Bu yıl İzmir’in en önemli gündem maddelerinden birini Expo adaylık çalışmaları oluşturacak. İki Ocak tarihli yazımızda bu konudaki görüşümüzü dile getirirken şöyle bir yorum yapmışız:
“Bu konuda hükümet ile yerel yönetimler arasında üstü örtülü veya açıkça bir rekabet yaşanması da beklenebilir. ‘CHP’li yerel yönetimler beceriksiz’ mesajına dayanan AKP stratejisi için EXPO süreci oldukça elverişli bir alan. İzmir Milletvekili olan Bakanlardan Ertuğrul Günay ve Binali Yıldırım isimleri, yerel kamuoyunda daha sık anılacak. Bir de Expo Yürütme Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in yıldızının parlayıp parlamaması, daha sonraki yerel seçimlerde Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı konusunu da etkileyebilir.”
Bu pazartesi gazetemizde röportajı yayınlanan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, aynı konuda şunları dile getirmiş: “Mahmut Özgener’i Büyükşehir’e düşünüyorlarsa, Başbakan da devreye girer. Çünkü, Expo’yu almış bir kahraman olarak Mahmut Bey’in aday olması, kenti kolay lokma haline getirir.”
Bu yorumlara ve olup bitenlere bakılınca, Expo adaylığının şehrin kaderi kadar, yerel siyasi rekabette de çok önemli bir argüman haline geldiği ortada. AKP’nin İzmir stratejisinde, “hizmet” ve “iş bitiricilik” kavramları öne çıkmaktadır. Binali Yıldırım ve Ertuğrul Günay’ın İzmir Milletvekili yapılması bu stratejinin ürünüdür.
İzmir’deki belediyeciliği, “beceriksizlik” olarak tanımlayan AKP, seçmene, “bu şehri biz kalkındırırız, imar ederiz” mesajları vermeyi sürdürüyor. Kentsel dönüşümde olduğu gibi Expo sürecinde de izlenen taktik, İzmir’deki belediyeleri devre dışı bırakarak, hükümetin ağırlığını koymasıdır.
Yönlendirme Kurulu ve Yönetim Kurulu’nun yapısı ve tercih edilen çalışma tarzı bunu gösteriyor. Expo’ya şehir aday ama çalışmalarda hükümet ağırlıklı. Vali ve Mahmut Özgener’in ön planda olması bunun en tipik göstergesidir. Belediye Başkanı şehri, Vali hükümeti temsil eder.
Dolayısıyla Expo adaylığı, daha şimdiden belediyeleri etkisiz bir aktör haline getirdiğine göre, kazanılması durumunda bunun siyasi sonuçları da olacaktır. Ama Soyer’in dile getirdiği gibi, böyle bir başarı, “İzmir’i kolay lokma haline getirmeye yeter mi, yoksa şehrin AKP’ye başka gerekçelerle koyduğu şerh devam mı eder?”
Şimdiden bunu tahmin etmek kolay değil.
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...