Siyaset
03.06.2017 - 16:28 | Son Güncelleme: 03.06.2017-18:49

Erdoğan resti çekti! Eğer taciz olursa...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan MÜSİAD genel Kurulu'nda konuştu.. Erdoğan konuşmasında "Suriye'nin kuzeyinden bir taciz olursa kimseye sormadaan adım atarız" dedi.

Erdoğan ekonomi ile ilgili olarak "2017 yılı ekonomide sıçrama yılı olacak" dedi

Sitene Ekle

Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSAİD) Haliç  Kongre Merkezi'nde düzenlenen 24. Olağan Genel Kurulu'ndaki konuşmasında,  davetlilerin ramazan ayını tebrik etti.

Genel kurulun başarılarla dolu olmasını dileyen Erdoğan, kuruluşundan  bugüne tüm faaliyetlerini yakından takip ettiği MÜSİAD çatısı altında bugüne  kadar görev üstlenenlere de şükranlarını sundu.

 Sivil toplum kuruluşlarının bayrak yarışı usulüyle hizmet veren yerler  olduğunu anlatan Erdoğan, 2012'den bu yana MÜSİAD Genel Başkanlığı görevini  yürüten ve bugün bayrağı devreden Nail Olpak'a MÜSİAD'a katkıları için teşekkür  etti.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İş dünyasında ve çok sayıda sivil toplum  kuruluşunda aktif faaliyet içinde olan Nail Olpak kardeşimizin tecrübesi ve  birikimiyle bulunduğu her yerde ülkemize ve milletimize hizmet etmeyi  sürdüreceğine inanıyorum." diye konuştu.
Genel kurulda başkanlığa aday olan Abdurrahman Kaan'ı da tebrik eden  Erdoğan, 1990'dan beri hakkın, hukukun, adaletin, eşitliğin, güvenin, refahın,  huzurun sağlanması için faaliyet gösteren iş adamlarını bir araya getiren  MÜSİAD'dan gelecek dönemde daha büyük hizmetler beklediklerini söyledi.

 MÜSİAD'ın diğer iş adamı derneklerinden farklı olduğunu dile getiren  Erdoğan, şöyle devam etti:

 "MÜSİAD farkı, iş dünyası yanında toplumun tamamına yönelik eğitim ve  rehberlik çalışmalarını da ihmal etmemesidir. Bunun içindir ki derneğimizi bu  ülkeden kazandığını yine bu ülke için harcama anlayışıyla hareket eden bir  teşekkül olarak değerlendiriyorum. Sadece üyesi olan iş adamları arasındaki bir  dayanışma örgütü olmakla kalmayıp aynı zamanda bir medeniyet davası olan  MÜSİAD'ın yönetimine ve tüm üyelerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı  sunuyorum."

Erdoğan, bir önceki genel kuruldan bugüne Türkiye'nin yaşadıklarını  anımsatarak, böylece ülke ve millet olarak ne büyük badireler atlatıldığının, ne  tür sorunlarla yüzleştiklerinin çok daha iyi görüleceğini anlattı.

7 Haziran sonrası Türkiye

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran 2015'teki genel seçim sonuçlarının AK  Parti döneminde bin bir zahmetle ve fedakarlıkla tesis ettikleri istikrar ve  güven ortamını tehlikeye düşürdüğünü belirterek, Türkiye'nin, koalisyon  dönemlerinin sancılarını, krizlerini ve kavgalarını tüm dehşetiyle yeniden  kapısında bulduğunu anlattı.

 "Koalisyon da olur." diyenlere aslında o dönemin bir cevap olduğunu  dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
 "Demek ki olmuyormuş. Hiçbir partinin tek başına hükümet kuracak  çoğunluğu elde edememesi, koalisyon için de gereken uzlaşmanın sağlanamaması  üzerine, Cumhurbaşkanı olarak yetkimizi kullandık. Seçimleri tekrarladık. Bu  belirsizlik ortamını fırsat bilen bölücü terör örgütü pek çok ilçemizde eylem  başlattı. Vatandaşlarımızın evlerine, mahremlerine giren, sokakların, caddelerin  ve mahallelerin altını üstüne getiren teröristlere tabii ki aman vermedik.  Güvenlik güçlerimizin kahramanca mücadelesiyle bu eylemler amacına ulaşamadı.  Teröristleri devlete meydan okumak için açtıkları çukurlara gömerek, ülkemizin  büyük bir tehditten kurtulmasını sağladık. Aynı dönemde bir başka bir terör  örgütü DEAŞ da sınırlarımızın içinde ve hemen yanında yoğun saldırılar başlattı.  Bitti mi? Hayır. FETÖ ise zaten ihanetlerine hiç ara vermiyordu. 1 Kasım  seçimlerinde ülkemizin yeniden güçlü bir hükümete sahip olmasıyla terör  örgütlerine karşı yürütmüş olduğumuz mücadele çok daha etkin bir hale geldi. Her  topyekun saldırı gibi bu saldırının da ekonomi ayağı ihmal edilmemişti. Bununla  birlikte Türkiye hem terör örgütleriyle mücadelesinde başarıya ulaşarak hem de  ekonomisini toparlayarak 2016'da yeni bir atılıma girmiştir."

Erdoğan, 15 Temmuz'da karşı karşıya kalınan darbe girişiminin Türkiye  tarihinin en büyük ihaneti olduğunu vurguladı.

"Millet 15 Temmuz'da kıyama kalktı"

Darbecilerin karşılarında kadını, erkeği, yaşlısı ve genciyle kıyama  kalkmış bir millet bulduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

  "Şairin dediği gibi 'Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan.' Biz de  milletimizle birlikte darbecilerin üzerine gittik. Verdiğimiz şehitler ve gaziler  hepimizi can evinden yaraladı. Ama özgürlüğümüze, geleceğimize, namusumuza el  uzatan hainlere de ülkeyi bırakmadık. Dünyada eşi benzeri olmayan bu kahramanlığı  gösteren milletimle gurur duyuyorum. Darbenin bastırılmasıyla tüm gücümüzle  Fetullahçı Terör Örgütü'nün üstüne gittik. Kamu kuruluşlarında, iş dünyasında,  sivil toplum örgütlerinde, siyasette tespit edilebilen ne kadar FETÖ mensubu  varsa hepsinden de hesap sormaya başladık. Şu anda bir temizlik harekatı  yapıyoruz. Hemen ardından terör örgütlerinin yuvası haline dönüşen Suriye'de  ülkemize yönelik tehditleri bertaraf etmek amacıyla Fırat Kalkanı Harekatı'nı  başlattık."

Rakka operasyonu

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekatı'nda  terörden temizlenen bölgeleri hatırlatarak, şöyle konuştu:

 "Şimdi ise gerek Amerika gerekse de Rusya ile yaptığımız görüşmeler  neticesinde gelinen bir nokta var. Bu nokta bir yerde izleme noktasıdır. Bizim  için izleme. Biz izliyoruz şu an. Rakka'da DEAŞ terör örgütü var. Şu anda ABD iki  terör örgütüyle bunun birisi siyasi ayak, birisi eylem ayağı. Yani PYD, YPG.  'Ben, YPG ile Rakka'yı halledeceğim.' diyor. Biz kendilerine birçok şeyler  anlattık. Bunları burada tekrar anlatmaya gerek yok. 'Peki halledeceksen buyur  hallet dedik. Hayırlı olsun. Ama şunu da bilmenizi istiyoruz. Eğer, Suriye'nin  kuzeyinden ülkemize herhangi bir taciz olacak olursa o zamanda artık biz bundan  sonra hiç kimseyle bu konuları görüşmeyiz. Kararımızı kendimiz veririz. Nasıl  Cerablus'ta, Rai'de, Bab'da göbeğimizi kestik ve adımı attıysak bundan sonra da  adımı atarız.' dedik. DEAŞ'a karşı başlattığımız operasyonda tabii karşımıza kim  çıktı? PYD ve YPG unsurları çıktı. Biz onları da imha ettik. El Bab'ı  teröristlerden temizlemek suretiyle Fırat Kalkanı Harekatı'nı başarıyla nokta  demeyeceğim, oraya bir virgül attık. Bundan sonra bunun devamı gelebilir. Bugüne  kadar Suriye'de, DEAŞ, PYD, YPG terör örgütlerinden temizlediğimiz alanlara 100  binin üzerinde Suriyeli geri dönerek, terk etmek zorunda kaldıkları yerlere  yerleşmiştir. Bu önemli bir rakam. Ülke içinde de PKK terör örgütü ne karşı  tarihimizin en başarılı operasyonlarını yürüttük, yürütüyoruz. Güya bu yaz  aylarında çok büyük eylemlere hazırlanan terör örgütüne saklandığı dağları ve  mağaraları dar ediyoruz. İnlerine gireceğiz demiştik ya. Ne kadar terör örgütü  varsa hepsinin de inlerine girdik, giriyoruz. Sırada olanlar var. Onlara da  gireceğiz."

Kato dağında Aydoğan paşa ile görüştük

Terörle mücadele operasyonu yürütenlerden biri olan, Şırnak'taki helikopter kazasında  şehit düşen tümgeneral Aydoğan Aydın'ın attığı adımlarla, kararlılığıyla  üstteğmenliğinden itibaren buna hazırlandığını dile getirerek, şunları anlattı:

 "1 hafta önce Kato Dağları'nın tepesine, Süleyman Bey ile birlikte  Yaşar Güler Paşamız durumlara nezaret etmek üzere çıkmışlardı. Oradan Süleyman  Bey beni aradı, telefonu Aydoğan Paşa'ya verdi, görüştük. Telefon görüşmemizde  'Bu inleri temizlemek suretiyle sadece buralar temizlenmeyecek Cumhurbaşkanım,  İstanbul da Ankara da tüm Türkiye bu teröristlerden temizlenecek' dedi."

Aydoğan Aydın'ın "Hanke'ye ağıt" şiirini okuyan Erdoğan, "Sene 1992.  Aydoğan Paşa hedefini maşallah iyi belirlemiş, üstteğmenken belirlemiş ve bütün  bu olaylarda hep bir komando olarak oraları adeta özlemiş. Bu son olaylarda yine  oralarda o bölgede, nerede ne var bunları adeta ezberlemiş. Allah rahmet etsin.  Onunla beraber o mücadeleyi veren tüm şehitlerimize Allah rahmet etsin."  ifadelerini kullandı.

 "Ülkemizi çapulculara, hainlere bırakmamak için mücadeleyi sonuna  kadar sürdürmekte kararlıyız"

    Erdoğan, Gezi olaylarının 4. yıl dönümü olduğuna değinerek, şunları  söyledi:

