldüğünü ifade ederek, "Bu topraklar, binlerce yıllık tarihi boyunca, her zaman farklılıkları birarada yaşatmış, her zaman farklı renkleri barış, dostluk ve hoşgörü içinde birarada tutabilmiştir. Eğer bu topraklarda, egemen olanın diğerine bir hoşgörüsüzlüğü, bir zulmü, bir tahammülsüzlüğü olsaydı, inanın bugün bu kadar renkli bir Türkiye olmazdı. Eğer bu topraklarda, farklı olana karşı tahammülsüzlük olsaydı, bu kadar farklı etnik köken, bu kadar farklı dil ve inanç bugüne kadar birarada olamaz, bugünlere erişemezdi" diye konuştu.

Özellikle son asırda bazı hatalar yapıldığını, bazı acı olaylar yaşandığını anlatan Erdoğan, "Ancak, bunların hata olduğu kabul edilmiş, Türkiye toprakları üzerinde farklılıklara tahammülsüzlük hiçbir zaman kendisine uzun süreli tutunma fırsatı bulamamıştır" dedi.

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

BAŞKANLIK SİSTEMİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin başkanlık sisteminden vazgeçilmesi yönündeki söylemlerini de eleştirerek, şöyle devam etti:

"Tutturmuşlar 'başkanlık sisteminden vazgeçin.' Ne olacak vazgeçersek? Bu bizim olmazsa olmazımız değil. Biz teklif getirme hakkına sahip değil miyiz? Sen nasıl 'kırmızı çizgilerim var' diyorsan, ben kırmızı çizgi koymuyorum ortaya. Biz bir teklif getiriyoruz. 'Başkanlık sistemi de burada tartışılsın, müzakere edilsin' diyoruz. Bunu olmazsa olmaz bir şart olarak koymuyoruz ama bunlar bu tür siyasette çeşitli başlıkları, teklifleri dahi tartışmaktan korkuyorlar ve tartışamıyorlar. Öbür taraftan bakıyorsunuz, eyalet sistemi diyen de var, eyalette parlamento teklifini yapanlar var, bölgesel parlamentoralardan bahsedenler var. Bunları gündeme getiren var mı? Başkanlık sistemi gibi dünyada meşruiyeti olan ve 100'ü aşkın ülkede uygulaması olan böyle bir sistemi teklif edince beyler rahatsız oluyor. Sıkıntı burada. Kimin dediği, kim bunu söylüyor? Bunu, Tayyip Erdoğan söylüyor. Tayyip Erdoğan söylüyorsa yanlıştır. Bunu kendilerinden biri söylerse doğrudur. Kusura bakma, millet ne derse doğrudur. Biz şu anda yüzde 50'nin bize verdiği istikamet var, bu istikamette yürüyoruz ve şunu söylüyoruz. Türkiye'de kimin ne meselesi ve sorunu varsa, bunu meşruiyet dairesi içinde çözmenin mücadelesi içinde olmalıyız. Tahriklere kapılmadan, provokasyonlara boyun eğmeden, içerden ve dışardan yapılan saldırılarda oyuncak olmadan, araç olmadan, kendi meselemizi çözme gayretinde olmalıyız.

"BU ÜLKENİN SAHİBİYİZ"
Erdoğan, "Hiçbirimiz, bir defa şunu bilmemiz lazım; bu ülkenin tek başına sahibi değiliz. Hepimiz, bir bütün olarak, 76 milyon olarak bu ülkenin sahibiyiz" diye konuştu. "Bu ülkenin sahibi benim, ben ne dersem o olacak" böyle bir anlayışı kabul etmenin mümkün olmadığını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu baskıdır, hatta zulümdür. Bu ülkenin sahibi biziz, hepimiz bu ülkenin sahibiyiz, biz birlikte Türkiyeyiz anlayışı ise demokratik bir anlayıştır, özgürlükçü bir anlayıştır. İnsani değerlerle, bu toprakların asıl değerleriyle örtüşen bir anlayış budur. Evet biz, hep birlikte Türkiye’yiz. Bu ülkenin her zerresinde bizim ya da ecdadımızın alın teri var, mübarek kanı var; dolayısıyla hepimiz, istisnasız bu ülkenin sahibiyiz. Önyargılarımızı bir kenara bırakacağız. Tarihten gelen husumetleri bir kenara bırakacağız. Tarihte yaşanmış acı olaylardan ders alacak ama onların istikbalimizi karartmasına müsaade etmeyeceğiz. Bizi birbirimizden ayıran noktalara, farklılıklarımıza değil, hep ortaklıklarımıza, ortak tarihimize, ortak kültürümüze vurgu yapacak, inşallah geleceği de bunun üzerine bina edeceğiz."

'DÜĞÜN' DİYE BİR ADIM ATTILAR'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında çok somut, çok güncel bir mesele üzerinden örnek vermek istediğini belirterek, Ankara'nın, Mamak ilçesinde, bundan birkaç gün önce, bazı evlerin kapılarına çirkin bazı tehditler yazıldığını hatırlattı. Bir mezhebin mensubu vatandaşlara yönelik gerçekten tahrikkar, gerçekten çok kirli bir oyun oynanmak istendiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Polisimiz çok dikkatli, çok hassas bir şekilde meseleyi takip ediyor ve sorumluları yakalıyor. Bu yazıyı yazanların, kanlı bir terör örgütünün mensupları oldukları, daha da ilginci, ölümle tehdit ettikleri o mezhebin mensupları oldukları ortaya çıkıyor. Bakın şu anda, Türkiye'nin her tarafında işte bu oyun oynanmak, vatandaşlarımıza bu tuzaklar kurulmak isteniyor. Nitekim Taksim Gezi alanında da bunlar olmadı mı? Terör örgütünün mensupları bu işin arkasından çıkmadı mı? Dün 'düğün' diye bir adım attılar. Düğünün arkasından baktık ki kara maskeliler ve o örgütün mensupları yine meydanda ve sokak aralarında cirit atıyor. Şimdi buna vesile olmak, buna aracı olmak, bunun zemini hazırlamak, şu güzelim İstanbul'da, ülkemizde yanlış değil mi? Niye bunlara zemin hazırlıyoruz, buna ne gerek var. Kardeşçe yaşamak varken, birlik ve beraberlik içerisinde yaşamak varken bu niye, neden bunu yapıyoruz? Bunun fikir, düşünce özgürlüğü ile ne alakası var. Hepsi illegal örgüt ve bunların uzantıları. Eğer dürüst ve samimiysen o paçavra yüzünde niye duruyor? Çek at, açıkça çık ortaya, rahat ol. Elinde molotoflarla şunlarla bunlarla dolaşmanın bir anlamı yok.

Madem bir vatandaşsın, fikrini, düşünceni her şeyini söyleyeceksin, onu gel onun platformunda söyle. Ben de dün akşam Üsküdar'da bir parktaydım. Parkta vatandaşlarla oturdum, 1,5 saat sohbet ettim. Gayet güzel, çay ikram ettiler bana, çaylarını içtim. Kuruyemişlerini yedik, beraberce oturduk, 1,5 saat sohbet ettik. Yakında da inşalah Gezi Parkı'nda o sohbeti yaparız. Gençliğimiz orada geçti. Oranın adresini bilmeyenler, bizden adres sorabilir. Gençliğimizin en güzel günlerini orada geçirdik. Belediye başkanı oldum, her ay 3-4 nikah kıydım o parkın içinde. Onu da bilmezler, orada Beyoğlu Evlendirme Dairesi vardır. Bunların bir çoğu onu bilmez. Şimdi yok tabii. Bunları bilmeleri için anlatmamızda da fayda var. 76 milyon olarak, bu tuzaklara karşı çok dikkatli ve çok uyanık olacağız. Bu tuzaklara düşmeyelim. Bizi çatıştırıp, bizim aramıza nifak sokup, fitne sokup, buradan çıkar elde etmek isteyenlere bu fırsatı, bu imkanı tanımayalım."
 


En son çıkan oyunları mı merak ediyorsunuz? Oyun tutkunları buraya!

Yorum Yazın
Gönder
Yorumlar 14 yorum
Tüm Yorumlar +
Detaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler

50.Yıl Marşı'nın sözleri hangi şairimiz tarafından yazılmıştır?
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX