Geçmişi düşündüğümüz her saniye ona takılı kaldığımız her zaman dilimi içerisinde bilmeliyiz ki, geleceğimizden çalarız.

Hepimiz, bazı şeylerin başımıza hiç gelmemiş olmasını, aslında hiç yaşanmamış olmasını dileriz, bu süreçte bunları düşünürken bile gelecek güzel günlerin önüne istemeden engeller koyarız. Geçmişte yaşamış olduğumuz olayların bir daha yaşanmasını istemiyorsak, bu yaşananlar ve hatalar üzerine takılı kalıp, endişe etmek yerine, bu dersleri aydınlanmak ve kendimiz hakkında farkındalık kazanmak için kullanmalıyız. Bu sayede kendimizi geliştirip, dönüştürebiliriz.

Unutmamalıyız ki, yaşandı ve bitti. Bütün gün neyi düşünürsek, neye odaklanırsak ona dönüşürüz.Yaşamak, acı çekmek her zaman zordur ama yaşanması gerekir, bu sayede bazı şeylerin kıymeti daha iyi anlaşılır. Burada bilinmesi gereken asıl nokta, yaşamın en büyük zorlukları, eğer bakmayı bilirsek, içinde en büyük fırsatları barındırır. Euripides bu durum için’ Başınıza gelen büyük talihsizliklerde, mutluluk yaratacak bir değişiklik meydana gelme şansı vardır.’ demiştir.

Eğer başkalarından daha çok hata yapıp, yanılgıya düşmüşsek, başkalarından daha dolu bir yaşam sürme ihtimalimiz olduğunu bilmeliyiz. Hatalar ve acılar insanı büyütüp, olgunlaştırır ve eğer o insan izin verirse o kişiyi dönüştürür. Yaşanmış bir hayat arzuluyorsak eğer, bir şeyleri asla denememiş olmaktansa deneyip te yanılmış olmak hayatımızı daha anlamlı kılar. Şansımızı ne kadar çok denersek, diğer insanlardan daha çok hata yapma olasılığımız olur ama; bilinmelidir ki bu sayede gerçek yaşam başarısını elde ederiz. Diğer türlü ise, rahat, güvenli ve sıradan bir yaşam sürmeye devam edebiliriz. Washington’ın dediği gibi, ‘’ Başarının, insanın yaşamı içinde ulaştığı yer değil, başarmaya çabalarken üstesinden geldiği engellerle ölçüldüğünü öğrendim.’’


Uzm. Klinik Psik. Nilüfer KOCA