Fazıl Say 10 bin kişiye çaldı

Fazıl Say için, "Klasik müziğe Türkiye’de bilinirlik kattı" desek hata yapmış olmayız. Aynı gün içinde iki konserde, toplam 10 bin kişiye resital sunan bir müzisyen için başka ne söylenebilir ki? Hayranlık uyandırıcı…

Fazıl Say 10 bin kişiye çaldı

Türkiye’de klasik müzik, başlangıçta Osmanlı Sarayı ve yakın çevresiyle sınırlı kaldı, cumhuriyet döneminde de pek yaygınlık kazanmadı. Bunun nedeni elbette bu müzik türünün tarihsel olarak bu topraklarda doğmaması. Ancak Türkiye’de gördüğü ilgi açısından karşılaştıracaksak, pop veya rock da bu topraklarda doğmadığına göre tek sebep bu olmasa gerek. Saygun ve Rey gibi önemli bestecilerin eserlerinde Anadolu motifleri yer alsa da, bu durum yaygınlık kazanamadı. Nedenleri apayrı bir yazı konusu.

 

Fazıl Say'ın farkı

Özellikle 1970’li yıllar Türkiye’de rock ve Anadolu müziğinin iç içe geçtiği, iki türün bir arada anıldığı yıllar olarak biliniyor. Bu müziğin eski ve yeni temsilcilerinin etkileri günümüzde de devam ediyor. Benzer bir iç içe geçme durumunu, günümüzde Fazıl Say’ın da gerçekleştirdiğini söylemek mümkün. Başta 'Kara Toprak' olmak üzere İstanbul Senfonisi, Ney Konçertosu gibi bestelerinde, klasik müzik ile bu toprakların ezgilerini bir araya getiren Fazıl Say, sadece Batı veya Japonya’da değil, kendi ülkesinde de büyük ilgiyle karşılaşıyor. Bu cümle biraz tuhaf olsa da, maalesef başka bir gerçeği yansıtıyor. Zira günümüzde çok sayıda önemli Türk klasik müzik bestecisi ya da yorumcusu yurt dışında daha fazla bilinirliğe sahip.

 

 

Fazıl Say bu durumu tersine çevirmeyi başarabilmiş ender isimlerden. Türkiye genelinde verdiği konserlerde büyük ilgi gören Say’ın, geçtiğimiz cumartesi günü biri saat 15.00 diğeri de 20.30 olmak üzere Volkswagen Arena’daki iki konseri, bunun en güzel kanıtı. Biletleri haftalar öncesinden tükenen konser serisinde Fazıl Say, İzmir Süiti ve Troya Sonatı’nın İstanbul prömiyerini gerçekleştirdi. Geçtiğimiz yıl da yine bu tarihlerde Yürüyen Köşk’ü İstanbullular ile buluşturan Fazıl Say, bu sefer de 2018 Troya Yılı kapsamında bestelediği Troya Sonatı’nı seslendirdi. Yekta Kopan’ın anlatımıyla gerçekleşen her iki konserde Fazıl Say’ın enerjisi muazzamdı.

 

Antik kent ve günbatımı

Konserlerde yer alan İzmir Süiti’ndeki Brahms, Chopin ve Rahmaninovvari dokunuşlara hayran kaldım. Bir Anadolu hikayesi olan ve Anadolulu ozan Homeros tarafından ölümsüzleştirilen Troya için bestelediği 10 bölümlük Troya Sonatı da bu toprakların hikayesini, bu topraklardan dokunuşlar ve klasik müzikle harika bir uyum yakalamış. Helen ve Aşil’in adını taşıyan bölümler çalınırken zihnimde o olağanüstü antik kent ve günbatımı canlandı.

Fazıl Say’ın kaç konserine gittiğimi artık saymayı bıraktım. Her seferinde daha emin bir şekilde diyorum ki; iyi ki var…

ihsan.dindar@milliyet.com.tr
http://instagram.com/ihsandinovski

Bu makaleye ifade bırak