Okumakta olduğum kitapta bir örneğe rastladım; 2016 da Şile'de yapılan” çocuk beyin kampında  çocuklar hangi konuda yetenekli, olumlu ve üstün yönlerinin olduğu “gözlemlenmiş. Bu sayede normal şartlarda   fark edilmeyecek pek çok şey fark edilmiş ve aslı önemlisi çocuklar bir süre sonra marifetlerini göstermek konusunda epey cesaretlenmişler. Kamp sırasında beste yapanlar, doğa gözlemcisi olmaya karar verenler çıkmış aralarından.hepsinin eşsiz ve benzersiz oldukları alanlar var ve “herkesten beklenen şeyleri,çocuklarımızda aramaktan vazgeçelim” diyor Sinan Canan.(Beyinin Sırları – Prof Dr.Sinan Canan-Pelin Çift)

Bir süredir  dikkatimi çeken  bir nota var. Tabi bu konu daha öncede yazılıp çizildi ve özellikle psikologlarında yapılmamasını istedikleri şeylerden biri.“Etiketlemek”

Küçücük bebek, neyi neden yaptığını bilmeden bir tepki veriyor ” aaa ne yaramaz oldun sen”,  bir  ana okulu ya da 1. Sınıf çocuğu arkadaşına şeker götürüyor veriyor, bu da pek çapkın olacak bak kıza göz koymuş”, “ çok sorumsuzsun”,”tembelin tekisin”, “aman ne ağır kanlısın”, “bu çocuk çok zeki ”, “bu kız pek bir aklı havada”… Görüldüğü gibi her yaşa ve duruma uygun etiketler mevcut, itinayla takılır.

Biz bir konuda birini etiketlerken aslında belki karşımızdakinde gördüğümüz şeyin kendimizdeki karşılığını çıkartıyoruz içimizden. Küçücük bebek  yaptığı şeyle o an dünyaya ile iletişim kuruyor ve kendini ifade ediyor,”yaramaz” etiketi bizim dünyamıza ait. Sonra ise bunları duya duya bu kavramların içini doldurmaya başlıyor insanoğlu.

Neye odaklanırsak o çoğalır ya, biz de çocuğumuza en çok neleri söylersek onlara doğru kayması ve onları arttırması söz konusu. Benden söylemesi gerisi size kalmış..

İster çok yaramazsın diyerek, kızın ve öfkenizi boşaltın ve o yaramazlığı duysun ve onu büyütsün. İsterseniz  “uyumlu bir çocuk olduğunda harika hissediyorum” diyerek onu uyumlu olmaya davet edin, çocuğunuz da uyumlu olmaya doğru daha çok eylemde bulunsun.

 

İsterseniz “bıktım senin şu dağınıklığından” diyerek içinizi  rahatlatın. İsterseniz “ eşyalarını topladığında beni çok mutlu ediyorsun “diyerek ona odak noktası verin.

Eğer etiket kullanacaksanız işe yarasın.

Hepimiz bize söylenenin içini dolduruyoruz.  Sadece çocuklar için geçerli değil. Eğer müdürünüz, “senin yazdığın raporlardan çok yararlanıyorum, teşekkür ederim” derse, rapor yazarken daha özenli olursunuz.

Bu yüzden biz ebeyenler olarak çocuklarımızdaki olumsuzluğa değil olumlu taraflara odaklandığımızda inanın onlar çoğalacak, diğerleri zaman içinde azalacak. Ancak biraz emek.

Kitaptaki örnekte olduğu gibi çocuğumuzun iyi, güzel,başarılı,olumlu taraflarını gördüğümüzü hissettirmek önemli. Bunu yaparken de abaratmadan dengeyi kaçırmadan. Aman şahanesin, muhteşem yapmışsın, sen harikasın şeklinde değil.

Dengelerimizi kouyabildiğimizde çok büyük farklar yaratacağınızdan emin olabilirsiniz.

Sevgilerimle

https://www.facebook.com/farkyaratanannebaba/

https://www.instagram.com/farkyaratanannebaba/