
|
Sedefe fototerapiyle çözüm
Doğuştan olan lekeler, ciltteki yara-kaza izleri, akne izleri, kılcal damar çatlakları, çiller ve yaşlılık lekeleri artık lazerle giderilirken, şimdiye kadar çaresi olmayan sedef hastalığı da tedavi edilmeye başlandı. Sağlık hattını soru ve telefon bombardımanına tutan çok sayıdaki okurumuzu, dermatolog Prof. Dr. Vedat Sezer ve estetik cerrah Op. Dr. Ahmet Köremezli cevaplandırdı.
Günümüzde kadın ve erkekler gitgide dış görünümlerine daha fazla önem verirlerken, lekeli cilt hastalıkları ve özellikle sedef hastalığı kişileri ruhen rahatsız ediyor. Vücutta döküntülü ve pullu lekeler halinde beliren ve kişiyi canından bezdirerek bir türlü geçmeyen sedef hastalığına fototerapi tedavisi çözüm getiriyor.
FOTOTERAPİ
Şimdiye kadar kaplıca suları, balıklı havuzlarda şifa arayan sedefli hastalara, ABD'den ülkemize getirtilen ultraviyole ışın tedavi cihazlarıyla etkin tedavi sağlanıyor. Philadelphia Üniversitesi Deri Hastalıkları Uzmanı ünvanlı ve Amerikan Academia Of Dermatology üyesi Prof. Dr. Vedat Sezer, ABD'de fototerapi tedavisi sayesinde sedefli hastaların yüzde 90'ında olumlu sonuç alındığını söyleyerek, "önce sedefin tipi, yaygınlık derecesi ve deri tipini tesbit edilmeli. Bu tedavide ışınlar çok kuvvetli oldukları için deri renginin açıklığı veya koyuluğuna göre ışın ayarlaması yapılır. Fototerapi tedavisinde dalga boyu 320-400 nanometre olan UVA ultraviyole ışınlar kullanıyoruz, derinin derin tabakalarına etki ediyorlar, tedaviden 1-2 saat önce de hastanın kilosuna göre birtakım ilaçlar vererek hastanın ultraviyole ışınlara toleransını artırıyoruz. Hastaya 20 sn. ile başlayarak ve daha sonra artırarak, ışın tedavisi veriyoruz. 8-10 seansta olumlu sonuç alınmaya başlıyor, Seansı 4 milyon liradır. Fototerapi cihazlarının Amerikan Federal İlaç Bölümü'nden (FDA) onayı vardır, ancak şunu önemle belirtmek istiyorum, bu yöntemin solaryuma benzer hiçbir tarafı yoktur. Üstelik solaryum cihazlarına FDA halen onay vermiş değildir" diyor.
Türkiye'de 600 bin sedefli hastanın olduğunu belirten Prof. Sezer, "bu hastalık derinin çok hızlı yenilenmesinden oluşur, normal bir insan 28 gün içerisinde alt tabakalardan dış yüzeylere doğru bir deri yenilenmesi geçirirken sedef hastalığında derinin bu yenilenme süreci çok hızlıdır. 28 gün yerine 4 günde tamamlanan bu süreç nedeniyle, deride kaşındığında pul pul dökülen bir görünüm ortaya çıkıyor. Özellikle vücudun diz, dirsek gibi çok sürtünen yerlerinde daha çok görülüyor" diyor.
Sedef hastalığı bulaşıcı değil, ancak diğer kişilerin sedefli hastalara yakın olmayı istememeleri, ya da hastaların estetik kaygılar nedeniyle kendilerini toplumdan soyutlamaları sonucu, sorunlar daha da büyüyor. Bu sıkıntılar hastalığı daha da azdırırken, tedavinin temelinde stresi ortadan kaldırmak yatıyor.
ÇİLLER VE CİLT LEKELERİ İÇİN LAZER
Ünlü popçu Emel Müftüoğlu kısa bir süre önce lazerle yüzünü soydurarak çillerinden kurtulmayı başardı. Ünlü popçu, "güneşin cildim üzerindeki etkisini biliyordum, bu yüzden de yazın güneş altında koşa koşa yürüyordum, güneşlenmeyi bırakın, çillerimden kurtulmak için şapkasız-gözlüksüz dışarı çıkamıyordum, lazerli peeling yöntemi ile çillerimi soydurdum. Belki ileride yeniden çıkacaklar ama bir süre için de olsa onlardan kurtuldum" derken, IPEC İntercontinental Estetik Cerrahi Merkezi'nden Op. Dr. Ahmet Köremezli, lazerle çil ve leke tedavilerinin ancak bu konuda eğitim görmüş plastik cerrahlarca yapılabileceğini söylüyor;
" Lazer ışınının etkisi ile, deride derinliği ve derecesi kontrol edilebilen bir buharlaşma oluyor. Deri yüzeyinde yaratılan geçici harabiyet, çok kısa süre içinde yüzeysel tabakanın yeni hücrelerle kaplanmasını sağlıyor. Uzun güneşlenmeler sonucu oluşmuş veya doğuştan çiller, lekeler, yaşlılık lekeleri, Lazer Resurfacing denen yöntemle, yüzeysel pigment hücrelerinin parçalanması sonucu gideriliyor. Lazerle soyulan cilt hem yenileniyor, hem de gençleşiyor"diyor.
Lazerli tedavide, genellikle anestezi gerekiyor ve tedaviden sonra kızarıklıklar ve bölgesel şişme olabiliyor. Düşük volümlü lazer ışını kullanıldığı için, damar ve dokulara zarar verilmiyor. İşlem başlatılmadan 1-2 hafta önce özel kremlerle cilt nemlendiriliyor. İşlem bittikten 1 gün sonra ise hasta evine gönderiliyor. Pembe ile kırmızı arası bir renk alan kırmızılıklar, zamanla azalarak cilt normal rengine dönüyor.
LAZER'LE İLGİLİ UYARILAR!
Eğer cildinizdeki izlerden, lekelerden kurtulmak veya kıl köklerinizi epilasyonla yaktırmak için bir lazer merkezine başvuracaksanız, bu uyarıları kulak ardı etmeyin! Ülkemizde halen, özellikle büyük şehirlerde yaygın olarak yanlış kullanılan lazer cihazları yüzünden, ciltte yanık, lekelerin artması gibi ciddi problemlere daha sık rastlanır oldu. Hem paranızdan olup, hem de yanlış tedavilere kurban gitmemek istiyorsanız, aşağıda yazılı bazı aletleri tercih edin, öbürlerinden ise uzak durun! Evde canı sıkılıp, güzellik salonu açmanın ev hanımları arasında trend haline geldiği ülkemizde, lazerli epilasyon ve leke giderici cihazlar, kontrolsüzce kullanıyor. Başvurduğunuz lazer tedavi merkezindekilerin gerçekten uzman olup olmadığı öğrenmeli ve cihazlarla ilgili şu bilgileri göz ardı etmemelisiniz;
Epilight adlı halen İstanbul'da ( başta Dermamed gibi) birkaç merkezde uygulanan lazerli epilasyon cihazına dikkat. Ciltte aşırı pigmentasyon yaparak leke bırakan epilight cihazının yanık riski yüksek, üstelik kıl köklerini kalıcı olarak yakamıyor. Sonuçları etkili değil ve bir müddet sonra kıl kökleri yeniden aktive oluyor. Rubin Lazer- 3. jenerasyon modeli ise, kıl kökleri büyük ölçüde zayıflatılıyor, yanık, leke bırakma riski yok. Lazerle cilt lekelerini tedavide ise, halen Türkiye'de yaygın olarak kullanılan Karbondioksit Lazer'in ciltte yanık yapma riski yüksek. Şu an tüm dünyada kullanılan, en az riskli ve kullanışlı cilt soyan lazer ise Erbiyum-YAG lazer. Bu lazerin yeni modellerinde cilt soyma işlemi hasta bayıltılmadan, yani anestezisiz yapılabiliyor. Çok yüzeyel etkili olduğu için hasta ağrı hissetmiyor.
Sorular
Soru- Bende ve çocuğumda vitiligo hastalığı var, benim dudak kenarlarımda beyazlama, çocuğumun ellerinde, saç diplerinde, yüzünde beyazlama var, tedavisi var mı?
Cevap- Tıp henüz daha vitiligonun nedenini ve tedavisini bulamadı. Güneşe çıkmadan yüksek koruyuculu krem kullanın, bir de cilt renginde kalıcı dövmeler var, bunlardan yaptırabilirsiniz.
Soru- 26 yaşındayım, yüzümdeki sivilce izlerinden büyük rahatsızlık duyuyorum, ne yapabilirim?
Cevap- Lazerli cilt soyma tekniği ile bu izler büyük ölçüde geçer. Ancak yazın güneşten çok iyi korunmanız lazım, kışa girerken bu ameliyatı yaptırmanız daha iyi olur.
Soru- 35 yaşındayım, karnımda doğumdan oluşmuş çatlaklar var, bunlardan nasıl kurtulabilirim?
Cevap- Bu konuda mevcut krem ve losyonlar maalesef etkin sonuç vermiyor, karın germe ameliyatı ile bu çatlaklardan tamamen kurtulabilirsiniz.
Soru- 20 yaşındayım, yüzümdeki çillerden nasıl kurtulabilirim?
Cevap- Çilleri tamamen yok etmek mümkün değil, ancak büyük ölçüde hafifletiliyor, cilt yenileyici lazerli tekniği uygulatabilirsiniz.
Soru- Güneşten göz çevremde aşırı kırışma oldu, nasıl kurtulurum?
Cevap- Göz kapağı ameliyatı veya lazerli ameliyat ile göz çevrenizdeki deriyi gerdirebilirsiniz.
Soru- Göğsümde keloit oluştu, tedavisi var mı?
Cevap- O bölgeye kortizon enjekte edilerek veya silikon shilt (bantlarla) bir yıl o bölge kapalı tutularak, keloid dediğimiz kalıcı yaralar tam tedavi edilemese de, ilerlemesi durduruluyor.
Soru- Cildimde akne izleri var, nasıl geçer?
Cevap- Kimyasal ilaçlarla ve lazerle resurfacing yöntemi ile ciltteki kalıcı izler giderilebiliyor.
Soru- Yüzümde ve ellerimde sedefim var, öğrenciyim, okulda rahatsız oluyorum, nasıl tedavi ederim?
Cevap- Ağızdan alınan bir takım haplar, verilen bazı iğnelere ek, fototerapi tedavisi ile 8-10 seansta olumlu sonuç alınıyor.
Soru- Yüzme kaynar su döküldü, yüzümdeki yanık izlerini nasıl giderebilirim?
Cevap- Yüzdeki yanık izlerinde mekanik dermabrazyon veya lazer resurfacing yöntemi ile cilt yenilerek izler gideriliyor.
|
|

|