ÜNİVERSİTELER yine sorunlarla açılacak. Geçen yıl başlayan pedagojik formasyon karmaşası, bunlardan biri. Fen, edebiyat ve diğer bazı fakülte ve yüksekokul mezunlarının öğretmen adayı olabilmeleri için tezsiz yüksek lisans programı şeklinde verilen pedagojik formasyon eğitimine geçen yıl YÖK tarafından son verilmişti. YÖK’ün kararına göre bu eğitim artık lisans düzeyinde verilecekti.
Ancak formasyon eğitimi lisans düzeyine indirilince bu haktan yararlanmak isteyen öğrenci sayısında büyük artış meydana geldi. Bu sorun karşısında her bir üniversite kendi modelini oluşturmaya başladı. Bazı üniversiteler tüm öğrencilerine bu hakkı tanırken, bazıları bu programı açmayacağını ilan etti. Formasyon eğitimine başlayacağını ilan eden üniversitelerin bir kısmı bu haktan ilgili okullardaki tüm öğrencileri yararlandırmayı hedeflerken, bir kısmı az sayıda öğrencisine bu hakkı tanımayı planlamakta.
* * *
Bir de yeni mezunlar sorunu var. Bu konuda da üniversiteler farklı uygulamalar getiriyor. Bazıları formasyon eğitim hakkını mezunlarına da tanırken, bazıları mahrum bırakmakta.
Her yönüyle karmakarışık ve eşitsizlikler üreten bir sorun var ortada. Bunda en büyük pay YÖK’e ait. Çünkü ortadan kaldırdığı bir modelin yerine yenisini koymadı. Şimdi üniversiteler kendileri bir yol bulmaya çalışırken, öğrencilerle üniversite yönetimleri, fen ve edebiyat fakülteleriyle eğitim fakülteleri karşı karşıya gelecek.
Zaten bir süredir öğretmen yetiştirme görevini kendinde görüp, bu alanı diğer fakültelere kapatmaya çalışan eğitim fakültelerinin bazı yönetici ve öğretim elamanları bu konuda oldukça isteksiz davranıyorlardı. Haklı ve haksız oldukları konular ayrı bir tartışma konusu. Ancak bazılarının meslek şovenizminde ulaştıkları düzey, ülkemiz yüksek öğretim geleneklerine ve tarihine uymayan yaklaşımları içermekte.
* * *
İşin öğrenci cephesi daha dramatik. Formasyon eğitimi alacağını veya en azından alma ihtimalini bilerek fen ve edebiyat fakültelerine giren öğrenciler, eğitimlerini tamamlarken böyle bir tabloyla karşılaşabiliyor.
Bu, büyük haksızlık. Evet, formasyon eğitimini alan her öğrenci öğretmen olmayacak. Ama Milli Eğitim, özel okullar ve dersanelerde çalışma ihtimaline sahip oluyorlar. Bazı eğitim bilimciler, “Bu zayıf ihtimal için bu kadar emeğe değer mi?” şeklinde tepki gösteriyorlar. İyi ama, üniversiteleri diplomayla iş garantisi arasındaki ilişkiye göre düzenleyeceksek, birkaç fakülte ve bölüm dışında tüm fakülte ve yüksekokulları kapatmak zorunda kalmaz mıyız?
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...