YaşamRSS
20 Mayıs 2010 - 00:58

Fenerbahçe’nin halleri...

Hasan Pulur Olaylar ve İnsanlarh.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Önemli olan insandır...   Bu laf, sık sık karşımıza çıkar ama, acaba “Ne demek?” diye düşünür müsünüz, yoksa, iyi laf, diye geçip gider misiniz?
Bize kalırsa ikincisi doğru...
Ne yazık ki insanlar, insanın öneminin farkında değiller.
Farkında olsalardı, ne olurdu bilir misiniz?
* * *
Pazar günü, Fenerbahçe, Saracoğlu Stadı’nda yaşanan rezalet yaşanmazdı.
Adamın eline mikrofonu vermişsin, yanlış lafla bin kişiyi ayağa kaldırmışsın...
Kim bu adam, neyin nesi, yeteneği ne? diye araştırmamışsın...
Hatta, belki sözleşmesi bile yok, senin işin bağırmak deyip salmışsın ortaya...
Derken kıyamet kopuyor, adam oradan buradan duydum dediği bir palavrayı, gerçekmiş gibi bangır bangır bağırıyor:
Bursa - Beşiktaş maçı iki iki...”
* * *
Bu ne demek? Fenerbahçe’nin şampiyonluk müjdesi... Galibiyet golünü bir türlü atamadan Fenerbahçeli futbolcular maçı bırakıyor, herkes sarmaş dolaş, seyircinin bir kısmı sahada. Sonrası ortada; taş, sopa, kavga gürültü, Trabzon’u yenemeyen Fenerbahçe Bursa’dan gelen palavrayla şampiyon oluyor!!!
* * *
Peki, sonrası?
Adama hesap soran yok, hataymış...
Her hatanın, hataya göre bir cezası yok mu?
Adam, televizyon televizyon dolaşıp, derdini anlatmaya çalışıyor.
Hepsi o kadar!
Milyarlar, trilyonlar yatırmışsın, öyle bir stadyum yapmışsın, sonra da gelip bu adamın eline mikrofonu vermişsin...
Sonra mazeret: Hata yapmış!
Adam Başkan Aziz Yıldırım’ı suçluyor, çünkü bir laf çıkmış, güya, Başkan kendisine tokat atmış, aslı esası yokmuş...
Elbette, tokat atacağına, keşke kapıyı kapasa...
* * *
Biz futboldan, futbol seyircisi kadar anlarız, 70 yılda ne görmüşsek o kadar.
Fenerbahçe’de bu sene çok hata vardı.
Birinci hata, denenmiş, ne mal olduğu belli Daum’u tekrar getirmek...
Balık böyle baştan kokunca, kaleci Volkan da son maçta o hatayı yapar; hâlâ gözümüzün önünde, topu ne de güzel, melül ve mahzun seyrediyordu, kaçıp giden sevgilinin arkasından bakar gibi...
Diyeceksiniz, kurtardığı golleri hatırlasana, mesela Galatasaray maçında zenci futbolcunun volesini nasıl çıkarmıştı?
İyi de kaleciler tuttuklarıyla, değil yedikleriyle hatırlanırlar.
Mesela Rüştü Fenerbahçe kalecisiyken, Sergen’in son dakika frikiğini nasıl buyur etmişti?
* * *
Fenerbahçe’de hata çok...
O İspanyol gol kralı Güiza’nın kaçırdıkları! Zaman zaman, yoksa benzeri olan bir adamı, gol kralı diye, yutturdular mı, diye kahrolduk.
Hata mı arıyorsunuz?
Yedek kulübesinde oturarak gol kralı olan, milli maçlarda attığı goller hâlâ hatırlanan Semih’i takımdan kesmek, bu İspanyol’da inat etmek!
Nedir Semih’in günahı?
Yönetimle sürtüşmüş...
O halde sat gitsin, yazık oluyor...
* * *
Evet, 1940’lardan beri futbol seyirciliğine doymayan bir futbol hastasının duygularıdır bunlar.
Futboldan ne kadar anlar?
Ehhh, gördüğü kadar anlar, deyip kusuruna bakmayın.
* * *
Laf aramızda, züğürt tesellisi olacak ama, iyi ki şampiyon olmadık...
Ya şampiyon olsaydık, kim bilir kaç kaleciyi satın aldığımızı, kaç hakemi ayarladığımızı yazıp duracaklardı.
İyi oldu, iyi oldu, hevesleri kursaklarında kaldı, oysa kalemlerini nasıl bileylemiş, ağızlarını nasıl sulandırmışlardı...

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2010