   "Ana muhalefetin başındaki zat tweet atıyor. Herhalde birçok kardeşim  o tweetleri okumuştur. Ne diyor o tweette? Çok enteresan. 'Dördüncü yıl dönümünü  kutladığımız Gezi olaylarında hak ve özgürlük mücadelesi verenleri minnetle  anıyorum.' diyor. Bu nasıl hak ve özgürlük mücadelesi ya? Yani bir şehri  yakacaksınız, yıkacaksınız, polislerimizi şehit edeceksiniz, cam, çerçeve her  şeyi indireceksiniz ve buna hak ve özgürlük mücadelesi diyeceksiniz. Size ne  yapıldı ki hak ve özgürlük mücadelesi veriyorsunuz? Hak ve özgürlük mücadelesini  vermek, Yeşilköy Havalimanı'ndan kaçarak Bakırköy Belediye Başkanının evine  sığınmak mıdır? Zaten 15 Temmuz'da da kaçaklardansın. Yani 7 Ağustos'ta bizim  buluşmamıza gelişin, o bir vesileydi, önce gelemeyeceğini bildirdin. Bunu da  milletimin bilmesini istiyorum. Daha sonra kendisine çok baskılar yapıldı, bunun  neticesinde son anda geleceğini bildirdiler. Dürüst değil, hatta biliyorsunuz  Yenikapı buluşması için daha sonra da 'Biz yokuz orada' demeye başladı. Bunlarda  barış, kardeşlik, birlik, beraberlik böyle bir dert yok. Şimdi yaptıkları  çalışma, evet, bölücü terör örgütünün de arkasında durmuş olduğu örgütlerle  beraber iş birliği yapmanın gayreti içerisindeler. Nerede bölücü terör örgütü PKK  varsa, bunlar da onların yanında, CHP onların yanında. Daha dün Taksim'de yürüyüş  yapıyorlar, CHP'li milletvekilleri de onlarla beraber. Neyin yürüyüşünü  yapıyorlar? Gezi olaylarının yürüyüşünü yapıyorlar. Gezi'de ne oldu? Gezi'de  ortaya ne çıktıysa, işte bu bölücü terör örgütünün bir provokasyonu neticesinde  çıkmıştır ve bu işin içinde kendileri de var. Kendi bütün ekipleriyle beraber bu  işin içindeler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörle mücadelede verdiğimiz şehitlerimiz ve  gazilerimiz sebebiyle tabii ki üzüntümüz çok derin, çok büyük. Ama ülkemizi bu  çapulculara, bu hainlere bırakmamak için bedeli ne olursa olsun mücadeleyi sonuna  kadar sürdürmekte kararlıyız." dedi.

 "İstihdam seferberliğinin meyvelerini yavaş yavaş almaya başladık"

 Demokrasiye, özgürlüğe, geleceğe bütünüyle saldıranların ekonomiyi boş  bırakmasının düşünülemeyeceğini belirten Erdoğan, "Gezi olaylarına ve FETÖ'nün  17-25 Aralık saldırısına rağmen 2013 yılını yüzde 8,5'luk büyüme oranıyla  kapatmıştık. 2014'te önce mahalli idareler, ardından cumhurbaşkanlığı seçimini  yaşadık. Buna rağmen yüzde 5,2'lik büyümeyle başarılı bir netice elde ettik.  2015'te yaşadığımız 2 genel seçime ve terör olaylarındaki tırmanışa rağmen yüzde  6,1'lik büyümeyle adeta bu tezgahları kuranlara meydan okuduk. 2016'da ise 15  Temmuz kanlı darbe girişimi gibi yakın tarihimizin en ağır travmasını yaşamamıza,  terörle mücadelede sınırlarımız içinde ve dışında verdiğimiz yoğun mücadeleye  rağmen yüzde 2,9'luk büyüme sağladık. Türkiye'nin ekonomik bakımdan yanmasını,  yıkılmasını, yerle bir olmasını bekleyenlerin heveslerini bir kez daha  kursaklarında bıraktık. İnşallah 2017 ekonomide, bana göre şu andaki tespitlerim  bu, tarihi bir sıçrama yılı olacak." diye konuştu.

 Erdoğan, tüm bakanlardan yıl sonuna kadarlık dönemi kapsayacak  şekilde, milletin birikmiş sıkıntılarının çözümüne yönelik 180 günlük kısa vadeli  eylem programı istediğini ifade ederek, hazırlıklar tamamlandığında, programın  paylaşılacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019 seçimlerine kadar olan dönemi  içeren çok daha kapsamlı bir programın hazırlıklarının yürütüldüğünü, 2023  hedeflerinin de güncellenerek yola devam edildiğini dile getirerek, 2023  hedefleri için yeni bir çalışma başlatıldığını açıkladı.

