Burun ameliyatları bittiği zaman sargılar açıldıktan sonra görülen sonuç nihai sonuçtan biraz daha farklıdır. Burnun ödeminin henüz inmemiş olması kemik yapısının tam olarak anlaşılamamasına neden olur. Zaman için ödemler çözülecek ve burun küçülecek detaylar net bir şekilde gözler önüne serilecektir. Başarılı olmayan ameliyatlarda ise şişliklerin inmesi sorunlu bölgelerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. Estetik ameliyatlar öncesinde doktorlar ile yapılan görüşmelerde adayların neredeyse tamamı operasyon sonucunda burun ucu düşer mi sorusunu gündeme getirmektedir. Halk arasında yaygın bir kanı olan burun ucu düşmesi kalkık görünümün zaman içinde etkisini yitirmesi şeklinde algılanabilir.
 
Rinoplasti operasyonlarında kullanılan teknikler burnun uzun yıllar aldığı formu korumasına olanak tanımaktadır. Şekil bozuklukları burun estetiği yaptırma talepleri içinde önemli bir yer tutmaktadır. Burun estetiği dendiği zaman sorunun farklı bölgelerde farklı işlemlerin yapılması ile tamamlanacağının da bilinmesi gerekmektedir. Kıkırdak ve kemik yapıdan oluşan burun ortası uç kısmın düşük görünmesine neden olmaktadır. Burun ucu düşüklüğü sorunu ise bayan ve erkeklerde farklılıklar göstermektedir. Burun ucu ve dudaklar arasındaki açı kadınlarda maksimum 110 derece olurken, erkeklerde ise 100 derece civarındadır. Bu açının altında yer alan ölçüler ise düşük burun olarak değerlendirilebilir. Bu açının yeterli olmaması halinde karşıdan bakıldığı zaman burun delikleri görünür. Bu estetik açıdan bakıldığında istenmeyen bir durumdur.
 
Ucu geniş olan burunlar, tombul bir görünüm sergiler. Burun ucunun dar ve öne doğru büyük olması ise halk arasında pinokyo burun olarak değerlendirilmektedir. Burun ucundan burun köküne kadar olan mesafe burnun kısa veya uzun olmasının anlaşılmasını sağlamaktadır. Ön taraftan bakıldığı zaman sağa ya da sola kıvrık olan burunlar ise eğri burun çeşididir. Estetik operasyonlar ile tespit edilen sorunların çözümüne yönelik uygulamalar devreye alınır. Burun ucu düşüklüğü özellikle ülkemizde sık görülen bir sorundur. Üst dudağa doğru sarkmış olan burun gülme esnasında daha belirgin bir hale gelmektedir. Burun düşüklüğü insanların yaşının daha fazla olmasını göstermektedir. Yaşla birlikte ilerleyen burun düşüklüğü ameliyat ile istenen forma çekilebilir. Bu ameliyatı olacak kişilerde dudak şeklinin değişip değişmeyeceği ise merak konusudur. Burun ameliyatları sonrasında dudak yapısında herhangi bir değişiklik görülmemektedir.
 
Düzgün ve doğru bir şekilde yapılmış operasyonlar sonucunda burun düşmesi sorunu kesinlikle yaşanmaz. Burun estetiği ameliyatından yıllar sonra yaşanacak sorunlar ise derinin yaşlanması sonucunda yaşanan fizyolojik durumun göstergesidir. Önemli bir ameliyat olan burun ucu düşüklüğü modern tekniklerin başarılı şekilde uygulanması ile sorunsuz olarak sonuçlanabilmektedir. Her hasta burun ucu estetiği yaptırmak açısından uygun değildir. Doktor ile yapılacak görüşmelerin detaylı incelemeler ile desteklenmesi gerekmektedir. Burun ucu estetiği tip plasti adıyla anılmaktadır. Sonradan oluşabilen burun ucu düşüklüğü bir travma sonucunda da hızlanarak gözle görünür bir hal alabilir. Hatalı operasyonlar esnasında kıkırdak çatının istenen şekilde korunamaması zaman içinde burun düşmesi denen durumun yaşanmasına neden olacaktır. 
 
Burun ucu estetik operasyonu yaptırmadan önce cerrah seçimine özen gösterilmesi gerekmektedir. Planlama esnasında daha önceden yaşanmış kaza ve operasyonlarının bilgisinin detaylı bir şekilde paylaşılması gerekmektedir. Kişinin yaşadığı solunum problemleri estetik ameliyatlar için engel teşkil etmemektedir. Aynı operasyon ile birden fazla sorun çözüme kavuşturulabilir. Estetik burun ameliyatı öncesinde kişinin görünmek istediği sonucun detaylı olarak incelenmesi ve doktor ile karşılıklı olarak planlı bir çalışma yapılması önerilmektedir.
 
Dr.Ercan Aydın