Fenerbahçe'nin Akhisar'dan otobüsle dönmesi neden ceza zannediliyor?

Fenerbahçe, tarihinin en zor döneminden geçiyor. Akhisarspor'a 3-0 gibi ağır bir skorla yenilerek düşme potasına girdi. Mağlubiyetten sonra Ali Koç'un oyunculara İstanbul'a otobüsle döneceklerini söylemesi ise kamuoyunda 'ceza' olarak değerlendirildi. Peki gerçekten bu bir ceza mı? Yoksa Slimani otobüs koridorunda mı yatırıldı? Futbolculara ceza olarak ağlayan bebeklerle yolculuk mu yaptırıldı?

Fenerbahçe'nin Akhisar'dan otobüsle dönmesi neden ceza zannediliyor?

'Otobüs yolculuğu' algımız

'Otobüs yolculuğu' algımız

Uçakla yolculuk yapmak, otobüse oranla daha konforlu ve daha çok tercih ediliyor. Özellikle uzun mesafe yolculuklarda süreyi müthiş kısaltması, uçak içindeki nispeten nezih ortam, 'businness' gibi seçenekler, bu durumun oluşmasında etkili. Tabii bir de zengin insanların 'özel uçağı' olur, özel otobüsü olmaz. Bu da bir diğer neden.

Bu sebeplerden ötürü uçak yerine otobüsle yolculuk yapmak insanlarda 'eziyet'i tercih etmek olarak algılanıyor.

Ceza beklentisi

Ceza beklentisi

Fenerbahçe'nin Akhisarspor'a 3-0 gibi ezici bir skorla yenilmesi tüm Fenerbahçe taraftarında hayal kırıklığı yarattı. Haftalardır facia giden takım "o kadar da değil yahu" diye diye ilk yarıyı düşme potasında kapatmak üzere. Lig sıralamasında puan olarak kendisine yakın olan Akhisarspor'a karşı daha dirençli bir oyun oynaması bekleniyordu fakat adeta dağıldılar.

Bu nedenle de hem Fenerbahçe taraftarı hem de futbol kamuoyu, Ali Koç ve ekibinin takımı bir şekilde cezalandıracağını düşünüyor. Fakat o cezanın böyle bir ceza olmayacağı çok açık. Ali Koç'un her seferinde övündüğü, alıştığımız yönetici profilinden uzak duruşu, böyle bir cezayı vermeyeceğinin göstergesi.

Oyuncuların İstanbul'a otobüsle dönmesinin sebebi, otobüs yolculuğu nedeniyle eziyet çekip akıllarının başlarına gelmesi değil.

Bir durup düşünelim

Bir durup düşünelim

Akhisarspor'un stadının bulunduğu yere en yakın havaalanı İzmir'deki Adnan Menderes Havaalanı. Akhisar'dan oraya ulaşmak eğer trafik yoksa, yaklaşık 1 saat 45 dakika sürüyor ve burası, İstanbul'a göre tam tersi istikamette kalıyor. Adnan Menderes Havaalanı'na ulaştıktan sonra Fenerbahçe uçağının hemen kalkamayacağı da malum, bekleme süresi olacak ve hava yağışlı.

İzmir-İstanbul arası sorunsuz bir uçuş yaklaşık 1 saat sürüyor. Havaalanına indikten sonra kafilenin eşyalarını bekleme süresi, Samandıra'ya geçiş derken Akhisar'dan uçakla dönmek, otobüsle dönmekten hem daha zahmetli, hem da daha uzun.

Kafilenin Spor Toto Akhisar Stadyumu'ndan otobüsle direkt Samandıra'ya gitmesi ise yaklaşık 4 saat sürdü. Yani muhtemelen maçı kazanan Fenerbahçe de olsaydı bu şekilde dönülecekti. Bu bir ceza değil, mantıklı karardı.

Oldu olacak otobüse birkaç tane ağlayan bebek, horlayan dayı, poşeti peynir kokan teyze koysunlar; kek ve meyve suyu vermesinler, hatta Slimani'yi koridorda yatırsınlar.
 

"Futbolcuların canını hiçe saymak"

"Futbolcuların canını hiçe saymak"

Fenerbahçe'nin İstanbul'a otobüsle dönmesini 'ceza' olarak algılayanlarda ise çoktan "Böyle ceza mı verilir?", "Yollar zaten yağışlı, sağ salim dönerler umarım" tedirginliği oluştu. Ali Koç ve ekibinin takımın canını hiçe sayacağını nasıl düşünebildiler? Gerçekten hayret verici. Yönetim, futbolculara kötü oynadıkları için sırf ceza vermek uğruna 'daha tehlikeli' bir yol kullandırabilir mi? Ali Koç böyle bir yönetim tarzına mı sahip?

Yolda otobüse karşı yapılacak kontrolsüz bir protesto ya da saldırı için ise zaten güvenlik tedbirleri alınmış, takım eskort eşliğinde ilerliyordu.

Gidişe nasıl önlem alınacak?

Gidişe nasıl önlem alınacak?

Fenerbahçe'nin bulunduğu konum kabul edilemez. Yönetim bu durumu tersine çevirmek için mutlaka önlem alacaktır. Fakat bu önlemlerden birinin 'takımın aklını başına getirmek için otobüsle yolculuk ettirmek' ya da sabaha karşı saat 4'te "Takım kaaaalk!" şeklinde yatak odası basmak olmayacağı çok açık.

Belki kadro dışı, belki para cezası, belki izin iptali, belki antrenman sayısının arttırılması, belki de kovulma. Yani tamamen futbolun içindeki önlemler olacak. En azından öyle olmalı...

turcel.orman@milliyet.com.tr
 

Bu makaleye ifade bırak