Yazarlar
11.01.2015 - 02:30

Eşitlik teşviki yerine annelik teşviki geldi!

Sitene Ekle
Ufuk Turu  |  Meral Tamer mtamer@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

TÜSİAD’ın toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmak amacıyla başlattığı, üniversite öğrencilerine yönelik kısa film yarışmasında ödül alan filmleri görmeliydiniz...
TÜSİAD Kadın-Erkek Eşitliği Komisyonu Başkanı Nur Ger, kendi şirketi SUTEKS’in ana sponsorluğunda hem maddi, hem manevi olarak bu iş için çok uğraştı. Nitekim Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerden 173 film yarışmaya katıldı. Gençlerin kadın-erkek eşitliği üzerine düşünmeleri ve üretmelerinin yolunu açan çok önemli bir projeydi.

İhracat teşviki gibi...
Ger, konuşmasında hükümet yetkililerinden “ihracat teşviki gibi kadın-erkek eşitliği teşviki” verilmesini isterken, Başbakan Ahmet Davutoğlu 24 saat sonra tam tersine kadını eve hapsedecek annelik teşvikleriyle karşımıza çıktı:
3. çocuğunu doğuran anneye devlet tam altın takacak. Çalışan kadın 4 ay olan normal doğum iznini kullandıktan sonra, 1. çocukta 2 ay, 2. çocukta 4 ay, 3. çocukta 6 ay yarı zamanlı olarak çalışıp tam maaş alabilecek. Anne eğer isterse çocuğu ilkokula başlayana kadar yani 5.5 yaşına kadar kısmi süreli çalışma hakkına sahip olacak...
Tıpkı 80’li yılların ihracat teşvikleri ya da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın sık sık hatırlattığı yeni Ar-Ge teşviklerine benzer bir durum... Ve Nur hanımın talebinin tam tersine kadını evin dört duvarı arasında kalmaya teşvik ediyor.

Uçurum derinleşecek
Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi KEİG’in açıklamasında belirtildiği gibi kadınlara yönelik bu son kararıyla AKP hükümeti, ülkemizdeki cinsiyet eşitsizliğini daha da derinleştiriyor. Esnek çalışma, kadınların hem yarı zamanlı işte çalışması, hem de evde bütün işleri sırtlanmasını öngören bir çalışma modeli.
Oysa Dünya Bankası başta olmak üzere pek çok yerli ve uluslararası kurum hemfikir ki Türkiye, atıl duran kadın potansiyelini ekonomik hayata daha fazla katmadan büyüme oranını artıramaz; 2023 hedeflerini yakalayamaz.

Koç Üniversitesi ile...
Nitekim Semahat Arsel Onur Ödülü’nün ilk sahibi UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova’nın verdiği çarpıcı örnek de bu görüşü teyit ediyor: “Son 10 yılda kadınların tüm dünyada ekonomik hayata katılmaları, Çin’in ekonomik büyümesinden daha fazla büyüme sağladı.”
Ataerkil toplumlar, bu gerçeği özellikle görmezden geliyor, ancak uluslararası saygın kuruluşların yaptıkları hesaplamalar, son yıllarda yürütülen kampanyalar ve kota teşviklerinin de katkısıyla ekonomik hayata katılan kadınların sağladığı ek büyümenin, son 10 yılda dünyadaki büyümenin lokomotifi olan Çin’inkinden bile fazla olduğunu ortaya koyuyor.
“Kadınlara mutlaka yeni liderlik alanları açılmalı” diyen Bokova, liderliğin doğal yetenek olmayıp, öğrenilebilen bir vasıf olduğunu ve UNESCO’nun, Koç Üniversitesi ile bu çerçevede yaptığı işbirliği ile verecekleri eğitimin çok değerli olduğunu söylüyor.
Gördüğünüz gibi bir yanda hükümetin, nüfus artış hızını yükseltmek için kadını evin dört duvarı içine sokma çabaları, diğer yanda büyük iş çevrelerinin cinsiyet eşitliği yönünde attıkları adımlar...
Ben bugünün dünyasında her sosyal kesimden genç kadınımızın, kendini evin içine hapsetmeyecek kadar bilinçli olduğuna inanıyorum. 


Yazarlarda Ara
Bul
Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimseye ne denirdi?
©Copyright 2019 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.