SiyasetRSS
19.06.2013 - 12:26 | Son Güncelleme: 19.06.2013-12:48

Ertuğrul Günay istifa sorusuna ne dedi?

Sitene Ekle
Ertuğrul Günay istifa sorusuna ne dedi?

DHA

AK Parti İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, Gezi Parkı eylemleri sırasında çıkan olaylarda nedeniyle sosyal medyada paylaştığı değerlendirmeler ile ilgili Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Günay, "Yönetim, suhulet nezaket kolaylık yumuşaklık şefkat ister.Husumet, şiddet ve nefretle yönetim olmaz" dedi.

Günay, "Aslında Genel Kurul’da söz almayı da düşünmüştüm. Ancak başkanlık ve benim aramda sanırım bir kopukluk oldu. Bir basın toplantısının daha iyi olabileceğini düşündüm. Ülkemiz üzüntü verici olaylar yaşadı. Sokaklar ve meydanlar farklı nedenlerle bir araya gelen, oldukça öfkeli insanlarla doldu taştı. Haklı bir çevre duyarlılığından yola çıkan anlayışsız, kaba, haksız davranışlar sonucunda ülke düzeyinde belki milyonları aşan insanların alanlara çıkmaya başladı. Böyle olunca bozguncular ve kışkırtıcılarda zaman zaman bu olayların arkasına saklanarak, yurttaşların canına yönelik hareketle toplumun sağlığını tehdit ettiler. Güvenlik güçleri aldıkları emirlerin katılığı, öncelikle bu bozguncuları yakalayıp teşhir etmek yerine, bazen haksız ve gereksiz bazen de haklı ama ölçüsüz müdahalelerle, olayların yaygınlaşmasına neden oldu. Basit ama iyi yönetilemeyen süreçte sanki iktidara karşı, bir iktidar değiştirme hevesi ve hayali ürettiler" dedi.

Günay, "Olayların boyutları değiştikçe, uluslararası komplodan söz etmeye,iktidara karşı söylenmeye başlandı. Ama bu başlangıç noktasını ve nasıl yönettiğimiz göz önünde bulundurulursa, başarısız yönettiğimiz ortaya çıkacaktır. Özeleştiri yapma ihtiyacıyla yüz yüze geleceğiz" diye konuştu.

Günay, "Gezi Parkı bütün bu hayata karışan ortama itiraz edenlerin, özgürce yaşamak isteyenlerin toplandığı ortak bir alana simgeye dönüştü. ’Mesele gezi parkından ibaret değil arkadaş’ denilerek de anlatılmak istenen bu, iktidar değiştirmek değil. Bu tepkisi anlamak ve yeni tepkilere yol açmadan sükuneti sağlamak her ülkede öncelikle bizim yönetimin görevidir. Bu insanlar, gençler çoğunlukla bir siyasi partiye yakınlık duymuyorlar" dedi.

"Yönetim, suhulet nezaket kolaylık yumuşaklık şefkat ister" diyen Günay, şunları söyledi "Husumet, şiddet ve nefretle yönetim olmaz. Bizim tarihen ve bugün üzerine durmamız gereken temel ilke budur. Bir iktidar, bir siyasi partinin iktidarı olabilir. Ama hükümet, Türkiye Cumhuriyeti’nin bütününün hükümetidir. Bütün bir süreç boyunca, suhuletin merhametin adaletin, daha büyümeden, uluslararası medyaya çıkmadan aşabileceğini hep anlatmaya çalıştım. Bütünüyle yurttaşlarıma da çağrım var. Lütfen evlerine dönmeliler. Elbette düşünce özgürlüğü, yasalara uygun biçimde ifade etme hakları var. Dışarıda şu yada bu şekilde, polisin müdahale etmesini haklı kılabilecek bir eylem demokrasiye hizmet etmez. Bunu bütün yurttaşlarımın dikkatine sunmak istiyorum." 

GAZETECİLERDEN SORULAR

Erdoğan ve sizin görüşlerinizin farklı olduğunu görüyoruz. Bunu nasıl değerlendirirsiniz? Ak Parti’de siyaset yapmaya devam edecek misiniz?


Ben AK Parti’ye çok zor bir dönemde geldim. Hangi niyetle olursa olsun bir başka korku döneminde de sesimi kısmak niyetinde değilim. AK Parti’nin büyük bir kitlesinin benim gibi düşündüğünü düşünüyorum. Benim baştan beri itiraz ettiğimiz, İstanbul'un minareleriyle yarışan betonlarla, özgürlük taleplerin onların da talepleridir. Bunları içerde söylememem, dışarda söylememem gibi
Ben gördüğü yanlışa itiraz eden insanlar, seslerini duyurursa burası demokratik bir kurumdur görüntüsü verdiğini sandığım için bunları herkesle paylaşıyorum. Devam ediyorum. Sizi belki hayal kırıklığına uğratıyorum ama.

Siz de partinizin “duran adamı” mısınız?

Bazen duruyor gibi görünürsünüz ama derinden yürüyorsunuzdur.

İstifa etmeyi düşünmediğinizi söylediniz ama. İhraç bekliyor musunuz?

Tatsız işler konuşmayalım. Şefkat, adalet, merhamet dolu davranışlar göndermeler yapmaya çalışıyorum. Kimsenin aklına kötü şeyler getirmeyin.

Bakanlar Kurulu’nda gündeme getirdiyseniz, bakanlar size nasıl tavır aldı? Destek mi verdi?

Bakanlar Kurulu’nda tartıştık şu şöyle, bu böyle dedi gibi bir tartışma olmaz. Benim bakanlıktan ayrılmadan çok önce, hem İstanbul’un siluetini bozan yapılarla ilgili, önce AVM, sonra rezidans, şimdi müzeye dönenlerle ilgili önceden de söylemiştim. Bakanken yapmadığım itirazı bugün yaparsam eksiklik hissederim. Ama bugünkü bakanken söylemiştim demek için değil.

Şimdi biraz tarumar oldu ülkemiz. Maddi değeri ölçülemeyecek, insanın canı maddi olarak ölçülebilir mi? Bütün bunlar olmayabilirdi. Devlet refleksi yerine siyaset aklı kullanılmış olsaydı. 10 yıldan beri iktidarız ama kaynağını milletten alan bir anlayışı olmalıyız.


En son çıkan oyunları mı merak ediyorsunuz? Oyun tutkunları buraya!

Detaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler

©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX