Merhaba sevgili Milliyet okurları

Sizlere her ay olduğu gibi yine bir marka’dan bahsedeceğim.Bu markayı daha önceki  ‘’Bir marka Bir adam’’ yazımdan hatırlayacaksınız.Evet  sosyal medya uzmanı olmanın yanında ,aynı zamanda iş geliştirme/pazarlama uzmanı  Halil Kılıç’tan bahsediyorum.Onu çoğu insan profosyonel bir periscope yayıncı olarak tanıyor  fakat o bu mecrayı, sadece kalan ömründe farkındalık kattığı bir basamak olarak görüyor..

‘’Bir insanı dünyayı kurtaramaz ama bir insan birçok insanın hayatına dokunarak onlara farkında olarak yaşamayı öğretebilir’’ diyor  Halil kılıç..

Evet  periscope yayınlarında haftanın iki günü sosyal terapi yayınları yaraparak, katılıcımların hayatlarına nasıl dokunduğunu ve  insanların hayatlarında  nasıl farkındalık kattığını çoğu zaman gözlemleyen biriyim.Bunu sadece yayınlarıyla değil http://www.lunaticim.com adresinde blog yazılarıyla da destekleyen Halil Kılıç aslında bir akıl delisi!

Bu akıl delisi adamla kısa bir röpartaj yaptım, merak edilen sorularımı cevapladı.

Yaşam içersinde güzel olana rastlamak maalesef artık zorlaştı.İşte bu noktada sizlere güzel olan bir adamı ve niyetini paylaştım.Ona değil ama kendinize bir şans vererek , bir kez izleminizi tavsiye ediyorum.

Bazı insanlar hayatımızda güneştir, bazıları bulut, bazıları yağmur, Halil Kılıç Gökkuşağı olanlardan..

Hepinize harika bir hafta diliyorum.

Sevgilerimle

İç Mimar Meral Akçay

http://www.fengshuiakademisi.com

http://twitter.com/Meral_Akcay

http://instagram.com/icmimar_meralakcay

 

-Biz seni sosyal medyadan tanıyoruz ama belki biraz kendinden bahsetmek istersin. Halil KILIÇ kimdir?

Bu klişe soru da dahil, sıradan olan her şeyden nefret eden biridir.

Bu cümleme karşın "Her şey, sıradanlaşır." diye tespit kasası gelen farkındasız insanlardan uzak yaşayan, sıradan hayatını ufak düşüncelerle uçlara çıkaran bir adamdır!

-Periscope'ta yayın yapmaya başlama sebebin nedir?

Farkındalık katma arzum, taze kan açlığım ve beni çok güzel bir şekilde beklediklerini hissettiren her biri arkadaş adayı olan izleyicilerim.

-Kendini fenomen olarak görüyor musun?

Hayır ama, bana kesinlikle bu muamele yapılıyor ve açıkçası bundan rahatsızım. Çünkü IQ'um 100 olsun, IQ'su 50 olanların arasında deha IQ'su 150 olanların arasında gerizekalıyımdır.

Fenomen olmak, farkındasız insanlar için iyi bir ego doyurucu. İnsanlar zamanında putlara da tapıyordu! Sonra onları yok ettiler. Düşünsenize onlara inanıyor ve kendinizi sandığınızdan daha büyük görüyorsunuz! Bunun olası çok fazla tehlikesi var aslında ama sosyolojiye girmeyelim :)

-Yaşadığın her şeyi kendi deyiminle malzeme olarak görüyor musun?

Kesinlikle, bol malzemos diye bir blog yazım bile var :) Bunu sadece ben değil, bütün dünya öyle görüyor. Her şey;

Konuşmak için, paylaşmak için, düşünmek için bir malzeme. Beni de lezzetli bir şekilde ya da hunharca malzeme edecekleri günler olacaktır ilerde.

-İlerde izleyicilerini neler bekliyor?

Eğlence amacı ile başlayan, sonrasında öğretme, farkındalık katma amaçlarına evrimleşen yayınlarımı çok daha fazla geliştiriyorum.

Şu sıralar haftanın iki günü "Sosyal Terapi" adı altında insanlara içini dökmesini ve iyi hissetmesini sağlıyoruz ve "Benden daha kötü durumda insanlar da varmış" düşüncesi ile kendi haline şükür etmesi gerektiğini düşündürtüyoruz.

Dizi gibi olan yayınlarımın 1.sezonunu yakında bitireceğim ve 2.sezon için aklımdaki her şeyi gerçekleştirebilirsem çok harika işler çıkacak. Şimdilik sürpriz!

Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

Her şeyin ama olabildiğince her şeyin farkında olun! Tespit kasmayın, tespit edin!