Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Kasım 2006 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Emlak      Arabam      Kariyerim      Cumartesi      Pazar      Ege      Seri İlanlar  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  ÇİZERLER
  OMBUDSMAN
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
 GÜZELLİK   VİTAMİN   ÇOCUK BAKIMI   HAMİLELİK   DİYET   KADIN SAĞLIĞI 
Bir karne de velilere...

Uzmanlar, anne-babaları uyarıyor: "Çocuklarınızı karneleri için cezalandırmak yerine bu konuda ne kadar çaba harcadığınızı bir düşünün"


Gaziantep Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Psikolog Bahadır Bilgin, ailelerin çocuklarının karnelerini değerlendirirken, kendi yetiştirme tarzlarını da sorgulaması gerektiğini belirtti.
Bilgin, ailelerin çocuklarını karneleri için cezalandırmak yerine, öncelikle kendilerinin bu konuda ne kadar çaba harcadığını ve çocuklarına ne kadar yardımcı olduğunu düşünmesinin, karne sendromunun önüne geçmek için önem taşıdığını söyledi.

Bilgin, ailelerin bu konuda tek taraflı düşündüğünü, karnesinde zayıf olan çocuğun, çalışmadığı veya karnesi iyi olan çocuğun çok çalışkan olduğunu düşündüklerini ifade etti. Velilerin, çocuklarının okul başarısını kendi yetiştirme tarzlarıyla yeterince bağdaştırmadıklarını kaydeden Bilgin, şöyle konuştu:

''Kötü not alan, dersten kaçan, derse ilgisiz olan çocuğu yetiştiren de, derslerinde başarılı, araştırmacı ve öğrenmeye istekli çocuğu yetiştiren de aileler. Karneyi aslında aileler alıyor ama bu konuda direkt olarak çocuk sorumlu tutuluyor. Ailelerin bu konuda biraz da kendilerini sorumlu tutması, karne zamanında yaşanan bir çok olumsuzluğun önüne geçecektir.''

Bilgin, dönem boyunca değil, çocuğunun eğitim hayatı boyunca onunla yakından ilgilenen ve çocuğuyla arkadaşça bir iletişim kuran ailenin başka yan etkenler olmaması durumunda karnelerde beklediği ölçüde bir sonuç elde edeceğini anlattı.

Karnelerin sadece öğrencilere verilen bir not değerlendirmesi olmadığını ve çocuğun sosyal hayatının, ev ortamının, aile yaşantısının da bu karneyle beraber değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bilgin, şöyle devam etti:

''Karnesi iyi, orta ya da zayıf olan çocukların aileleri tarafından büyük bir hoşgörüyle karşılanması gerekir. Aileler, çocuklarının her zaman ve her koşulda yanında olduklarını ve çocuklarını her zaman desteklediklerini belli etmeliler. Çocukların karnelerinin başka çocukların karneleriyle karşılaştırılmaması ve başkalarının yanında eleştiri konusu yapılamaması da çocuğun özgüveni açısından büyük önem taşıyor.''




© 2006 Milliyet