Ekonominin iyiye gidişiyle ilgili sinyallerin gelmeye başladığını  belirten Erdoğan, "İhracattaki istikrarlı yükseliş ortada. 2016'da 142,5 milyar  dolara kadar düşen yıllık ihracatımız, mayıs sonu itibarıyla yeniden yıllık bazda  147 milyar doları buldu. Tırmanış başladı. İhracatta 2014'te elde ettiğimiz 157,6  milyar dolarlık rekoru en geç inşallah önümüzdeki yıl sonu itibarıyla  geçeceğimize inanıyorum. Ona göre daha çok koşturacağız, daha fazla çalışacağız.  Başlattığımız istihdam seferberliğinin meyvelerini yavaş yavaş almaya başladık.  Şu ana kadar istihdamda 1,2 milyonluk bir artış yaşandı. Davetimize sağ olsun  işveren camiası olumlu bir cevap verdi. Bu konuda verilen tüm sözleri tek tek  kaydettik, kaydediyoruz. Şahitler huzurunda verilen bu sözlerin her birinin  takipçisi olacağım. Valilerimiz bu işin takipçisi. Borsadaki yükseliş ve  dövizdeki düşüş, piyasaların ekonomimize olan güveninin tam olduğuna işaret  ediyor. Beyaz eşya satışlarındaki yükseliş gibi pek çok emare, ekonominin  çarklarının giderek daha hızlı dönmeye başladığını da gösteriyor. Buradan MÜSİAD  üyeleri başta olmak üzere tüm iş adamlarımıza çağrıda bulunmak istiyorum;  ülkemize değer veriyorsak, ülkemizi seviyorsak, bu topraklara borcumuzu ödemek  istiyorsak, şimdi harekete geçme zamanıdır. Daha çok çalışacağız. Gün, yatırım  günüdür. Hiç işi geciktirmeyin. Müteşebbis, yatırımcı ruhunu kaybetmesin. Böyle  bir zamanda eğer yatırım şansını değerlendirirsen, gelecek çok daha bereketli  olacaktır."

İşadamlarına çağrı

 "İçeride, dışarıda 16 Nisan için aykırı çalışanlar olmadı mı?" diye  soran Erdoğan, "Oldu. Bunları biliyoruz. Kimler olduğunu gayet iyi biliyoruz ama  yanıldıklarının farkına varacaklar. Diğer ülkeler bu işlere ne der? Buradan  bakarak endişe beyan edenler orada da bir sıkıntı olmadığını gördüler. Öyleyse iş  adamlarımıza diyoruz ki, tüm imkanlarınızla, tüm cesaretinizle yatırım yapın,  üretin ihracatı zorlayın, istihdamı artırın. Böylece siz de kazanın, ülkemiz de  kazansın." ifadelerini kullandı.

 "Terörist olmayan için OHAL yok hükmündedir"

