Pazar

10.10.2009 - 01:00 | Son Güncelleme: 10.10.2009-19:20

Gay bakan Türkiye’ye gelince ne olacak?

Almanya’nın müstakbel başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı Guido Westerwelle gay olduğu bilinen bir politikacı. Yurtdışı temaslarına da erkek arkadaşı Michael Mronz ile gideceğini açıkladı geçen günlerde. Gay bakan Türkiye’ye gelirse nasıl bir protokol uygulanır, herhangi bir bakan eşi gibi mi ağırlanır? Bilenlere sorduk.

Sitene Ekle
Gay bakan Türkiye’ye gelince ne olacak?

BADE GÜRLEYEN

Almanya’nın dışişleri bakanı ve başbakan yardımcısı olması beklenen, eşcinsel kimlikli Alman Hür Demokrat Parti’nin (FDP) Genel Başkanı Guido Westerwelle’nin “Erkek arkadaşımla her yere giderim” şeklindeki sözleri şu soruları gündeme getirdi: Westerwelle partneriyle Türkiye’ye gelirse nasıl bir protokol uygulanır? Türkiye’de bir bakan eşcinsel olduğunu açıklarsa toplum bunu ne kadar hoşgörür? 

“Burada olsa rahat yüzü görmez”
Kadri Gürsel (Milliyet yazarı)

-Türk toplumu aşırı muhafazakardır. Bu durumda bir siyasetçinin açık eşcinsel kimliğiyle konformist siyaset ortamında değil yükselmesi, siyaset yapması bile beklenemez. Bir siyasetçinin eşcinsel olduğunu hem halktan hem kendi siyasi partisinden gizlediğini ve daha sonra önemli bir mevkiye geldiğini düşünün. Bu mevkiye geldikten sonra bunu açıkladığında olağanüstü bir tepki doğar Türkiye’de. Eşcinselliği her fırsatta en bayağı şekillerde kendisine karşı kullanılır. Görevini yapamaz hale gelir ve tutunamaz. Partisi de onu dışlar. 

“Bu bir insanın kaderidir”
Kamer Genç (Bağımsız Milletvekili)

-Bu bir insandır. Her insanın kaderidir. Birtakım hastalıklara, farklı özelliklere sahip olabilir. İnsanların yaradılışında var olan birtakım özel durumlarından dolayı onları yermek de övmek de bence mümkün değil.
-Türkiye’de bu tür olaylara iyi gözle bakılmıyor, bakamazlar da. Türkiye’nin kendine göre ahlaki değerleri var. Onların (batı ülkelerinin) ahlaki değerleri ve kültürüyle bizim değerlerimiz arasında çok fark var. Eşcinsel olduğunu açıklayan bir bakan Türkiye’de seçilmez bile bence.

“Eğer eşiyse yapacak bir şey yok”
Kaya Toperi (Emekli büyükelçi)

-Eşcinsel bir bakanın yanında partneri olsa da protokolde sorun olmaz. Bunun böyle bir “siyah-beyaz” kuralı yok. Çözüm şekliniz o anki zekanıza, inceliğinize ve o ülkeyle olan ilişkilerinize bağlı. Eşcinsel bakanın partneri onun eşiyse eşi muamelesi görür, yapacak bir şey yok.
-Böyle bir olaya ilk defa tanık oluyorum. Daha önce Türkiye’deki İsviçre Büyükelçisi’nin eşcinsel olduğu söylenirdi ama bekardı. Türkiye’de bir bakan böyle bir açıklama yapsa bence hoş karşılanmaz. Başımıza böyle bir şey gelmedi, inşallah da gelmez.

“Kendisi de özen gösterecektir” 
Onur Öymen (CHP Milletvekili)

-Diğer ülkelerde protokol nasılsa bizde de öyledir. Kendisinin bir protokol sıkıntısı yaratmayacak özeni göstereceğini tahmin ediyoruz. Protokolde genellikle bakanın partneri heyete ve ziyaretlere katılmaz. İngiltere’de çok oluyor eşcinsel devlet adamları, ama bunu devlet işlerine karıştırmıyorlar, protokole yalnız katılıyorlar. 
-Türkiye’de bir bakanın eşcinsel olmasını Türk halkı olumlu karşılamaz. Ancak insanların bu yönlerini ön plana çıkarmamak lazım. Biz özellikle siyasette magazinsel yaklaşımlara itibar etmeyiz.

“Eşi olarak empoze etmez”
Sami Kohen (Milliyet yazarı)

-Bizim toplumumuz eşcinselliğe alışık değil. Değil bakanların, diğer insanların da eşcinsel olması göze batıyor. Batıda ise eşcinseller evlenebiliyor bazı yerlerde. Kimse “Eşcinsel komşu istemiyorum” diye bir şey demiyor.
-Dışişleri bakanları çok iyi protokol bilen insanlardır. Türkiye gibi bu konuları pek hazmetmeyen ülkelere herhalde böyle bir bakan partnerini beraber getirmez. Yalnız gelir ya da arkadaşını heyete dahil eder. Ama bir eş olarak empoze edeceğini sanmıyorum. 

“Partnerine eş muamelesi yapılır”
Yalım Eralp (Emekli büyükelçi)

-Eşcinsel partnere eş muamelesi yapılır. Mesela kadın dernekleri ziyareti yerine başka bir şey konur, o kadar. Adama sorulur ve istediği bir program uygulanır. İki kadın olsalardı da bir şey değişmezdi. Normal davranmak gerekir. Aksi takdirde adamlar bizi çağ dışı görür.
-Hiç böyle bir tecrübem yok. Ancak bir büyükelçi vardı, Sir Hillary. Evli değildi ama kız arkadaşına protokolde eş muamelesi yapılıyordu Hindistan’da. Kenan Evren de kızıyla gelmişti Hindistan’a. Kızının ilgi alanlarına göre program hazırlandı. 

Dışişleri Bakanlığı ne diyor?
“Bir orta yol bulunur”
Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, muhtemel bir ziyaretle ilgili şöyle konuşuyor: “Bizim bu konuyla ilgili yerleşmiş bir protokolümüz, ‘Gelirse ne yaparız?’ diye bir planlamamız yok. Gelirlerse o an planlanacak. Böyle bir tecrübe yaşamadık bugüne kadar. Dünyada da ‘kural budur’ dediğimiz bir şey yok. Her ülke kendi değerlendirmesine, protokol kurallarına göre bir şey yapıyor. Genellikle mesela iki ülkenin bakanları ya da başkanları görüşürken, kadın eşler de birlikte çay içiyorlar. Gelen bakan kadınsa, onun eşi bizim erkek bakanın kadın eşiyle oturup çay içmiyor. Burada bile bir protokol yok, heteroseksüel bir çift olmalarına rağmen. Ona da bir program yapılıyor elbette ama kadın eş muamelesi görmüyor erkek olduğu için. Ancak Westerwelle partneriyle gelirse o an koşullar neyi gerektiriyorsa bir orta yol bulunur ve gereği yapılır.” 

Eşcinsel-lezbiyen örgütler ne diyor?

“Türk halkı hoşgörü gösterir”
Ali Erol (Kaos GL Derneği) 
-Siyaset söz konusu olduğunda Türk halkı her şeyi kaldırır. Halkımızın günahını da almamak lazım çünkü siyaset tarihinde, hem burada hem dünyada siyaset sahnesinde arzı endam etmeyen tip veya tarz kalmadı. Diğer taraftan Westerwelle’nin de ifade ettiği, Alman toplumunun hoşgörüsünü pekala Türk halkı da gösterecektir. Siyasette alışıldık riya yerine açık sözlü olan bir politikacının siyasetine bakmak yerine cinsel yönelimini önemseyen bir anlayışın zaten kendisi sorunludur ve değişmesi gerekir.
-Diplomasi ve siyaset alışkındır bu durumlara. Westerwelle’nin profesyonel bir politikacı olarak işini yapmasında bir sorun olmayacaktır. Olur da partneri ile birlikte katılacağı toplantılar olursa ev sahibi ülkelerin memurlarına konu, medyasına magazin haberi için malzeme çıkacaktır. O kadar.

“Hakemlik yaptırmayan, bakanlık mı yaptırır?”
Kürşad Kahramanoğlu (ILGA-Uluslararası Gay ve Lezbiyen Birliği Eski Genel Sekreteri)

-Bir emniyet müdürünün işine devam edemediği, bir hakemin hakemlik yapamadığı bir ülke burası. Hükümetimiz, çok ciddi bir müttefik olan Almanya’nın dışişleri bakanı erkek partneriyle ülkemize geldiğinde onu nasıl ağırlayacak? Çok merak ediyorum.
-Türkiye’de bir bakan eşcinsel olduğunu açıkladığında onun kariyeri falan olmaz. İnsanlara hakemlik yaptırmıyorlar, bakanlık kim yaptırır? Güney Afrika, Latin Amerikan ülkeleri, Kore gibi ülkelerde eşcinsel parlamenterler var. Biz daha “Bir insan mesleğini icra edebilir mi?” noktasına bile gelemedik. Türkiye’de bunun bir insan hakkı olduğu hükümet tarafından kabul edilmediği sürece insan hakları konusunda yaptıkları diğer çalışmaların hiçbirinin de itibar edilecek tarafı olmayacak. Hiçbir açılım ciddiye alınmaz. 

“Bizde olsa halk ayaklanmaz”
Özgür Azad (Lambdaistanbul)

-Avrupa’da bu durum artık aşıldı. Eşcinseller yüksek düzeylerde yönetici konumlarına gelebiliyor. Türkiye’de de bunun olması için biz bir engel görmüyoruz. Hatta “Böyle bir yönetici olursa halk ayaklanır” gibi düşüncelerimiz de yok. Bizim politikacılarımız genelde “Halk buna hazır değil” görüşünde oluyorlar. Halktan çok siyasi partilerin bu konuda duyarsızlığı ve hazırlıksızlığı var.
-Bizde bir bakanın eşcinsel olduğu açıklaması, magazin konusu olduğu için tartışmalara yol açacaktır kesinlikle. Şu an örneğin bir hakemin eşcinsel olması durumunda bile pek çok sorun yaşanıyor. Ancak ben halkın büyük bir tepki vereceğini düşünmüyorum. İnsanlar “öteki” olarak gördüğü insanları tanıdıkça “uzaylı” olmadıklarını fark ediyor ve onları çok daha kolay kabullenebiliyor. Bu nedenle bence gidişat olumlu yönde.


Etiketler:
©Copyright 2009 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.