Yeni neslin evliliklerinde, “ aile reisi” kavramı  demode kabul ediliyor ve evliliklerde demokrasi kavramı benimseniyor.   Daha önceki nesillerde, alt komşuya kahve içmek için giderken bile izin alması gereken kadın profilinin yerine, artık kendi ayakları üzerinde durabilen, hayatı eşiyle eşit  haklarla paylaşabilen kadınları, eşinin velisi olmadığının, dilekçe kabul edip “izin” belgesi vermekle yükümlü bir devlet dairesi olmadığının farkında olan erkekleri görmek çok sevindirici. Ancak evlerdeki bu demokrasi anlayışının, avantajları olduğu kadar dezavantajları da olası.

 Evlilikler günümüzde, çok daha karşılıklı anlayış ve birlikte alınan kararlarla ilerliyor. Ancak iki kişilik cumhuriyetlerde demokrasiyi oturtmak da çok kolay değil. Herkesin eşit söz hakkı olduğu bir konuda, ortak kararlar almaya çalışırken, fikir ayrılıkları çok yıpratıcı olabiliyor.  Çiftlerin farklı fikirleri, hele ki birbirlerini ikna edemedikleri durumlarda, karar almalarını zorlaştırdığı gibi, gerginlik sebebi de olabiliyor. 

 Oysa evliliklerde demokrasi anlayışını oturturken, çiftlerden her birinin daha etkin olacağı alanları saptamak gerekliliği unutulmamalı. Bu saptamalar mutlaka önceden oturup karar verilmesi gereken ayrımlar da değil üstelik.  Yaşamın doğallığının içinde, eşlerin yetenekleriyle de uyumlu olarak bu alanlar kendiliğinden oluşacaktır zaten.

Kurumsal firmaların yapısına baktığımızda bu alan ayrımlarını, kurum içi departmanlaşmalar olarak görürüz. Örneğin, insan kaynakları, muhasebe, satış…vs.  Bu departmanlar,  alanlardaki yetkin kişilerin görev aldığı ve inisiyatif kullandığı bölümlerdir.

Aynı yapılaşmayı devlet idaresinde de gözlemleriz. Ekonomiden sorumlu, dış işlerinden sorumlu vs. bakanlarımız ayrıdır.

Evimizi düşündüğümüzde de bu alanları yaratmak zor değil.  Örneğin mutfakta bardakların nereye konulacağına çoklukla evin hanımları karar verir de, eve alınacak TV’nin hangi marka olacağına çoklukla evin erkeği  kafa yorar.  Çocuğun kıyafetlerinin eksiğini genelde anne düşünür, doktor seçimini anne yapar da, ev alırken banka ile yapılacak kredi görüşmelerini erkek yürütür gibi. Elbette bu örnekler sadece genelleme. Evin muhasebesini yönetmeyi tercih eden kadın, çocuğun aşı takvimini takip eden baba da olabilir elbette.

Ev yönetiminde çiftlerin birincil karar mercii olacakları bu alanları belirlemeleri, daha az gerginlik yaşayarak daha hızlı karar almalarını sağlayacağı gibi, aynı zamanda kişisel tatmin ve güven duygularını da geliştirecektir. Eşlerden birinin, kararıyla ilgili eşinin kendisini sorgulamayacağı, tam destekleyeceğini bilmek, aralarındaki takım çalışmasını ve işbirliğini de arttıracaktır.

Bunun yanı sıra,  fikir alış verişinde bulunmak, birbirlerinin kararlarını desteklemek elbette çift arasında özel bir paylaşım ve yeni sohbet konuları geliştirecektir.

Bir başka deyişle  evde tek reis kavramı yıkılırken, reissiz evler yerine, farklı konularda farklı reisler olması  evin gücünü arttıracaktır. Ne demişler ; “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.”

 

Sevgiler