Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Kasım 2006 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Emlak      Arabam      Kariyerim      Cumartesi      Pazar      Ege      Seri İlanlar  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  ÇİZERLER
  OMBUDSMAN
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
 GÜZELLİK   VİTAMİN   ÇOCUK BAKIMI   HAMİLELİK   DİYET   KADIN SAĞLIĞI 
Sınav kaygısı en çok çalışkan öğrencilerde görülüyor

Üniversiteye hazırlık dönemi, gençlerin psikolojik olarak yoğun sorunlar yaşadığı dönemler.Uzmanlar böyle dönemlerde profesyonel desteğin, sorunları en aza indirgemede büyük faydaları olacağını hatırlatıyorlar

Üniversite sınavına çok az zaman kala birçok genç bu zorlu maratonu başarıyla tamamlayabilmek için büyük çaba sarfediyor. Sınav tarihi yaklaştıkça artan sınav kaygısıyla başlayan sorunlar, başarıyı birebir etkiliyor. Ve öğrencinin başarı grafiği düştükçe motivasyon kaybı da ivme kazanıyor.
Psikiyatrist Sabri Yurdakul, başarılı öğrencilerin, ''ya kazanamazsam?'' endişesini yaşadığını belirterek şöyle konuştu:

''Bu dönemde uyku bozuklukları, iştahsızlık, çabuk sinirlenme ve benzer sıkıntılara rastlıyoruz. Sınav kaygısı en çok çalışkan öğrencilerde görülüyor. Bu dönemlerde mutlaka uzman yardımına başvurmak gerekli. Çünkü aksi takdirde öğrencinin başarı düzeyi düşüyor.''

Bu dönemde çocuk ve anne-baba arasındaki ilişkinin çok dengeli kurulması gerektiğinin altını çizen Yurdakul, ''(Biz sana çok güveniyoruz mutlaka kazanırsın) derseniz, kendini aşırı sorumluluk altında hisseder. (Boş ver, kazanamasan da olur) derseniz, o zaman da (ailem bile bana güvenmiyor) duygusuna kapılır. Çok fazla yorum yapmamak en iyisi'' dedi.

Kaygının ve buna bağlı sorunların en aza indirgenmesi yolunda önerilerde bulunan Yurdakul, şöyle devam etti:

''Ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar kazanma garantilerinin olmadığını bilmek streslerini artırıyor. Çok çalışmak, iyi çalışmak anlamına gelmez. Kendilerini yorgun hissettiklerinde ara vermeleri gerekir. Bu aralarda ya da ders çalışırken, özellikle klasik müzik dinlemelerini tavsiye ediyoruz ama mümkün olduğu kadar televizyondan uzak dursunlar. Erken yatıp, erken kalkmaya çalışsınlar, mutlaka günde en az 15-20 dakika açık havada yürüyüşe çıksınlar.''





© 2006 Milliyet