Fadik Sevin Atasoy oyunculuk kariyerine Türkiye'de devam etmeli

Fadik Sevin Atasoy ara ara Türkiye'ye gelse de, çok uzun zamandır ABD'de yaşıyor... Bugüne kadar oynadığı filmlerle hafızalarımıza kazınan Atasoy, geçtiğimiz günlerde Etiler'de görüntülendi. Yeni projelerini anlattı, hem de en makyajsız, en doğal haliyle... Ve dedi ki, "Türkiye'yi çok özledim..." Bu açıklamasına Molatik oldum. Neden?

Fadik Sevin Atasoy oyunculuk kariyerine Türkiye'de devam etmeli

Ya çok sevildi ya da itici bulundu

Ya çok sevildi ya da itici bulundu

Fadik Sevin Atasoy kimilerine göre sempatik ve yetenekli, kimilerine göre ise egosu fazla yüksek ve hatta itici... Olabilir, herkesin kendi fikri. Ama sinema filmlerindeki performansı da ortada.

Canlandırdığı karakteri 'overacting' yani yapmacıklık sınırında bir aşırılıkla canlandıran Fadik Sevin Atasoy beğenilir ya da beğenilmez ama muhakkak bir yeteneği var. 'Zeynep'in Sekiz Günü' ve 'O Şimdi Mahkum'daki performansları hâlâ akıllarda.

"Aaa, sahi ona ne oldu?"

"Aaa, sahi ona ne oldu?"

Bir süredir ABD'de yaşayan Atasoy, Türkiye'yi o kadar çok boşladı ki, adını sanını duyduğumuzda "Aaa, sahi ona ne oldu?" tepkileri veriyoruz.

Etiler'de görüntülenen Atasoy, ABD'deki projelerinin devam ettiğini, 'Peril of a Godsend' filminin kadrosuna dahil olduğunu anlatmış.

ABD'ye giden dönmüyor!

ABD'ye giden dönmüyor!

Bir de demiş ki, "Türkiye'yi çok özledim..." Bu açıklamalarında bir sorun yok.

Bu cümlesine Molatik olma sebebime gelelim: Eşimiz, dostumuz, çevremizdeki pek çok insan büyük hayallerle ABD'ye gidiyor. Giden de bir türlü dönmüyor. Dönse bile ruhen aramızda olmuyor.

Farklı bir ruh haliyle...

Farklı bir ruh haliyle...

Bu durum beni düşündürdü. Çünkü aynı 'ruh hali' Fadik Sevin Atasoy'da da var... Sanki o kadar bizden uzaklaşmış ki, arada bir Türkiye'ye dönse bile kesmiyor.

Tıpkı ABD'ye dil okulu için gidip sonra orada yaşamanın yollarını kovalayan ve bu yolda başarılı da olan arkadaşlarımız gibi.

Adaptasyon problemi

Adaptasyon problemi

Gidenin ruhen de fiziksel olarak da zorlu bir hayat mücadelesi içine girdiği ABD'nin suyundan mıdır havasından mıdır, büyük bir başkalaşım yaşanıyor. Halbuki iki ülke arasında daha organik, daha uyumlu bir bağ kurulamaz mı?

Aslında sadece ABD de değil, herhangi bir yere ister Erasmus'la ister başka bir sebeple gidiyorsunuz. Ama geri dönüş kısmında müthiş bir adapte olamama süreci yaşanıyor.

Anna Karenina, Kleopatra ve Mona Lisa

Anna Karenina, Kleopatra ve Mona Lisa

Fadik Sevin Atasoy birkaç yıl önce 'Muse 90401' diye bir oyun oynamıştı. Anna Karenina, Kleopatra ve Mona Lisa'nın hikâyesini tek kişilik bir tiyatro oyununa dönüştürmüştü.

Bu oyuna ait çeşitli küçük sahnelere YouTube'ta erişebilmeniz mümkün. Ve elbette oyun baştan sona İngilizce. Yani "İşte iddia!"...

Peki ya Türkiye'de kalsaydı?

Peki ya Türkiye'de kalsaydı?

Peki böyle iddialı bir ismin, Türkiye'de de daha majör yapımlarda yer alması şahane olmaz mıydı?

Kurtlar Vadisi'nden tanıdığımız babası Sönmez Atasoy'u 7 yıl önce kaybeden Fadik Sevin Atasoy, dümeni ABD'ye kırmak yerine Türkiye'de kalsaydı ve çok daha iddialı yapımlarda yer alsaydı... Bence 10 numara 5 yıldız olurdu.

Oyunculuk kaygısı

Oyunculuk kaygısı

Elbette bu onun seçimi ve yolculuğu... Ancak Türk dizilerinde "genç ve güzel kız", "yakışıklı ve karizmatik erkek" gibi klişeler yerine Fadik Sevin Atasoy gibi tiyatro, oyunculuk, sinema gibi kaygılar güden isimleri görmek istiyoruz. Haksız mıyım?

Fadik Sevin Atasoy gibi oyunculuk kaygısında olan isimlerin daha görünür olmasını diliyorum. Umarım bir gün bu gerçekleşir.

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr
 

Bu makaleye ifade bırak