Gündem
12.08.2017 - 11:22 | Son Güncelleme: 12.08.2017-11:28

FETÖ'nün TSK'daki "kripto" yapılanmasının şifreleri çözüldü

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alınan iki şüphelinin ifadeleri sonucunda TSK'daki "kripto" örgüt mensupları ile bağlı bulundukları "sivil imam"ların ilişkisi deşifre oldu - Kripto yapılanmanın "müdür, müdür yardımcısı, öğretmen, öğrenci (TSK personeli), personelci, akademi mesulü, evlenme sorumlusu, ümitçi, gözcü, doktor, recacı" şeklinde hiyerarşik yapıyla gizlendikleri tespit edildi

Sitene Ekle

Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen  Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması  kapsamında gözaltına alınan iki şüphelinin ifadeleri sonucunda, TSK'daki "kripto"  örgüt mensupları ile bağlı bulundukları "sivil imam"ların ilişkisi deşifre oldu.

   Başsavcılıkça yürütülen darbe girişimi soruşturma, 31 Ocak'ta  gözaltına alınan M.Ö ve 10 Mart'ta yakalanan A.Ş'nin, "FETÖ'nün Tekirdağ'da  askerlerden sorumlu olan ve kendileriyle örgütsel faaliyetler kapsamında  görüşmeler yapan sorumlu abilerin irtibat kurmak için ankesörlü telefon  kullandıkları" şeklindeki ifadeleriyle farklı bir boyut kazandı.

    Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY içerisinde askerlerden  sorumlu olduğu tespit edilen ve 21 Mart'ta gözaltına alınan M.Ç'nin "Sohbet için  öğrencilerimle randevulaşırdık. Randevuya gelmezse sohbete çağıracağım kişileri  ankesörlü telefonlardan arka arkaya arardım." şeklindeki beyanları doğrultusunda  soruşturmayı derinleştirdi.

   Bu kapsamda albay, yarbay ve binbaşı rütbesinde 6, yüzbaşı, üsteğmen  ve teğmen rütbesinde 69, astsubay rütbesinde 160, uzman er-erbaş sınıfından 5,  sivil sorumlu olarak 76 olmak üzere 316 şüpheli hakkında yakalama kararı  çıkarıldı. Şüphelilerin gözaltına alınması için bugüne kadar düzenlenen 8  operasyonda 289 şüpheli yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye  sevk edilen şüphelilerden 154'ü tutuklanırken, 135'i adli kontrolle serbest  bırakıldı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan 27 firari  aranıyor.

    Soruşturma çerçevesinde, Tekirdağ'da FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde  "mahrem yapı abisi" olarak sorumlu düzeyde faaliyet yürüten örgüt mensuplarının  kendilerine bağlı olarak TSK içerisinde yer alan askeri personelle deşifre  olmadan iletişime geçmek amacıyla kullandığı değerlendirilen 23 ayrı ankesörlü  telefonun HTS kayıtları da incelendi. Kayıtlarda bir ankesörlü telefondan üst  üste aranan birden fazla kişinin asker olduğu görüldü.

    - Kripto yapı

    Şüphelilerden bazıları etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak  isteyerek itirafçı olurken, FETÖ'nün mahrem hizmetler (asker) yapılanması  hakkında çarpıcı beyanlarda bulundu. İtirafçıların ve şüphelilerin ifadeleri  doğrultusunda FETÖ'nün, mahrem yapılanmaya gittiği ve çok gizli tuttuğu TSK'daki  örgütlenmesinde izlediği yollar deşifre oldu.

    Kripto yapılanmanın "müdür, müdür yardımcısı, öğretmen, öğrenci (TSK  personeli), personelci, akademi mesulü, evlenme sorumlusu, ümitçi, gözcü, doktor,  recacı, sohbet hocaları" şeklinde hiyerarşik yapıyla gizlendiği tespit edildi.
    Soruşturma kapsamında, gizli yapılanma şu şekilde deşifre oldu:
   
Müdür: Atama, evlenme, görev alma, kurmaylık sınavı gibi konularla  birinci derecede ilgili kişidir. Alt seviyenin kontrolü, istihbarat bilgilerinin  akışı, himmet toplanmasını organize eder.

    Müdür yardımcısı: Örgüt yapısında ara bağlantıyı sağlar. "Müdür"den  aldığı talimatları bir alt kademe olan "öğretmenler"e
aktarır. Alt kadrodan gelen  talepleri de üstüne iletir.

    Öğretmen: Her öğretmen, her biri 2-3 kişiden oluşan 2 ila 7 arası  grupla ilgilenir. Öğretmenler, öğrencilerin (TSK personeli) evlenme, maddi  sıkıntı, atama gibi her türlü işlemlerinden sorumludur. Çekirdekten yetişen  elemanlar arasından seçilen öğretmenlerin 17-25 Aralık sürecinden sonra Bank  Asya'ya para yatırmadığı, çocuklarını örgütün okullarına göndermediği belirlendi.

    Öğrenciler: Öğretmenlere bağlı TSK personeli olan öğrenciler  durumlarına göre himmet vermek zorundadır.

    Personelci: FETÖ'nün herkesten gizlediği "İK" yapılanmasının TSK için  kurgulanmış ayağıdır. TSK içindeki yapılarla FETÖ'nün zayıf olduğu bölgelere veya  birimlere eleman kaydırılması, yeni eleman kazanılması ve bunların  yönlendirilmesi görevini yürütür.

    Akademi mesulü: TSK'daki FETÖ yapısına bağlı kurmayların seçilmesi,  sınava hazırlanması işlerini yürütür.

    Evlenme sorumlusu: Yapı içerisinde gizli kalması gereken subay ya da  astsubayların deşifre olmaması için örgüt içerisinden evlilik yapmalarını sağlar.

    Ümitçi: Örgüt faaliyetlerinden uzaklaşan, gelmesinde gitmesinde  sıkıntı olan ancak kazanılabileceği düşünülen öğrenciler üzerinde çalışma  yaparak, bu kişileri örgüte tekrar kazandırır.

    Gözcü: Askeri lise ve harp okulundaki örgüt mensubu öğrencilerle  ilgilenen ve 15 günde bir okul dışında buluşma yapan talebe abisidir.

    Doktor: Gözcü görevini yürüten birden fazla talebe abisini kontrol  eder ve denetler.

    Arama tarama mesulü (recacı): Mahrem işlerde faaliyet gösteren sorumlu  abilerin evlerinde belli aralıklarla herhangi bir ani baskına karşı tedbir amaçlı  arama yapan genellikle müdür seviyesindeki sorumlu abilerdir. Ayrıca evdekilerin  yaşantılarını, kız arkadaşlarının olup olmadığını ani baskınlarla kontrol eden  kişidir.

    Tekirdağ'da ortaya çıkarılan bu mahrem düzenin, örgütün Türkiye'deki  TSK yapılanmasında kullanıldığı tahmin ediliyor.

    - Deşifre olmamak için izlenen yollar

    Soruşturma sonucunda elde edilen bilgilere göre, Tekirdağ ve  ilçelerinde görev yapan askerlerle ilgilenmesi için Türkiye'nin dört bir  köşesinde ortaokul veya lise yıllarında tanıştıkları cemaatin yurtlarında büyüyen  siviller seçildi. Bu sivillere, buradaki askerlere "abilik" yapma şartıyla  Tekirdağ veya ilçelerinde iş bulundu. Tekirdağ'da, örgütte "müdür yardımcısı"  pozisyonunda görev yapan kişi tarafından karşılanan "sivil abiler"e 2 veya 3  öğrenci yani asker emanet edildi. Bir öğretmenin sorumluluğunda bulunan 2 ya da 3  öğrencinin, diğer öğretmen-öğrenci gruplarıyla iletişim kurması birbirlerini  tanımamaları için engellendi.

    Deşifre olmamak amacıyla gizliliğe büyük önem veren TSK'nın kripto  yapılanması üyelerinin "ByLock" kullanmadıkları, FETÖ'nün mahrem imamları hariç  kimseyle görüşmedikleri, örgüt üyeleriyle cep telefonu yerine ankesörlü telefonla  iletişim kurdukları, sohbet toplantılarına giderken cep telefonlarını ya evde  bıraktıkları ya da sohbet odasına almadıkları, telefon numaralarını  şifreledikleri, sim kartsız tablet üzerinden başkalarının Wi-Fi'sini kullanarak  iletişim kurdukları, örgütsel dokümanlara ve videolara flash bellek üzerinden  şifreyle ulaştıkları belirlendi.

    - Telefon şifreleme tekniği: 99'a tamamlama

    Tekirdağ'da örgütün "öğretmeni" olarak görev yapan itirafçı şüpheli  "Emre" kod adlı S.M. emniyet ifadesinde, telefon şifreleme tekniğini şöyle  anlattı:

    "Yavuz kod isimli gerçek ismi Yasin olan askeri okul öğrencisiyle  Bursa'da bulunan evde yaklaşık 2 yıl kadar görüştüm. Bu askeri okul öğrencisiyle  sürekli yüz yüze görüşmelerimizde randevulaşıyorduk. Bir sıkıntı olduğu zaman  aramızdaki haberleşmeyi büfe, benzinlik, restoran, bakkal gibi iş yerlerinin  telefonları veya kontörlü hatlar üzerinden yapıyordum. Öğrenciyi arıyor 'Kankam  nasılsın, bu hafta sinemaya gidemeyeceğiz, haftaya aynı saatteki seansa gideriz'  veya 'Ben bugün yemeğe gelemiyorum, haftaya aynı restoranda öğlen yemek yeriz.'  gibi şifreli konuşuyorduk. Yine bu şahsın telefon numarasını kendi cep telefonuma  farklı bir isimle ve telefon numarasının son iki rakamını 99'a tamamlayarak  kaydettim. Örnek verecek olursak son görüştüğüm şahsın adı Yasin, numarası '5xx  xxx xx 25' ise ben bu şahsı cep telefonuma adını Ahmet, numarasını ise  '99-25=74', '5xx xxx xx 74' olarak kaydediyorum. FETÖ yapılanması içerisinde  askerlerden sorumlu hususiler ve mahrem yapı abileri, kendilerine bağlı askerleri  cep telefonlarına bu şekilde kaydeder, dışarıdan umuma açık iş yeri ve kontörlü  hatlardan arayarak şifreli konuşmayla görüşme yapar. Bu sıkça uygulanan bir  tedbir şeklidir. Amaç örgütsel gizliliği sağlamaktır."

    - "Gülen ismen dua etmiş"

    Tekirdağ'da örgütün sivil imamlarının ilgilendiği astsubaylardan  şüpheli O.Ç, astsubay olmak için girdiği Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın açtığı  sınavı örgütün desteğiyle kazandığını anlattı. Şüpheli O.Ç, şunları kaydetti:

    "Bu sınavlara girmeden önce benimle ilgilenen abiler, bana askerlik  mesleğinin çok kutsal olduğunu, Türk ordusunun Atatürkçü Düşünce Derneği'nin  elinde olduğunu ve onların buralara sınavsız girdiklerini, ordumuzu dinimizden  uzaklaştırdıklarını, benim gibi imanlı ve temiz Müslümanların Türk ordusu  içerisine girip, ordumuzu yeniden bir Peygamber ocağı haline getirmesi  gerektiğini, bunun bir sızma olmadığını, tam aksine ordumuzun asil sahiplerinin  orduya girerek daha iyi ve ileri seviyelere taşıyacağını, Fetullah Gülen isimli  örgüt liderinin bu şekilde hareket eden insanların hepsi için ismen dua ettiğini,  hepimizin isimlerinin bu kişiye özel olarak iletildiğini ve bunun gibi şeyler  söylediler."


    - Telefon şifrelemede yeni yöntem "bir rakam aşağı, bir rakam yukarı"


    Şüpheli O.Ç, telefon şifrelemede kullanılan başka bir tekniği de şöyle  anlattı:


    "Askeri okulu kazandığım netleşince Yüksel abi bana yeni bir telefon  numarası almamı ve eski telefonumu bir daha kullanmamamı söyledi. Ben de bunun  üzerine şu anda kullanmakta olduğum hattı aldım. Ama okula gidinceye kadar bu  hattı kullanmadım. Yüksel abi bana okula gittikten sonra kendisini kesinlikle  yeni hattından aramamamı, onu arayacağım zaman dışarıdan ankesörlü bir telefondan  aramamı söyledi ve telefon numarasını bir kağıda şifreli bir şekilde yazıp verdi.  Ben bu şifreyi önce anlamadım, bunun üzerine Yüksel abi bana şifreleme şeklini  anlattı. Bu şifreleme GSM operatörünü belirleyen ilk 3 rakam hariç geriye kalan  numaraları baştan başlayarak ilk rakamı bir değeri aşağı, sonraki rakamı ise bir  değeri yukarı olacak şekilde tüm telefon numarasının rakamlarının  değiştirilmesiydi. Ya da tam tersi olabilirdi."


    Tekirdağ'daki görevi sırasında kendisine "öğretmenlik" yapan "Yavuz"  kod adlı kişinin "askeriyede görev alan herkesi çok iyi tanıdığını ve herkes  hakkında en mahrem bilgilere sahip olduğunu" ifade eden O.Ç, liseden tanıdığı  Dicle Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışan bir arkadaşının da  Diyarbakır'da FETÖ yapılanmasına bağlı polislerle ilgilendiğini anlattı.


    Şüpheli O.Ç, kendisine "Tahsin" kod adı verildiğini ancak bunu hiç  kullanmadığını söyledi.

    - Sohbetlere giderken telefonlarını evde bırakmışlar

    Tekirdağ'da örgütün bir kolejinde öğretmenlik yapan şüpheli "Osman"  kod adlı Ö.B, itirafçı oldu. Bu kentte askerlere "abilik" yaptığını belirten  şüpheli, telefonundaki ByLock uygulamasını bir süre sonra sildiğini ve talep  üzerine "Tic Toc" programını yüklediğini ifade ederek, sohbetlere ilişkin şu  bilgileri verdi:

    "Ömer ve Semih isimli iki öğrenci, yaklaşık iki haftada bir olmak  üzere evimize gelmeye başladı, ben de bu iki kişiye sohbet vermeye başladım.  Birkaç sohbet sonrasında bu iki kişinin memur değil de asker olduklarını  öğrendim. Bana isimlerinin gerçek olduğunu söylemişlerdi. Bu iki kişi subay  olabilir. Benimle çok fazla kişisel bilgi paylaşmazlardı, soru sorduğum  zamanlarda cevap vermekten kaçınırlardı.

    Bu sohbetlere giderken telefon götürmek kesinlikle yasaktı. Herkes  telefonunu açık bir şekilde evinde bırakırdı. Bundaki amaç polislerin açık olan  telefonları sinyallerinden takip etmesini engellemekti. Bu şekilde telefonlarımız  evimizde açık bir vaziyette bulunduğu için toplantı günlerinde biz toplantının  yapıldığı evde dahi olsak polisler bizi sinyal sebebiyle evlerimizde sanıyordu."

    - Cep telefonu yerine ankesörlü telefon

    Örgütün "öğretmeni" olarak görev yapan şüpheli "Mehmet" kod adlı M.Ç,  ifadesinde gizlilik amacıyla genelde ankesörlü telefonla görüşme yaptıklarını  anlattı.

   Şüpheli, M.Ç, ifadesinde şunları aktardı:

    "Kemal abi, bana öğrenciler verilmeden önceki görüşmelerde sadece  ankesörlü telefonla iletişime geçilmesi talimatını verdi. 2014 yılı Eylül-Ekim  aylarında Kemal abi ile Kapaklı'daki evimdeki buluşmamızda, bana Abuzer ve  Muhammet kod adlı öğrencileri verdi. Bunların yanı sıra sorumlu olduğum 4  öğrencinin de Jandarma Astsubay olduğunu biliyorum. Bu öğrenciler bana  verildikten sonra genellikle yüz yüze randevulaşmak suretiyle ya da ankesörlü  telefondan cep telefonlarını arayarak irtibatlandım ve evime çağırdım. Bir  görüşmede en fazla iki kişi olurdu. Bazen tek görüşmelerimizde oldu, neden bu  şekilde yaptığımızı bilmiyorum. Benim sorumlu olduğum bu öğrencilerle  görüşmelerimizin içeriği yemek yeme, Kur'an-ı Kerim okuma, namaz kılma, bazen  Fetullah Gülen'in vaazlarının internetten dinlenilmesi, bazen de Gülen'in  kitaplarından ya da Risale-i Nur kitaplarından belli bölümlerin okunması şeklinde  geçiyordu.

    Dahil olduğum yapı içerisinde benim bildiğim Kemal kod isimli kişi  abidir. Onun altında ben ve benimle eş değer öğretmenler vardır. Onların  altındaki askerleri bilmem söz konusu değil. Amaç gizliliktir. Bu gizliliğin  detayını da bilmiyorum."

    - Yapı içerisinde olmayan subayları da fişlemişler


    Örgütün "öğretmen"lerinden şüpheli "Nafi" kod adlı Z.S, Namık Kemal  Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı'nda görev yaptığını  belirterek, Tekirdağ'a yerleştikten sonra katıldığı ilk toplantıyı şu şekilde  anlattı:


    "Bu toplantıda yapılan konuşmalarda bana mahrem yapı anlatıldı. İlk  anladığım husus, benim dahil olduğum yapı subay yapılanmasıydı. Askeri kanatta  diğer yapılanmadan hiç bilgim yoktur. Sonraki zamanlarda da ben hep mahrem yapı  içerisinde subay alanında görev aldım. Mahrem yapıda herkesin her şeyi bilmesine  en azından askerlerin isim ve rütbelerini bilmelerine izin verilmiyordu. Mahrem  yapıda gizlilik esastı."

    Z.S, kendisine Tekirdağ'a yeni gelen iki subayın verildiğini ifade  ederek, şunları aktardı:

    "Murat kod adlı abi, bu öğrencilerle ilgilenmemi, bu arkadaşlarla  kendisi arasında köprü vazifesi yürütmemi, bu subayların kişisel ve işteki  durumlarını kontrol edip kendisine iletmemi istedi. Aynı zamanda bu kişilerin  ibadetlerini takip etme görevi verildi. Bu arada sözde kod adının yurt dışında  bulunan cemaat lideri tarafından gönderildiğini duydum. Eve gittiğimizde Murat  kod adlı abi, üçümüze karşı 'Bu kişi artık sizin abinizdir, bütün  sıkıntılarınızı, isteklerinizi, bana iletmek istediğiniz her şeyi bu abinizle  paylaşabilirsiniz, kendisi bana iletecektir, gerektiğinde benimle direkt  görüşebilirsiniz.' dedi."

    Örgüt içerisinde öğrenci diye tabir edilen askerlerin "sosyal  yaşantısı, ailevi, maddi, ahlaki, ibadet ve hizmet durumları ile ev düzeninin"  öğretmenleri tarafından sürekli kontrol edilerek, bir üst makam olan müdür  yardımcısına haftalık görüşmelerde iletildiğini kaydeden şüpheli, yapı içerisinde  olmayan subayların olumsuz yönlerinin de araştırıldığını belirtti.

    - Telefonlaşma yerine randevulaşma

    Mahrem yapıda tüm iletişimin genellikle randevulaşma sistemine  dayandığını vurgulayan şüpheli, "Yani bir öğretmen, bir öğrenci kontrolüne  gittiğinde bir dahaki görüşmeyi o gün netleştiriyordu, ancak bir iş çıkar aksi  bir durum gelişirse bu kişi öğretmense genellikle sabit hatlardan, büfelerden  öğrencisini arar ve durumu bildirir. Ancak aksi durumda olan öğrenci ise genelde  belli bir zaman öncesinden öğretmeninin evini biliyorsa gelip bilgi verirdi.  Öğrencilerime telefonumu 99 şifreleme yöntemiyle veriyordum. Mahrem yapı  içerisinde direkt kişilerin cep telefonlarıyla irtibat kurmaları yasaktı."  ifadelerini kullandı.
    Öğrencinin, örgütte tutmak için katalog evlilik olarak bilinen hizmet  içerisinde bulunan kadınlarla evlendirildiğini anlatan Z.S, himmet altında para  toplanmasının müdür yardımcısı tarafından öğretmenlerden istendiğini, öğrenciden  evli ise maaşının yüzde 5'i, evli ve lojmanda kalıyorsa maaşının yüzde 10'u,  bekar olan öğrencilerden maaşının yüzde 20'sinin himmet olarak istendiğini  bildirdi.

