Geçmişini bilen kaybetmez!

Şampiyonlar Ligi sahnesinde Galatasaray bu akşam Real Madrid’i konuk edecek. İspanyol basını günlerdir Madrid’i bir cehennemin beklediğini yazıp çiziyor… Peki gerçekten böyle mi? Kısmen doğru ancak önemli olan Galatasaray’ın kendi benliğini yeniden kazanıp geçmişte neler yaptığını en ince ayrıntısına kadar hatırlamasından geçiyor.

Geçmişini bilen kaybetmez!

Temsilcimiz Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde 3. maçına çıkmaya hazırlanıyor. Şampiyonların arasında olmak güzel üstüne bir de rakip Real Madrid olunca Kadıköy’den Beşiktaş’a herkesin gözü kulağı bu maçta. Sarı-kırmızılıların elinde bulunmaz bir nimet var Real zor günlerden geçiyor, evet La Liga’da hala 2. sıradalar ancak mental olarak ciddi sorunlar yaşayan bir ekip olarak geliyorlar.

Tabii ki de klişeye imza atıp Real Madrid’in logosu yeter, Real Real’dir diyebilirsiniz ama daha önceki İstanbul maçlarına inelim biraz. Galatasaray, Real Madrid ile İstanbul’da 3 kez karşı karşıya gelirken ikisinde temsilcimiz galip ayrılmış diğerinde ise 6-1’lik bir yenilgi yaşamıştı.  Real’a karşı alınan iki galibiyette de ‘büyük oyuncu’ klasmanından isimler o günlere damga vuruyordu. 2001 yılındaki Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçında Avrupa’da gol kralı olmuş Mario Jardel, Real’in fişini çekerek maçın 2-0’dan 3-2 kazanılmasında başrol oynarken, 2013 yılındaki son sekiz turunda ise Didier Drogba unutulmaz topuk golü ve oyunu ile Madrid’i yıkıp Mourinho’ya ecel terleri döktürüyordu.

Ali Sami Yen’de Falcao burukluğu

Bu akşam ise Galatasaray’ın işi biraz daha zor gibi. Elinde Jardel ve Drogba ayarında bir yıldız var bu isim tabii ki de Radamel Falcao. Ancak Kolombiyalı sakatlığı nedeniyle olağanüstü bir gelişme olmazsa sahadaki yerini alamayacak. İşte bundan daha zor, bundan dolayı Ali Sami Yen’de biraz burukluk var.  Büyük maçlar büyük oyuncularla kazanılır sözüne sonuna kadar katılıyorum ama yine de Galatasaray’ın henüz Falcao efektifinden yararlanamadığının altını koyu bir şekilde çizmek lazım.

İstenilen futbolu sergileyemiyor

Her şeye rağmen temsilcimiz ve Real Madrid’de çanların çalmasına sebep olan bazı unsurlara bakalım;

•    Zidane’nin üzerinde oluşan kamuoyu baskısı

•    İstenilen futbolun sergilenememesi

•    Takımın starı gözüyle bakılan Hazard’ın formsuzluğu

•    Modric ve Bale gibi can sıkan sakatlıkların gelmesi

gibi nedenler Real Madrid’in öne çıkan sorunları olarak göze çarparken

Adaptasyon sorunu

Galatasaray’da ise;

•    Takımdaki adaptasyon sorunu

•    Gol yollarındaki kısırlık

•    Falcao’daki sakatlık belirsizliği

•    Real’in çıkış maçı olarak Galatasaray’ı görmesi

dezavantaj yaratan özellikler olarak köşedeki yerini alıyor.

Taraftarın gücü birçok etmeni yerle yeksan edebilir

Tüm bunlara karşın Galatasaray’ın Ali Sami Yen’deki taraftar gücü birçok etmeni yerle yeksan edebilir. Paris Saint-Germain maçında limitlerini iyi bilen ve sahaya karakter koyan bir takım vardı.

PSG’nin futboluyla ve kadrosuyla grubun favorisi olduğu düşünülürse, temsilcimizin Madrid karşısındaki şansı aynı futbolu ortaya koyarsa şüphesiz çok daha fazla olacaktır. Önemli olan Galatasaray’ın kendi kimliğini bulması ve geçmişinin farkında olması. Daha önce Süper Kupa finalinde, ve İstanbul’da oynanan Şampiyonlar Ligi çeyrek final maçlarında Galatasaray bunu hep başardı bugün neden olmasın.

ugur.yapici@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak