01.09.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 01.09.2018-1:30 A-A+

FAZIL SAY’I İNCİTENLERE YAZIKLAR OLSUN



Yıllar önce Fazıl Say’ı canlı dinleme şansına sahip olduğum konserlerden birinin ardından köşemde şöyle yazmıştım: “Onu ayakta, ellerim patlayana kadar alkışlamak yetmiyor bana, hani kendimi parçalasam yetmeyecek! Eşsiz sanatçımızın önünde saygıyla eğiliyorum, iyi ki varsın...” Dünyaya gelmiş en büyük müzik dehalarından biri o ve böyle bir efsaneye sahip olmak, milletimiz için paha biçilmez bir şans... Bu, tartışmaya açık bir konu da değil, gerçeğin ta kendisi!

Onunla aynı milletten olmaktan şeref duyması gerekenlerin, yıllardır yaptığı zulüm, bu sefer çığırından fersah fersah çıktı. Bazıları şuurunu ve insanlığını hepten kaybetti! Hayattaki en tarifsiz acıların başında geliyor, anneyi sonsuzluğa yolcu etmek, canıyla ve en değerlisiyle vedalaşmak...

Böyle bir anda bile, evladın acısına acı katmaktan utanmayanlar, onu “Lütfen bunu yapmayın” diyecek noktaya getirenler; sadece dinden, inançtan değil, insanlıktan da bahsedemeyecek olanlardır! Zira Allah korkusu, vicdanı ve aklı olan hiçbir insan evladı, düşmanına dahi yapmaz bunu.

Kimse insanlıktan çıkacak kadar özgür olmamalı

Fazıl Say’a yapılanlar insanlığın ölümüdür, ne acı ki... Kin ve nefretle beslenip, içlerindeki karanlığı kusan varlıklar; bu toplumu dehşete düşürüyor, bölüyor ve yakıp yıkıyor. Bunlarla aynı havayı solumaktan utanç duyuyorum ve cezalandırılmaları gerektiğine inanıyorum.

Demek ki bunca kalpsizin, vicdansızın ve hadsizin olduğu memlekette, sosyal medya bu derece özgür olmamalı! Belirli kurallar getirilmeli ve herkesin insanlık çerçevesi içinde kalması sağlanmalı.

Anne kutsallığına, annesiyle vedalaşan evladın duygularına zerre saygısı olmayanlar susturulmalı.

Say’ın tüm bu çirkinliklere rağmen hâlâ “Lütfen” dediği, insanlıktan çıkmışlara o naif ruhuyla hitap ettiği yazısını okurken üzüntümden, sinirimden ve utancımdan ağladım. Utanmazlar adına ben utandım! Onun yerine bir an için kendinizi koyun, öfkeden delirmez miydiniz?

Ağzınıza geleni söylemez miydiniz? Ne kadar asil bir ruh ki, şu noktada bile saygısını, sükunetini koruyor. Hem de hiç hak etmeyenlere karşı. 

Onu herkesten önce baş tacı etmeliyken...

Bütün benliğimle isyan ediyorum
ona yapılanlara, ‘Bize neler oluyor?’
‘Nasıl bu kadar vahşileştik?’ soruları kafamda dönüp duruyor. Bu ülkenin göğsünü kabartmaktan, müziğiyle şu koca dünyayı büyülemekten başka ne yaptı Fazıl Say? Herkesten önce bizim baş tacı etmemiz gerekirken, başka milletler saygıyla, hayranlıkla sarılıyor ona...

Adam, “Ülkemde sanatımı yapmak istiyorum” diye ayrı, “Annesini kaybeden bir insanın kalbini kırmayın” diye ayrı yakarıyor. Bu, nasıl bir saçmalıktır? Bitsin ona yaşatılan üzüntü ve haksızlıklar artık!

Ve Ayşe Gürgün Say... Türkiye’nin sahip olduğu en büyük değerlerden birini yetiştiren muhteşem anne...

Mekanı cennet olsun, kıymetlimiz Fazıl Say’ın başı sağ olsun... Biz milyonlarca yürek onun değerini biliyoruz, bilemeyene de yazıklar olsun!

EtiketlerFazıl Say
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.