 Buna karşılık birilerinin hala "Efendim Olağanüstü Hal var" diyerek  sızlandığını kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Onların kimler olduğunu biliyorsunuz. Ben de diyorum ki; Olağanüstü  Hal, girişimcilerimizin, yatırımcılarımızın önünü mü kesiyor, yoksa önünü mü  açıyor? Eski Olağanüstü Halleri hatırlayın. Fabrikaya giremezdin patron olarak. O  günleri biz unutmadık. O Olağanüstü Hallerin olduğu dönemlerde patron fabrikasına  giremiyordu. Biz geldik fabrikalarınızın kapısını açtık. Şu anda bu Olağanüstü  Halde o tür tehditlerle karşımıza gelenler anında yasaların, hukukun bize verdiği  yetkiyi kullanmamızı kolaylaştırıyor. Öyle ikide bir kalkacak hemen grev, bilmem  ne... Kusura bakma arkadaş. Her şeyin stratejiktir, şudur budur, hak var. Bu  hakkın yerine gelmesinde biz işçinin de yanında oluruz işverenin de yanında  oluruz. O fabrika çalışmadığı zaman bunun zararını görecek olan işveren olduğu  kadar aynı zamanda benim işçi kardeşimdir. Çalışmadığı zaman ne olacak? Oradan  işçi kardeşim de zarar görmeyecek mi? Sendika kalkıp her ay normal olarak aldığı  maaşı işçisine ödeyecek mi? Yok, belli bir oranda ödüyor. Burada çok ciddi bir  istismar mekanizması çalıştırılıyor. Bu mekanizmaya da bizim eyvallah etmememiz  lazım. Çünkü buradan ülke de zarar görmemesi lazım, bütün o işçi kardeşlerim de  zarar görmemesi lazım. Hakkın tecellisi için de ne gerekiyorsa bunu yapmaya zaten  bizler de devlet olarak varız. Herkes görüyor ve biliyor ki Olağanüstü Hal sadece  terörle mücadele için vardır. Bugüne kadar hangi iş adamımızın hangi  vatandaşımızın herhangi bir işi, gücü, hakkı, hukuku olağanüstü halden dolayı  zarar görmüştür? Bunu bilelim. İnsanlarımızın günlük hayatında aksayan, onları  rahatsız eden herhangi bir şey var mı? Yok. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu  değildir. Terörist olmayan için Olağanüstü Hal yok hükmündedir. Bunu böyle  bilelim. Terörle mücadelenin gerektirdiği kadar da bu uygulama devam edecektir."

Fransa'da Olağanüstü Hal kararının uzatıldığına dikkati çeken Erdoğan,  "En son 1,5 yıl daha uzattılar. Ne oldu orada? Darbe girişimi mi oldu? Devlete  yönelik bir darbe mi yaptılar? Yok, 10-15 kişi 20 kişi öldürüldü diye pat hemen  Olağanüstü Hal ilan ettiler. Şu anda sürekli yeniliyorlar. Bizde devletimizi  yıkmaya yönelik bir darbe girişimi, 249 şehidimiz var, 2 bin 193 gazimiz var hala  bize birileri akıl vermeye çalışıyor. Kim bunlar? Batı. Kusura bakma Batı. Önce  biz, samimiyet isteriz. Kimse bize bunları bahane ederek sorumluluktan kaçmaya  çalışmasın." ifadelerini kullandı.

 "MÜSİAD üyelerine güveniyorum"

 Erdoğan, Hükümet'in yatırım yapmak, işini büyütmek isteyen herkes için  krediden istihdama geniş bir alanda gerçekten çok ciddi teşvikler sağladığını  kaydederek, "İş adamlarımızın bunlardan yararlanarak süratle harekete geçmelerini  bekliyoruz. Bu konuda MÜSİAD üyelerine doğrusu güveniyorum. İnşallah yeni  Türkiye'nin inşasını sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz." diye konuştu.

Türkiye'nin ekonomideki büyüklüğünü anlamak için meseleye biraz daha  geniş bakmak gerektiğini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

 "Türkiye 2002 yılından bu yana 183 milyar dolar uluslararası yatırım  çekmiş bir ülkedir. İstihdam sayımızı 6 milyonun üzerinde bir artışla 27 milyona  çıkardık. Geçtiğimiz 14 yılda, Avrupa'da istihdam sayısını bizim kadar artıran  başka bir ülke yok. Girişimcilerimizin yurt dışındaki yatırımları 37 milyar  doları geçti. Müteahhitlerimizin yurt dışında üstlendikleri proje tutarı bu  dönemde 300 milyar dolara yaklaştı. Eskiden turist olarak dahi ziyaret etmeye  cesaret edemediğimiz coğrafyalarda bugün iş adamlarımızla, sivil toplum  kuruluşlarımızla, eğitimcilerimizle yoğun faaliyetler yürütüyoruz. Bizim bir  başka özelliğimiz de kendimizle birlikte tüm insanlığın refahı ve huzuru için  çalışmayı ilke edinmiş bir ülkeyiz. Ülkemizin sadece 2016 yılında yapmış olduğu  insani kalkınma yardımlarının tutarı ne biliyor musunuz? 6,5 milyar dolar. 'Veren  el alan elden hayırlıdır' dedik bu destekleri verdik. Eskiden bizim  vatandaşlarımız tedavi için yurt dışına giderdi. Geçtiğimiz yıl, yurt dışından  ülkemize 360 bin kişi tedavi için geldi. Hamdolsun. Nereden nereye?"

