Ege

13.10.2018 - 01:30

'Gastrofest’le izmir kazanacak'

Sitene Ekle
Lup  |  Gözde Yener Birman gozdeyener1@hotmail.com Tüm Yazıları »

İzmir’in ilk gastronomi festivali, 21 Ekim’de Alsancak Garı’nda düzenleniyor. Organizasyonun kurucusu Hande Arslanalp, “Kentin çok kültürlü yapısını yansıtacağız. İzmir turizmine katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Önce bir İzmirli olarak, sonra kadın olarak gurur duyduğum bir proje gündemde. 21 Ekim’de, Tarihi Alsancak Garı’nda ilki düzenlenecek olan Gastrofest’in kurucusu Hande Arslanalp’le Sevinç Pastanesi Söyleşileri’nde sohbet ettik. Bayılıyorum böyle girişimci, vizyoner kadınlara ve onların yanında duran herkese... Muhteşem bir kadro, harika bir akış, ayakları yere basan bir proje. Ben 21 Ekim’de oradayım, çünkü bu kaçmayacak kalitede bir organizasyon, tavsiye ederim.

- Müthiş bir organizasyonun ilkine imza atıyorsunuz. Turizmcisiniz ve bu alanda önemli girişimleriniz oldu. Bize bunlardan bahsedebilir misiniz lütfen?

Eğitimimde Ege Üniversitesi Turizm İşletmeciliği olmak üzere, önce profesyonel hayatta yönetici olarak, 1997 yılından itibaren de ortağım ile kurduğum ve genel müdürlüğünü yürüttüğüm kendi acentem ITALTUR ile yıllardır turizm sektöründeyim. Acentemizin hizmet verdiği birçok ürün arasında geliştirdiğimiz Gastronomi Turizmi ürününü İspanya’nın Bask Bölgesi, İtalya’da Toskana, Fransa’da Alsace ve Provance ile daha birçok ülkede tanıttık. Ülkemizin ve İzmirimizin sahip olduğu kültürel ve gastronomi alanındaki değerlerini ön plana çıkararak, katma değeri daha yüksek bir turizm çeşidine doğru yol haritası çizmek için yıllardır çalışıyorum. TÜRSAB Yönetim Kurulu’nda görev yaptığım 2013-2015 döneminde, TÜRSAB- İZFAŞ ortaklığında her yıl düzenlenen Travel Turkey Fuarı’yla eşzamanlı olarak 2014 yılında Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi’ni düzenleme projesini oluşturdum ve yine TÜRSAB merkezde 2015-2017 yılları arasında Gastronomi Turizmi Komite Başkanlığı’nı yürüttüm. Komitemiz, gerçekten Türkiye’de ses getiren (TÜRSAB-Hürriyet işbirliğinde Hürriyet ile Keşfet projesi gibi) birçok başarılı çalışmaya imza attı. Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan ve her yıl gelişme gösteren 4. Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi’nde de Düzenleme Kurulu üyesiyim. 

‘Destekler önemli’

-Gastrofest fikri nasıl doğdu? Ekibiniz ve destekçileriniz kimler? 

Yıllardır ITALTUR MICE olarak ürün zenginliği ve çeşitliliğinin yanı sıra kendine özgü lezzetlere sahip İzmir’in çok kültürlü yapısını yansıtacak bir gastronomi festivalini kentin merkezinde düzenlemeyi düşünüyordum, bu festivalin kongreyi destekleyeceğini de biliyordum. Gastronomi turizmini geliştirmek için yapılan etkinlikler içinde, doğru düzenlenmiş, felsefesi ve doğru teması olan festivallerin önemi çok büyük. Birçok ülkenin birçok şehri hatta küçücük kasabaları, her yıl düzenlenen, başarılı ve amacından sapmayan, niteliğini kaybetmeyen festivaller nedeniyle binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Ekibimiz içinde Müge Akgün gibi gastronomi konusunda uzman bir gazeteci, önemli uluslararası etkinliklerin düzenleme kurullarında yer alan Gamze İneceli, gastronomiye büyük ilgi duyan ekonomi yazarı Gila Benmayor, acente sahibi arkadaşım Metin Süerkan (ki bu fikri ilk olarak onunla konuşmuştuk) var ve İtaltur’da her projeyi birlikte gerçekleştirdiğim ortağım, yol arkadaşım İra Özkesen... Biz bufestivalin sürdürülebilir olmasını istemekten ve İzmir’in bu niş turizm şekline katkıda bulunma fikrinden dolayı çok heyecanlıyız... Metro, Birlikte Güzel, Pınar, Türk Havayolları, Çimstone, Öztiryakiler, Ford Otosan, Şekerbank, Şölen, Unilever Food Solutions gibi sponsorlarımız ile Ticaret Odası, Ticaret Borsası ve İzmir Ekonomi Üniversitesi gibi kurumlarımızın desteği olmasaydı zaten bu organizasyonu düzenleyemezdik. İzmir’de gastronomiyi dikkate alan herkesin de bu festivale katılmasını ve destek vermesini bekliyoruz... Biletler, Biletix’te.

BİRÇOK SÜRPRİZ VAR

- Harika bir fikir bu! Peki. 21 Ekim’de bizleri neler bekliyor?   

Festival İzmir’in simgelerinden boyoz, söğüş, kumru, gevrek gibi sokak lezzetlerinin ikramıyla başlayacak. Müge Akgün moderatörlüğünde yapılacak,  Nedim Atilla, Haluk Özyavuz, Ahmet Güzelyağdöken, Danışman Şef Vedat Başaran‘ın konuşmacı olarak katılacağı ilk panelin konusu ‘Göç ile Şekillenen İzmir Mutfağı’... İzmirli şarap üreticileri Can Ortabaş (Urla Şarapçılık), Bilge Bengisu Öğünlü (Urlice), Enis Güner (Sevilen), Ali Boz (Lucien Arkas Bağları) ve Ahmet Örs, bölge bağcılığını ve şaraplarının sorunlarını Bülent Akgerman moderatörlüğünde tartışacak. İzmir Gastrofest’in konukları ve konuşmacıları arasında Yunanistan’ın ünlü şefi, Atina’da Vezene restoranının sahibi olan Ari Vezene, İsrail’in en tanınmış restoranlarından Eucalyptus’un sahibi ve şefi Moshe Basson, Parabere Forum’un kurucusu, gastronomi dünyasının en etkili kadınlarından, yeme-içme yazarı Maria Canabal, yemek sosyolojisi konusunda uzman Prof. Dr. Zafer Yenal, Prof. Dr. Biray Kolluoğlu, rehber ve yazar Saffet Emre Tonguç ve marka iletişim uzmanı Lisa Donoughe gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimler de var. Ünlü şeflerimiz Aylin Yazıcıoğlu, Şemsa Denizsel, Yılmaz Öztürk, Osman Sezener, Murat Bozok ve Jale Balcı, kaçırılmayacak workshop’lar gerçekleştirecek. Ziyaretçiler, Mürver, Neolokal, Frankie, Ent, Cantinery, Balmumu, Seçkin Et, Balık Ada, Naif, Less Ordinary, Monochrom, Bready, Dante by Sarıket, Vino Locale, Hiç Tadım Atölyesi, Murano’s ve Dondurmino, Dostlar Fırını, Kumrucu Şevki gibi ünlü lokantaların lezzetlerini de tadabilecekler. Almanya’nın önde gelen peynir uzmanlarından Ursula Heinzelmann, İzmir ve çevresinin şaraplarını ve peynirlerini eşleştirecek. Deniz Alphan’ın ses getiren belgeseli ‘Kaybolan Bir Dil, Kaybolan bir Mutfak’ ve dünyanın en iyi restoranlarından sayılan El Celler De Can Roca’nın sahibi Roca kardeşlerin Türk mutfağını keşif hikayesi olan ‘Turkish Way’ filmi de festival kapsamında gösterilecek. İzmir Gastrofest’in bir diğer sürprizi de ABD’li saksafon efsanesi Ricky Ford’un ünlü piyanist ve besteci Ali Perret, trompetçi İmer Demirer, baterist Owen Hart ve kontrabascı Kaan Yıldız ile birlikte unutulmayacak bir caz konserine imza atmaları olacak. Ford, mutfağa girip annesinin ‘Fish Cake’ni, Ali Perret ise mürekkepli kalamarını yaparsa hiç şaşırmayın! Festival, After Party ile sona erecek...     
                             
- Festivalle ilgili hedefiniz nedir?   

Küreselleşme ile birlikte her şehir, her destinasyon birbirine benzedikçe, gastronomi önem kazandı. Ben yıllardır İzmir’in sahip olduğu   kültürel ve gastronomi değerleri ile de tanıtılırsa dünya turizm pazarında rekabetini artıracağına ve bu şehre Gastroturist’i getirmenin de şehrimize yüksek bir katma değer sağlayacağına inanıyorum. Bu festivalin de sürdürülebilirliğini ve böylece İzmir turizmine katkı sağlamasını hedefliyorum.         

SURİYE MUTFAĞI

- Konunuz ‘göç’... İzmir ve Ege, bu konuda diğer bölgelere göre daha rafine kalmış gibi görünse de ciddi bir kültür zenginliği de var. Neden göç konusuyla başladınız?

Göç, şu anda ülkemizin de, dünyada birçok ülkenin de en önemli, birçok çözülmesi gereken sorunu içinde taşıyan konularından biri. İzmir de tarihinde hep göç almış ve bununla zenginleşmiş; farklı yaşam şekline, düşünce yapısına, vizyona sahip olmuş, Rum, Levanten, Sefarad mutfaklarının göçüyle zenginleşmiş, gastronomi değerlerine sahip bir şehir ve bunu hem ülkemize hem de dünyaya tanıtmamız lazım. Hâlâ da göç almaya devam ediyor. Örneğin, festivalimizde Suriye’den şehrimize göç eden mülteci kadınlarımızın da hazırladığı, Suriye mutfağına ait örnekler yer alacak ve oturumlarımızda İzmir’in göçlerle şekillenen mutfağını konuşacağız.

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.