Gözlerinizi kapatın.

Bir çocuğunuz olduğunu hayal edin.

Çocuğunuzun sizin gibi biriyle olduğunu düşünün.

Gülümsediniz mi?

Hayır mı?

O zaman bir durup, düşünün.

 

Sizin gibi bir arkadaş, bir işveren, bir sevgili, bir eş ister miydiniz hayatınızda?

 

Hiç bir şey hissedemediniz mi? 

O zaman devamını okumasanız da olur. Zira sizin için bir şey ifade etmeyecektir.

 

Empati kuramayan insanlar, çoğunlukla doğru iletişim de kuramazlar. Oysa insanları diğer tüm varlıklardan ayrı kılan şey, konuşabilmesidir. Konuşabildiğinizde anlaşamayacağınız, orta yol bulamayacağınız insan yoktur.

 

Konuşurken bile,

 

Sizin ne dediğiniz,

Aslında ne demek istediğiniz,

Karşınızdakinin ne anladığı,

Ne cevap verdiği,

Aslında ne demek istediği….

 

gibi bir çok olasılık varken, bir de konuşmadan, sadece davranışlarla karşınızdakinin bir şeyi anlamasını beklediğinizi düşünün. İletişimi altyazılara, satır arası verilen mesajlara bıraktığınızı…..

 

Empati kurabilme yeteneği doğuştan mı geliyor, sonradan mı öğreniliyor bilmiyorum ama, iyi bir insan olmanın, medeni bir toplum haline gelebilmenin temel kurallarından biri.

 

Yolda neden hoplaya zıplaya yürüdüğünü sorduğumda,

 

'Karıncalar, üzerlerine bir devin basmasını istemezlerdi herhalde.' diye yanıt veren bir oğlum var benim. 

 

Özetle anlatmak istediğim bu işte :)

 

‘Güzeli güzel yapan edeptir,

Edep ise güzeli sevmeye sebeptir.’

 

Mevlana

 

Aşk’la

 

G