Eskiden yerli televizyon kanallarının yabancı dizilerin istilası  altında olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

 "Şimdi bizim dizilerimiz dünyanın 75 ülkesinde 400 milyon kişi  tarafından takip ediliyor. Son Hindistan ziyaretimde kendileriyle bir anlaşmaya  vardık. Onlarla müşterek inşallah diziler, filmler yapma noktasında adımlar  atıyoruz. Bu noktada gerekirse çok daha Hollywood var eyvallah, Hindistan'ın da  kendine göre Hollywood'u var. Biz diyoruz ki müşterek, bizler üçüncü bir ülkede  veya Türkiye'de böyle bir inşallah zemini oluşturalım. Böyle bir adımı atalım.  Mutabık kaldık, arkadaşlarımız bu çalışmayı sürdürecekler. Kültür ve Turizm  Bakanlığımızla Hindistan tarafı bu çalışmaları sürdürerek bu adımları da  atacağız. Dünyanın her yerinden yatırımcılar ve bireyler, ülkemizde gayrimenkul  sahibi olmak için akın akın geliyor. Savunma sanayinde elde ettiğimiz başarıların  önemini terörle mücadelede her gün biraz daha görüyoruz. Bugün yurt dışına çıkan,  yurt dışıyla teması olan herkes Türkiye'nin itibarını görmekte, duymaktadır.  Sıkıntılar yok değil. Var. Atalarımızın dediği gibi 'Büyük dağın kışı da büyük  olurmuş'... Biz bu sıkıntıların hepsini de sabırla, azimle, kararlılıkla aştık  aşmaya devam edeceğiz. MÜSİAD, bu yolculukta, bu mücadelede hep yanımızdaydı,  inşallah bundan sonra da yine sizlerle birlikte ülkemizin gelişmesi, büyümesi,  kalkınması, demokrasimizin güçlenmesi, refahımızın artması için çalışmayı  sürdüreceğiz."

 Erdoğan sözlerinin sonunda MÜSİAD'ın 24. Genel Kurulunun hayırlara  vesile olmasını diledi. Genel Başkanlık görevini devredecek olan Nail Olpak'a  hizmetleri sebebiyle teşekkür eden Erdoğan, genel başkanlık vazifesini üstlenmeye  aday olan Abdurrahman Kaan'a başarılar diledi. Abdurrahman Kaan'ın soyadını  telaffuz ederken yanlışlıkla "Dilipak" diyen Erdoğan, "Herhalde Dilipak da bizi  andı" diyerek espri yaptı.

 Notlar

 Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda, MÜSİAD tarafından  hazırlanan "şükür" isimli film gösterildi.

 Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Bilim,  Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve  Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma  Betül Sayan Kaya ile İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanı Kadir Topbaş'ın da hazır bulunduğu Genel Kurula aralarında Hollanda,  Japonya, İran ve Suudi Arabistan’ın da bulunduğu 23 farklı ülkenin başkonsolosu,  ticaret ateşesi ve konsolos yardımcısı olmak üzere 27 temsilci katıldı.?

 Konuşmaların sonunda MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan'a tarihi özelliği bulunan bir kalkan hediye etti. Cumhurbaşkanı  Erdoğan da Genel Kurul sponsorlarına plaket takdim edip hatıra fotoğrafı  çektirdi.

 

 


Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
Hangisi zarar karşılığı ödenen paradır?

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX