
|
Her üç kadından biri şişman
Yapılan araştırmalarda, Türkiye'de 11 milyon kişinin hipertansiyonu olduğu, 9 milyon kişide yüksek kolestrol bulunduğu ve kadınların da yüzde 28.5'inin şişman kategorisine girdiği belirlendi
İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Vedat Sansoy, ünlü ilaç firması Pfizer'ın düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmasında, daha önce Türkiye’de damar hastalığı sıklığı ve risk faktörleri ile ilgili veri yokken ilk kez 1990 yılında, Türk Kardiyoloji Derneği tarafından gerçekleştirilen TEKHARF (Türk Erişkinlerinde Kalp Hastalığı ve Risk Faktörleri) taramasında bu konudaki bulguların elde edildiğini söyledi. Taramanın 1995, 1998 ve 2000 yıllarında tekrarlanarak risk faktörlerindeki değişimin değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Vedat Sansoy şunları söyledi:
"TEKHARF çalışmasında Türk erkeklerinin yüzde 9’u, Türk kadınlarının yüzde 28.5’i şişman bulunmuştur. Her iki cinste de sıklık 50-59 yaş arasında en yüksek seviyededir. 8 yıllık takip bulguları şişmanlık sıklığının Türk kadınlarında yüksek, erkeklerinde de artmakta olduğunu göstermektedir."
Türk erkeklerinde sigara içme oranının çok yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Vedat Sansoy, 1990 taramasında bu oranın erkeklerde yüzde 59.4, kadınlarda da 18.9 olarak tespit edildiğini söyledi. Prof. Dr. Vedat Sansoy, sigara içme sıklığında kentli-kırsal farkı gözlenmezken, kentli kadınlarda belirgin bir artış göründüğünü ifade etti. (Yüzde 26)
Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Altan Onat ise Türk halkında koroner kalp hastalığını ve koroner kökenli ölümleri belirleyici en önemli etken ve yaygın risk faktörü olarak hipertansiyona işaret ederek beş milyon Türk erkeği ile altı milyon Türk kadınında hafif ya da daha şiddetli hipertansiyon bulunduğunun tahmin edildiğini belirtti. Prof. Dr. Altan Onat sözlerini şöyle sürdürdü: "50 yaşını aşkın kadınlarımızın ve 60 yaşını aşkın erkeklerimizin çoğunda tansiyon yüksektir. Sistolik kan basıncı 130’u aşan kişilerde, diğerlerine kıyasla, kalp hastalığından ölme riski yaklaşık üç katı fazladır. Ayrıca, sistolik basınçta her 10 mm’lik artışın, başka etmenlerden bağımsız olarak koroner kalp hastalığı riskini yüzde 23 oranında artırdığı TEKHARF çalışmasında gösterilmiştir. Erkeklerde son yıllarda tansiyonda hafif yükselme eğilimi gözlenmiştir."
Kandaki total kolesterol değerleri bakımından Türk halkının oldukça iyi konumda olduğunu ancak yine de dokuz milyon kişide bu düzeyin yüksek olup 200 mg’ın üzerinde olduğunu belirten Prof. Dr. Altan Onat total kolesterol düzeyinde her 50 mg’lık yükselmenin koroner hastalık riskini halkımızda başka etmenlerden bağımsız olarak yüzde 36 oranında artırdığını söyledi.
"Kolesterol düzeyleri toplumumuzda belki kolesterol düşürücü ilaç kullanımının yaygınlaşmaya başlaması sonucu son yıllarda önemli bir değişiklik sergilememiştir" diyen Prof. Dr. Onat sözlerini şöyle sürdürdü: "Buna karşılık iyi huylu kolesterol bakımından halkımız genelde düşük düzeyler barındırdığı için, damar sertliğine eğilimi artmıştır. Şöyle ki, kanda bu yüksek yoğunluklu lipoproteinler Batılı toplumlardan her iki cinsiyette %20 oranında düşüktür. Bundan dolayı, sınırda bir total kolesterol içeren kişi dahi yüksek risk altına girebilmektedir. Türklerdeki bu durumu açıklayabilecek genetik unsurların yanısıra, sigara içmek, şişmanlamak, bedeni hareketsizlik ve diyette trigliseridleri yükseltici besinleri fazla almak, iyi huylu kolesterol düzeyini düşüren etkenlerdir."
|
|

|