    - Deşifre olmamak için her yolu denemişler

    Şüpheli Z.S, mahrem yapının deşifresinin önlenmesi için alınan  önlemleri de şöyle sıraladı:

    "Hem iletişimde hem de öğretmen-öğrenci, müdür yardımcısı-öğretmen  görüşmelerinde bir araya gelindiğinde cep telefonları görüşülen odanın dışında  tutulurdu. Görüşmelerin ayarlanmasında öncelik her zaman rendevulaşma yöntemiydi,  amaç telefon irtibatını en aza indirerek deşifre olmayı önlemekti. Sabit hatları  kullanan öğretmenlerin ya da müdür yardımcılarının aradıkları öğrenci veya  kişilerin numarasından sonra herhangi bir sıradan numara çevirip, redial tuşunu  kullanıp, aranılan yerin öğrenilmesini engellemekti.

    Müdür yardımcıları üstte olacak şekilde oluşan grup dışında diğer  gruplardan haberi olmasın, her şeyden herkes bilgi sahibi olmasın mantığıyla  görev dağılımı yapılıyordu. Esas olan, kendi grubundan müdür yardımcısını ve  kendi eş değer pozisyonundaki öğretmenleri tanımasıydı. Öğretmenler kendilerine  verilen subayların hangi illerden geldiklerini bilmezler. Öğrencileri illerde  teslim alan kişi müdür yardımcılarıdır. Eğer subay başka ile tayin nedeniyle  giderse öğretmenler tüm irtibatı keser. Müdür yardımcısı tek kişi olduğundan  bilgi daha fazla kişiye yayılmamış olur.

    Müdür yardımcıları tarafından bizlere içerisinde program yüklü flash  bellekler verilerek, öğrencilere vermemiz istenirdi. Bu program bana da bir kere  gösterildi. Bu flash belleği öğrenciler bilgisayarlardan hizmet içerisinde  risale, Fetullah Gülen'in kitabının okunması, videolarının izlettirilmesi  sırasında bilgisayara takar ve bazı tuşlara basılarak program çalıştırılır. Bu  programın amacı, bilgisayarın sabit diskine yapılan işlemleri yansıtmadan  çalıştırılmasıdır. Böylelikle bilgisayarda kalıntılar kalmaz. Bu mahrem yapıda  önemliydi, askerler böylelikle deşifre olmayarak rahat bir şekilde hizmet  içerikli yayınları okuyabiliyorlar, videoları izleyebiliyorlardı.

    Mahrem yapı içerisinde öğrenci, öğretmen, müdür yardımcısı, müdür  pozisyonunda olan her kişinin kendisine bir zula yapması istenirdi. Bunun amacı,  kendisinin yapıyla ilişkisini ortaya çıkarabilecek, özel yazılım içeren flash  bellek, CD, dokümanı buraya koyarak, güvenlik güçlerinin baskınında ele  geçirilmesini önlemekti. Zaman zaman eve polis gibi baskınlar yapılırdı. Bir  bilgi işlemci de kalıntıları bilişim malzemelerinden kaldırma görevini  üstlenirdi."

 


100.000$ Sanal Para ve Eğitim Rehberi ile Forex’i Ücretsiz Öğrenin! 2017 Yılı 2.Çeyrek Kâr/Zarar Oranı: %29 / %71


Etiketler: FETÖ, kripto,
Bilgi Yarışması"Kör olası çöpçüler aşkımı süpürmüşler" diyen Anadolu pop efsanesi kimdir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
Bilardo oynanan sopaya ne ad verilir?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX