Kendimden, çevremdeki kadınlardan ve okuduğum haberlerden çıkardığım bir sonuç var: Kendimizi dinlemiyoruz ve tanımıyoruz.
 
Cinsel sağlık konusunu pek önemsemediğimizi kabul edelim. 
 
Örneğin; en sık görülen kadın problemlerinden olan polikistik over sendromunun teşhisi genellikle evlendikten sonra anne olmak istenildiğinde ve hamile kalınamadığında konuluyor. 
 
Halbuki ergenlikten itibaren adet düzensizliği yaşayan bir kadının bunu bir sorun olarak görüp çözüm arayışına girmesi en doğru adım olacaktır. Adet düzensizliği, vücudunuzda bir şeylerin yolunda gitmediğinin sinyalidir.
 
Pek çok hastalık, teşhis için çok geç kalındığından tedavi edilemez hale geliyor.
 
Bu hastalıklardan biri de vulva ve vajinada görülen atrofi.
 
Daily Mail'de yayınlanan  ve Amerikan Menapoz Topluluğu tarafından yürütülen yeni bir araştırmaya göre kadınların %80'inden fazlası kronik ağrıya sebep olabilecek ancak aslında tedavi edilebilir olan bu hastalığın adını bile duymamış.
 
40 yaş üstü kadınların %45'ini etkileyen VVA, vulva yani dişi üreme organının dış bölümü ve vajinada kuruluk, kaşıntı, yanma, akıntı ve rahatsızlığa neden oluyor.
 
Tedavi edilmezse yıllarca sürebilecek kronik vajinal ağrıya neden olabilecek bu durum cinsel ilişkiden kaçınmaya sebebiyet verebiliyor.
 
Vulva ve vajinada atrofi, menapozun yan etkilerinden biri. Dolayısıyla bu tür bir sorun yaşadığınızda menapoza giriyor olabileceğinizi düşünmeniz gerekiyor.
 
Vulva veya vajinada atrofi denilen durum, düşük östrojen seviyesi ve vajinal bölgeye giden kan tedariğindeki azalma sonucu ortaya çıkıyor.
 
Vajina, normalde salgıladığı doğal kayganlaştırıcıyı salgılayamaz haline geliyor ve yeni hücre üretimi duruyor.
 
Yeni hücre üretimi durduktan sonra kalan hücrelerin ölümü üzerine vajina duvarları daha ince, daha kuru ve genellikle yangılı bir hale geliyor.
 
Araştırmayı yürüten uzmanlar kadınların vücutlarında görülen değişiklikler konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguluyor. 
 
Kendimizi tanımalıyız. Neticede gerçekleşen bir sorunu ancak biz adlandırabiliriz. Doktora gitmekten çekinmemeyi, kendimizle ilgili durumları değerlendirmeyi öğrenmeliyiz.
 
Son yıllarda meme kanseri farkındalığını arttırmak için sıklıkla dile getirilen kontrol yöntemleri üreme sağlığı için de uygulanmalı diye düşünüyorum.
 
Doğum kontrol yöntemleri, adet düzensizliği, menapoz, rahim ağzı kanseri ve aklınıza gelebilecek her sağlık sorunuyla ilgili bilinçlenmek kendimiz için yapabileceğimiz en güzel şey.
 
Grip olduğumuzda nasıl doktora gidiyorsak vajinada akıntı, koku, farklılık, yanma, iltihap gibi bir sorun yaşadığımızda da doktora başvurmalıyız.
 
Gizem Aydoğan