GündemRSS
25.05.2012 - 02:30

Frankeştayn

Sitene Ekle
Çetin Altan Şeytanın gör dediğic.altan@bnet.net.tr Tüm Yazıları »

Selin 31 yaşında, kocasından yeni boşanmış bir lokanta sahibinin kızı. 6 yaşındaki kızını, haftada iki defa, Kalamış’taki bir “bale okulu”na götürüp getiriyor.
* * *
Selin’in kocası da 32-33 yaşlarındaydı; küçük bir şarküterisi olan, zengin bir ailenin oğluydu.
* * *
Selin’in ailesi de, kocasının ailesi de; uzun yıllardan beri çok yakın bir dostluk içindeydiler.
Her iki gencin evliliği de, zaten bu dostluktan doğmuştu.
* * *
Selin, fıkralı şiirli eğlenceli sohbetlerden taze kahkahalarla zevk almasını bilen genç bir kadındı.
* * *
Kendisine;
- Neden boşandınız, diye sordum.
- Sorun para, dedi.
- Nasıl para; kocan senden sürekli para mı istiyordu?
- Biraz öyle, biraz da değil...
- Nasıl yani?
- Babam, erkek kardeşime bir jip aldığında; bizimki:
“- Neden sana da bir tane almıyor, en azından parasını vermeli sana da, diye tutturdukça tutturuyordu.
* * *
Selin, bu tür tartışmalardan ve karşılıklı bağırıp çağırmaktan usandıkları için boşandıklarını söylüyordu.
Ailelerin de arası iyice açılmıştı. Ve Selin, küçücük kızıyla ne yapacağını bilmiyordu.
* * *
Selin’le karşılaştığımız gün; daha 2 yıl önce bakıma da alınmış olan Haliç köprüsünün, alt bacak vidaları gevşemiş, köprüde de 2’ye bölünme tehlikesi baş göstermişti.
* * *
Köprünün yarısı trafiğe kapatıldığı için, İstanbul trafiği de, 9 saat boyunca komaya girmişti.
* * *
Paris’in simgesi olan Eiffel kulesi; 1890’larda, dünyanın ilk demirden yapılmış ve 300 metrelik yüksekliğiyle en yüksek kulesiydi.
* * *
Paris’e diktiği demir kulenin de, kendi adını taşıdığı, “demirden inşaat uzmanı” Eiffel, 130 yıl önce de Portekiz’de 2 demir köprü yapmıştı.
* * *
Bunlardan biri de Porto’daydı ve üstünden bugün demir yolu geçiyordu.
* * *
Geceleri saat 19 haberlerinden sonra; biraz avunmak ve elimde olmadan, kafamda dolaşmaya başlayan “düşünce karıncaları”ndan kurtulmak için, TV’deki sinema kanallarında dolaşmaya başlıyorum.
* * *
Western filmleri, ABD’nin 150 yıl önceki “Vahşi Batı”sındaki kasaba hayatlarını gösteren filmler.
* * *
LumiËre kardeşler, 120 yıl önce yaratmışlardı “sinematografi”yi, 100 yıl önce de renkli fotoğraf çekimini...
* * *
Acaba İstanbul’daki padişahlardan hangisinin ilk kez bir fotoğrafı, kim tarafından çekilmişti?
İlk kez bir film seyretmiş bir padişahımız var mıydı, yok muydu?
* * *
TV’deki filmler arasında “Bilgisayar korsanları”yla da ilgili, “aksiyon” filmleri; ilk gençliğimde Boris Karlof’un oynadığı Frankeştayn filmine bir uzun kanca atıyor.
* * *
Frankeştayn, cesetlerden alınan parçalardan oluşturulmuş yapay bir insan ve hemen canavarlaşmış.
* * *
Ünlü İngiliz şair ve yazarı Shelley’in eşi, Mary Wollstonecraft Shelly tarafından geçen yüzyılın başında yazılmış; aynı adı taşıyan bir romanla ünlendi, evrenselleşti ve filmleşti.
* * *
Romanda, gizli bilimlerle uğraşan İsveçli öğrenci Frankeştayn; bir insan yaratayım derken, bir canavar yaratıyor ve kendi yarattığı canavar tarafından öldürülüyor...
* * *
Sonradan romandaki canavarı yaratan öğrencinin adı, yarattığı canavarın adına dönüştü ve kimbilir kaç filme de konu oldu.
* * *
En genç dünya satranç şampiyonu olan Rus satranççı Kasparov’u; satrançta bir robot yenmeyi de başarmıştı.
* * *
Bilgisayar korsanı “hacker”lerle ilgili filmlerde de; beyni insanınkinden daha gelişmiş olan robotların, kendi yaratacakları robotlarla dünyaya egemen olacakları konu alınıyor bazen.
* * *
Sezdiğim kadarıyla Selin’in içinden, kocasıyla yeniden barışmak da geçiyordu.
* * *
Barışıp yeniden evlenseler ve küçücük kızlarını “anneli-babalı” büyütseler fena mı olur?
* * *
Fena olmaz ama, acaba o kadar kolay mı bu?
Selin’in de, boşandığı eşinin de; daha çocukluklarından, hatta bebekliklerinden başlayan “psikolojik”   yapılanmaları değişik...
* * *
Osmanlı döneminde, kendini oluşturanları yiyip yok eden, ne kadar Frankeştayn yaratıldı...
Roma tarihinde Brütüs de onlardan biriydi, 88 yaşını bitirmekte olan T.C. tarihinde de; kim kimi yaratmışsa, ya onun tarafından yok edilmişti, ya da yok edilmek istenmişti.
* * *
Ve şimdi de “küresel ekonomik kriz”, kendisini yaratanları silkelemeye başlıyordu.
* * *
Kimdi krizi yaratanlar; artık demode olmaya başlayan “ulus-devlet” yapılanmasının politikacılarıydı.
* * *
Keşke Selin’in kocası da; Selin’i, lokanta sahibi babasından para koparmaya yarayacak bir maşa olarak görmeseydi.
* * *
Nedense yeni evlikler de, tıpkı bir Frankeştayn gibi, kendisini yaratmış olanları yiyordu...

Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2012 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.